Blog muhasebesi mimi ile
karşınızdayım. Bu mim, bir fırtına gibi bu aralar. Bu mimi yapmayan bir blog yok
gibi neredeyse. Beni de bu mime Sevimli Kitaplar bloğunun sahibi Sevkoz davet
etti. Buradan kendisine sonsuz sevgiler.
Soru: Blog alemine nasıl
girdin?
Cevap : Daha blog nedir
bilmediğim zamanlarda da yazıyordum. Ama evde, kendi defterime. Yazma hevesimden
bahsedince lise arkadaşım Yaşar(Arslaner), “Sana bir blog açalım” dedi. İşte o
zamandan beri blog aleminde yazıp çiziktiriyorum.
Soru: Hangi blog bana
ilham oldu?
Cevap: Blogger’dan
haberim olur olmaz blog açtım zaten. Blog açar açmaz ne kadar blog bulduysam
okudum. Herkesin olduğu gibi benim de devamlı takip ettiğim bloglar var.
Soru: Bloğa yazdığım ilk
yazım ile son yazım arasında fark var mı?
Cevap: Tarz olarak aynı. Ama
yazı hazırlamada çağ atlamışım resmen. İlk yazılarımda etiket koymuyormuşum. Resim
kullanmıyormuşum. Paragraflar çok bitişikmiş. Okumayı zorlaştırıyor doğal
olarak.
Soru: Yakın çevremdeki
insanlar bloğumu biliyor mu?
Cevap: Bilmez mi. Herkes
biliyor. “Birkaç reklama da biz tıklayalım para kazan” diyorlar hatta. Devamlı takip
eden birkaç arkadaşım var.
Soru: Blog yazmak bana
neler kattı?
Cevap: Artık her olaya
bundan bir yazı konusu çıkar mı diye bakıyorum. Duygularını ifade etmek
rahatlatıyor insanı ya. En iyi yanı bu galiba.
Soru: Kaç yazı ve sayfa
görüntülenmem var?
Cevap: 759 yazı ve
261,755 görüntülenmem var.
Soru: Blog muhasebesini
öğrenmek istediğim mahalle komşularım?
Cevap: Yapmayan kalmamış
zaten 😊
Foto kaynak: https://www.pexels.com/photo/man-notebook-notes-macbook-7063/
