Bu akşam bir tane yazarın yazma sürecine ilişkin anlattıklarını izledim. Dur bakayım, yazarın adı neydi aklıma gelecek mi? Hah, evet. Aslı Tohumcu. Yok yazarken ritüelleri varmış. Kitabın ismini bulmasa yazamazmış. Falan filan. Takıntı abi takıntı. Yani yazar olmak da kolay bir şey değil. İşte bunun gibi bir dünya inciği cıncığı oluyor. O yüzden ne varsa deneme yazmakta var. Roman ya da hikaye yazmak başka bir dünya, başka bir kafa. Benim için varsa yoksa deneme. Bir, iki, üç, deneme. Ses kontrol, deneme. Ama yine de yazarların dünyasından bir şeyleri dinlemek güzel. Kültür sanat haberlerini de dinlemeyi severim. Bir ara Ntv’de, Gece Gündüz diye bir program vardı. Denk gelince izlerdim. Şimdi devam ediyor mu bilmiyorum. İşte o programı izlerken de seretonin hormonu salgılardım. O hormonu yanlış mı yazdım? Yoksa başka bir hormon muydu? Neyse işte.