Kişisel Blog Yazıları #230: Bugün de yazamadım

Bir şeyler yazmak için bilgisayarının başına oturmuştu. Ne yazsam diye düşünürken mutfaktan yemek kokuları geldi. Öğle yemeği içindi bu hazırlık. Dışarıda hava sıcaktı. Bir şeyler yiyip belki de dışarıya gezmeye giderdi. Belki de bir kafede oturup soğuk bir şeyler içerdi. Arkadaşını da çağırırdı. Sohbet muhabbet derken böylece bir gün de biterdi işte. Ama önce bir şeyler yazmak istiyordu. Akşam gelince yorgunluktan yazma fırsatı bulamayabilir, direk yatabilirdi. Bugünü de yazmadan geçirmek istemiyordu. Belki de küçürek öykü yazabilirdi. Ama ne yazacaktı? Küçürek öykü deyip de geçmemeliydi. Küçürek öykü de olsa sonuçta bir şeyler yazmalı ve bir şeyler anlatmalıydı. Konu bulmak umuduyla YouTube’da bir şeyler izledi. YouTube, bir aylık ücretsiz abonelik öneriyordu. İstemedi. Şimdiye özel değil, hiçbir zaman ücretsiz abonelik kullanmamıştı. Sonradan iptal falan işleriyle uğraşamazdı. Hem o arada çıkan reklamlardan da o kadar da rahatsız değildi. Gündemi, reklamlar vasıtasıyla da takip edebiliyordu böylece. Yeni çıkan bir ürün, yeni bir film ya da toplumsal bir konu üzerine reklamlar. YouTube’da da kafasına göre bir şey bulamadı. Yemek hazırdı ve onu yemeğe çağırıyorlardı. Bu sefer bir şey yazamayacağını kabullendi, bilgisayarı kapattı ve öğle yemeğini yemeğe, ailesinin yanına gitti.

*Önceki yazı: Kişisel Blog Yazıları #229: Şişe toplayarak zengin olma hayali

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder