Fatih Terim hatalarından ders çıkardı...


     Fatih Terim’in son milli takım macerası hiç iyi geçmedi. Sadece futboldaki başarısızlık olsa, onda bir sorun yok. Asıl sorun saha dışında yaşananlardı. Tanıdığımız, bildiğimiz Fatih Terim’in yapmayacağı şeyler yaptı. Hala neden olduğu belli olmayan Arda Turan olayı. Hala bunca zaman oldu. Hala ikisi de kavgalarının nedenini açıklamadılar. Dışardan görünen prim olayı. Ama ben hala inanmıyorum olayın primden ibaret olduğuna. 

     Bu olaydan sonra hem Arda Turan hem de Fatih Terim’e karşı toplumda bir tepki oluştu. Toplumda oluşturdukları ve herkes tarafından sevilen profilleri bir anda tersine döndü. Her ikisi de toplumda antipatik karşılanmaya başladı. Bunun dışında kebapçı falan olayları bardağı taşıran son damla oldu.

     Ve milli takımdan gönderildi. Bence çok yerinde bir karardı. Artık o saatten sonraki her gün, hem milli takıma hem de Terim’e zarar verecekti. Bu arada Galatasaray lige fırtına gibi girmişti. Tudor ile bu muhteşem başlangıcı kimse tahmin etmiyordu. Gelene geçene 3 atıyordu. Ta ki büyük maçlar başlayana kadar. Hiçbir büyük maçı kazanamadı. Buna rağmen küçük maçları kazanıp lige tutunmayı başardı. 

     Büyük maçlardaki bu sorun görmezden gelinip belki Tudor’a bir şans daha verilecekti ikinci yarı için. Ama kendini kaybeden açıklamaları, şımarıklığı Galatasaray’a yakışmayacak tarzdaydı. Deplasmanda Evkur Malatyaspor’a yenilmesi sabırları taşırdı ve takımdan gönderildi. Peki takımın başına kim gelecekti?

Fatih Terim

     Hemen akla boşta olan Fatih Terim geldi. Galatasaray taraftarı ikiye bölündü. Kimisi gelsin istiyordu kimisi de milli takımda yaşananlardan dolayı Terim’in gelmesini istemiyordu. Ben bile ikilemde kaldım, “Gelsin mi gelmesin mi?” diye. Ama her şeye rağmen Fatih Terim boşken de takımın başına başkası da getirilemezdi ki. İmza töreninde gördüğüm Terim, hatalarından ders aldığının ilk işaretlerini verdi. 

     Sanki birkaç ay önce olayların içindeki kişi o değildi. Son derece pozitifti. Basına karşı en başta. Arda sorusunda hiç onun hakkında kötü bir şey söylemedi. Anlaşılan o defteri çoktan kapatmıştı. Hayallerini açıkladı. Yapmak istediklerini. Karşımızda pamuk gibi bir Fatih Terim vardı. Ve o her zamanki bildiğimiz heyecanı geri gelmişti.

     “İşte bu” dedim. Beklediğimiz Terim buydu. İmza törenini neredeyse baştan sonuna izledim. Törenden sonra pozitif duygular içindeydim. Ha birde, “Nerede kalmıştık?” tiviti var. Bu Terim’in başka bir Terim olduğunun ilk kanıtıydı. Normalde sosyal medya ile fazla ilgisi olmazdı. Bunu toplantıda da dile getirdi. Ve bundan sonra daha aktif kullanacağını söyledi. Daha o törende Fatih Terim, son olaylardan sonra toplumdaki kendisine olan negatif düşünceyi bir anda değiştirdi. 

     Sezon boyunca da hiçbir tartışmaya müdahil olmadı. Sadece işine baktı. Eski asabiliğinden hiçbir eser yoktu. Bahsettiğim bu asabilik saha dışı olaylar içindi. Ama saha içindeki asabiliği, hırsından hiçbir eksik değildi. Ve bu şampiyonlukla beraber Fatih Terim toplumdaki saygınlığını yeniden kazanmıştır. Hatalarından ders alarak büyük bir hoca olduğunu yeniden göstermiştir.

Foto kaynak: https://www.pexels.com/photo/ball-blur-championship-close-up-209841/

Yorumlar

  1. bu da başarıyı getirdi, sezonun totaline bakarsak da Galatasaray daha çok istedi ve haketti şampiyonluğu.

    YanıtlayınSil
  2. şanslı adam yaa. gs şampiyon oldu :)

    YanıtlayınSil
  3. Tudor iyi bir kondisyoner olabilir ama korkak bir antrenördü. Sezonu erken açmamız Tudor için bir avantajdı. 10 puan fark attığımız halde 1 puan geriye düştük. Fatih Terim'in boşta olması çok iyi oldu ve takımın başına Fatih Terim'i ise kesinlikle taraftar getirdi.

    Fatih Terim'in haline ben de şaşırdım. Gayet sakin, kimse hakkında konuşmayan, hataları kendinde arayan biri haline bürünmüştü. Tüm bunlar tabir ettiğimiz "konsantrasyon" kelimesinin karşılığı içindi. Fakat bir yandan da konuşulması gerek aslında. Federasyona, hakem hatalarına diğer teknik adamlara vs. birinin konuşup had bildirmesi, hakkımızı koruması lazım ve düşünüyorum ki Fatih Terim ilerleyen günlerde çıkacağı televizyon programında tek tek hepsi hakkında konuşacaktır.

    YanıtlayınSil
  4. Kesinlikle başından sonuna yazının tamamına katılıyorum.Tudor büyük maçlarda dibe vurduğu zaman diğer maçlarda aldığı galibiyetlerin anlamını kendi kendine hiç etti aslına bakarsan. Bugün bir Karabük gibi takımı 7-0 yenmek çok ciddi bir teknik direktör başarısına ihtiyaç duymaz, zira oyuncu kondisyon farkı ortada. Ancak bir Beşiktaşı yenmek, Medipol'ü yenmek gerçekten iyi bir teknik direktör, iyi bir kondisyon, full hakimiyet ve konsantre istiyor. Biz bunu başardık, hem deneme yanılma yoluyla gidip hemde takımın dağılımını oturtmak ve şampiyonluğa sadece ikinci yarı sayesinde koşabilmek büyük bir başarı... İyi ki diyorum. Ve bir üst yorumda Terim'in korkaklığı kısmına maalesef katılmıyorum. Zira korkak insanın harcı bu olmazdı. :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sanki yorum değil de yazı gibi olmuş, eline sağlık :)

      Sil

Yorum Gönderme

Bu blogdaki popüler yayınlar

Facebook ve İnstagram'da aynı gönderiyi paylaşmak...

"Siz kişisel bloglar yazdıkça varsınız"

Netflix iş ilanı...