Kişisel Blog Yazıları #189

*Sabah 09.31 geçiyor ve dışarısı mis gibi, hava güneşli. Güne böyle başlamanın değeri paha biçilemez. Kişisel blog yazıları için yeni bir yazı yazmak da paha biçilemez. O zaman yazalım.

*Üst üste roman okuyunca sıkılıyorum. Acaba ayda sadece bir roman okusam mı diye düşünüyorum.

*İnstagram, Whatsapp ve X, tamamen ücretli olsa para verip kullanmaya devam eder misiniz? Ben ilk olarak kullanmam diyorum ama sonra düşününce uygulamalar olmazsa internetin manası olmayacağı için mecbur ödeme yapardım diyorum.

*Tempolu yürümenin daha sağlıklı olduğunu söylüyor uzmanlar. Ama tempolu yürümeyi de ben sevmiyorum. Yavaş yürümem lazım. O zaman yürüdüğümü hissediyorum. Öteki türlü bir yere yetişecekmiş, acelem varmış gibi yürümek zevk vermiyor bana.

*Gerçekten yatırım dünyası hakkında çok şey öğrenmeye başladığında paramı nerede değerlendirsem daha karlı olurum diye düşünmekten sıkıntı basıyor insanı. Paran var mı derdin var. Şaka şaka. Üç beş kuruşumuz var. Ne kadar kazanç elde edebiliriz diye bakıyoruz işte.

*Bir kız arkadaş küçükken kara kalem resim yapıyormuş. Sonradan üstüne düşmeyince kalmış öyle. Şimdiye devam etseydi kim bilir nerelere gelirdi? Böyle yetenekli insanlara her zaman hayranlıkla bakmışımdır. Doğuştan yetenekliler işte. Kişisel blog yazıları serisinin yeni yazısından görüşmek üzere.

*Önceki yazı: Kişisel Blog Yazıları #188

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder