Kişisel blog yazıları serisinde bugün, günlük tarzında yazmak geldi içimden. O zaman başlayalım. Çalıştığım cumartesi günlerinden biri oldu. Neyse ki o kadar yoğun değildi. Akşam kanal D’de, Güller ve Günahlar dizisini izledik. Diziyi izlerken de bir yandan canlı maç uygulamasından Galatasaray maçını takip ettik. Öldük öldük dirildik ama sonunda Antalyaspor’u 4-2 yenerek, 26’ıncı şampiyonluğumuza ulaştık. Haftalar öncesinden şampiyon olmamız gerekiyordu ama neyse. Önemli olan şampiyon olmaktı. Ali Congun’un, öğrenci kulüplerini anlattığı stand-up gösterisini izledim tekrar. Çok iyiydi. Ara ara izlerim böyle. Tam bir Türkiye gerçeği. Eğer izlemediyseniz muhakkak izlemenizi öneririm. Bizimkiler kuru fasulye yapmışlar. Güzel olmuş. Kuru fasulyeler de bazen iyi çıkıyor, bugünkü gibi güzel pişiyor, bazen de doğru dürüst pişmiyor. Eskiden öyle miydi yahu. Her yapılan kuru fasulye güzel olurdu. Yaz aylarında, evin önünde sobada pişirirdik. Hey gidi günler hey. Saat 23.13 oldu. Uykum da geldi. Bu yazıyı bitirdikten sonra ben de yatarım artık. İyi geceler millet. Kişisel blog yazıları yolculuğu devam edecek.
*Önceki
yazı: Kişisel Blog Yazıları #161
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder