Kişisel Blog Yazıları #163

Dün, kişisel blog yazıları serisine bir günlük ara vermiştim. Bugün, seriye kaldığımız yerden devam ediyoruz. Selam millet. Ne habersiniz? Nasıl gidiyor hayat? Sevenler de mi kabahat? Çok anlamsız bir giriş oldu değil mi? Zaman zaman yapıyorum böyle, mazur görün. Evet, bugün günlerden yine pazartesiydi. Sabah işte çalışırken, “Acaba işimle barışabilir miyim? Her pazartesi böyle stres yaparak işe başlamak nereye kadar devam edecek?” diye sordum kendime. Ama cevap alamadım. Çünkü hat yoğundu. Akşam oldu, hala karar veremedim. Üzerine düşünüyorum. Yaz, iyiden iyiye kendini hissettirmeye başladı. Bu akşam kombiyi kapattık. Bakalım tekrar açmak zorunda kalacak mıyız? Havanın sağı solu belli olmuyor sonuçta. Kanal D’de, Uzak Şehir dizisini izliyor bizimkiler. İzlerken de kayısılı meyve suyu içiyorlardı. Hemen ben de bir bardak aldım. Yemek bulunca giriş, iş bulunca siviş diye boşuna dememiş büyüklerimiz değil mi ama? Telefonlara 12 taksit kolaylığı gelecekmiş. Eğer gelirse yeni bir telefon alma niyetim var bakalım. İphone 8 var ben de. Hedef, yeni bir İphone tabi ki. Saat 21.50 geçiyor. Yatsı ezanı okunuyor. Bir günü daha bitiriyoruz işte. Gün bitiyor ama kişisel blog yazıları devam edecek.

*Önceki yazı: Kişisel Blog Yazıları #162

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder