hayata kısa bir mola etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hayata kısa bir mola etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kişisel Blog Yazıları #260: Hayata kısa bir mola

Kendi dünyasına çekilmiş, hiçbir şeye karışmıyordu. Açlıktan ölünceye kadar da bir şey de yemiyordu. Sadece okuyordu. Sosyal medya hesaplarını da silmişti. Hayatın anlamını sadece okumakta bulmuştu. Haftada bir kitap bitirir olmuştu. evdekiler, onun için endişe ediyorlardı. O ise, hayatından son derece memnundu. Annesi, “Nereye kadar gidecek böyle oğlum? Ölmeden bir işe girip, evlendiğini görseydim yeterdi. Bu halin çok üzüyor beni” diyordu. O ise, “anacım sen üzülme. Ben halimden memnunum” diyordu. Günler böylece geçip gidiyordu. Bir gün sıkıldı. Artık hayata karışmak istiyordu. Evden, çağrı merkezinde çalışmaya başladı. Sonra da bir kızla tanıştı. Sevdi ve işler ciddiye bindi. Galiba annesinin dediği olacak ve evlenecekti. Yıllar sonra sadece kitap okuduğu o dönem sorulduğunda, “Hayata kısa bir mola verdim” diyecekti.

Önceki yazı: Kişisel Blog Yazıları #259: Bir sabah uyandım ve yazar olmaya karar verdim