Kişisel Blog Yazıları #161

Kişisel blog yazıları serisi ile ölümsüz olur muyum? Bilmiyorum. Belki. Bu da nereden çıktı derseniz. İnsanlar öldükten sonra da yaşamak isterler. Bu da kalıcı bir eser bırakmakla mümkündür. Kitap olur, köprü olur, film olur, dillere destan bir kule olur falan. Ama benim için pek de anlamlı bir şey değil bu. Ben ölüp gittikten sonra benim adımı ansalar ne, anmasalar ne? Ben öldükten sonra kendi halime bakarım. Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda? Bana göre ezber bozan bir açıklama bu yaptığım. Ama sadece bu açıklamam ile değil, hayatımın tümü ile ezberleri bozmak isterdim. Yazılarımı okuyan, düşüncelerimle ilk defa karşılaşan bir insanda, “Bu adam ne diyor abi? Hiç böyle düşünmemiştim ben” dedirtmeyi isterdim. Bazı insanların röportajlarına, yazılarına ya da filmlerine denk geliyorum. Az önce yazdığım şekilde tepki veriyorum ben de. “Bu adam me anlatıyor abi?” diyorum. Kişisel blog yazıları serisinin bu yazısını okuduğunuzda siz de, “Bu adam ne diyor be abi?” dediniz mi?

*Önceki yazı: Kişisel Blog Yazıları #160  

*Sonraki yazı: Kişisel Blog Yazıları #162

4 yorum:

  1. Öldükten sonra adının anılmasından ziyade, arkadan dua edecek, hayır işlerinde bulunacak birileri olsa iyi olur. Bunların ahirette insana faydası olacaktır. Mesela Afrika gibi, Hindistan gibi susuz bir yerde su kuyusu yaptırsak, o kuyu mevcut olduğu sürece insanlar bize dua ederler. Mesela bir ilim talebesinin yetişmesine vesile olduk. Onun yaptığı ibadetlerden Cenabı Hakk bize de sevap verir. Vesaire...

    YanıtlaSil
  2. bir gün arkandan her gün çok kitap okurdu diyecekler, günde bir kitap bitirirdi :)))

    YanıtlaSil