13 Temmuz 2021 Salı

Kahve içme yolculuğumda son durum...

     İlk önce sütlü köpüklü ile başladı kahve yolculuğum. Sonra gerçek kahve ve kahve kreması. Ve şimdi de sadece gerçek kahve. Kahve içmeye devam ettikçe vücudum şekerli olan kısmından tat almamaya başladı.  Ve beni sadece kahve içmeye yönlendirdi. Şaka maka sadece kahve içmeye başladım.

SAHAFÇI VİDEOSU…

     Her gün kitap okumaya çalışıyorum. Ama sıkılmaya başladım birkaç gündür. Elimdeki kitap bittikten sonra bir hafta ara vermeyi düşünüyordum. Ama bugün izlediğim, yıllarını kitaba vermiş olan bir sahafçının videosu, okumayı bırakmak bir yana daha da fazla okumam için teşvik etti beni. Ama bu gerçekçi bir hissediş değil. Galeyana gelmek diyebiliriz.

MAĞARA SENDROMU…     

     Kapanma döneminde devamlı evde kaldığımız için mağara sendromuna yakalanmış olabilirmişiz. Bu sendromdan kurtulmak için önce yakın arkadaşlar ile dışarıları çıkmaya başlayıp kendimizi alıştırmamız gerekiyormuş.

Share:

16 yorum:

  1. Mağara sendromu. Bu bende eskiden de vardı. Evin dışında olmak pek memnun etmiyor beni. Ama durumuma böyle bir isim vermek hiç aklıma gelmemişti.

    YanıtlaSil
  2. Her şeye de bir sendrom ismi koymasalar şaşıracağım. :)
    Kahve her çeşit içerdim acı olanlar hariç şimdi genelde Türk kahvesi içiyorum ama şekerli, bazen de Türk kahvesini sütlü yapıyorum.
    Benim de kitap okuma alışkanlığına dönmem gerek. Kpss hazırlık süreçleri kitap okumaktan bile soğutmuştu beni.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, her şeyin bir sendromu var :) Türk kahvesi hiç içmem. Sütlüsünü içebilir miyim ki :) O zaman sevdiğin bir kitaptan başla :)

      Sil
  3. Bunun önü alınamıyor dikkat edin bence. :) Yanımdakilerden tecrübeyle sabit.
    Çuvalla kahve çekirdeği alıp kavurmaya başlayabilirsiniz. Kavrulduktan sonra belirli bir süresi varmış. O zaman içinde tüketilecekmiş. Paketli kahvelerin aroması gidiyormuş.

    YanıtlaSil
  4. Kahveyi sevmiyorum içtiğim zaman da şekerli içebiliyorum:) Afiyet olsun:) Kitap okumak bambaşka bir dünya, sıkıldıysanız biraz ara verin mutlaka, yoksa sonrasında hiç kitap okumak istemezsiniz. Bir süre ara verdikten sonra da eğlenceli bir kitapla başlayın, sonrası gelecektir. Mağara sendromu geçen gün ben de haberleri izlerken duydum ama benim için geçerli değil en azından:))) Bence herkes alışır kısa zamanda dışarı çıkmaya tekrar:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler. Sana da afiyet olsun :) Kitap okuma konusunda önerini dikkate alacağım. Bence de bir kaç kere çıktıktan sonra dışarı eski ritmi buluruz yine :)

      Sil
  5. Ben hiç şekerli kahve içemem. Anca Türk kahvesinde. Hatta çok şekerli çay da içemem :) Kahve içerken dikkat edin ama bağımlılık yapabilir. Mesela beni yine yapmış gibi hissediyorum. Kafein olduğundan kendini kahveye kaptırmak kolay :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Az şeker kullanmak sağlık açısından iyi, o yönden karlısın :) Kendimi kahveye kaptırmamaya çalışacağım :)

      Sil
  6. Kahve işi gerçekten ilginç hocam:-) Yakında eve makine alıp, kendi kahveni yapacağın günler yakın olabilir:-)) Bu arada ben 3'ü bi aradacılardanım:_-)) Vazgeçemiyorum..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O kadar ileri gitmem diye düşünüyorum hocam :) Üçü bir arada kesmiyor artık beni hocam :)

      Sil
  7. bol süt koymadan içemiyorum, acı oluyor :) ayolcum, sahafçı değil sahaf :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mocha seviyordum ama bayadır içmedim. Son durumum ne o konuda bilmiyorum Deep :) Sahafçı bir meslek olarak yazdım

      Sil
  8. ben de sade kahveciyim, günde üç kupa :) bu arada naçizane bir şey eklemek isterim sahafçı dilimizde olmayan bir kelime, sahaf kelimesinin sıklıkla yanlış kullanımı olarak karşımıza çıkıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben anca bir bardak. Kupa içecek kadar sevemedim daha. Sahap kelimesi ile ilgili Deep de söylemişti. Teşekkürler.

      Sil