Ramazan ayı başladı. Dün akşam ilk sahura kalktık. Tatlı bir heyecan yaşadığımı söyleyebilirim. Özlemişiz bu atmosferi. Herkese hayırlı Ramazanlar olsun.
Her
zaman olduğu gibi bu sahurda da Atv’de, Nihat Hatipoğlu’nu izledik. Hoca çok
yaşlanmış ve hafif de sakal bırakmış. Sakalsız görmeye alışmışız ya biraz
garipsedim sakalı.
Kahvaltı
yaptık sahurda. Biri de sosyal medyada yazmış, “Sahur sabahın altı buçuğunda
oluyor. Sanki kahvaltı gibi” diye. Hiç bu şekilde düşünmemiştim bak. Böyle farkındalığı
olan insanları seviyorum.
Şimdi
gözler ilk iftarda. Sıcak pidelerde. İftardan sonra içilecek çaylarda.
Bir
gün kitap okuyurum, bir gün okumuyorum. Bunu istikrara bağlamam lazım.
Kardeşimle
Şeker Bayramı yani Ramazan Bayramı ne zamana geliyor diye baktık. Cuma gününe
geliyor bayramın ilk günü. Diğer iki günü ise hafta sonuna. Tatili kaçırdık,
tüh.
Böylece
kişisel blog yazıları serisinde Ramazan ayının ilk yazısını da yazmış olduk.
Ramazan ayında da nasipse bloğumuz sahura kadar açıktır millet, beklerim.
*Önceki
yazı: Kişisel Blog Yazıları #118: Başım ağrıyor ve işe başlamak zorundayım
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder