Kişisel Blog Yazıları #103: Peynirli ekmek, çay ve bir akşam

Ekmeğin içine peynir ve zeytin koydu. Bir an ekmeğe baktı ve, “Çocukken de böyle yapardık” dedi. Yanındaki arkadaşı, “Bırak şimdi nostaljiyi. Aç karnını doyur. Durma hadi ye” dedi. “Arkamızdan koşturan mı var be mübarek, yiyoruz işte” dedi. Bir yandan da maça bakıyorlardı iki arkadaş. Çay da yapmışlardı. Bir yandan yiyor, bir yandan çay içiyorlar, bir yandan da maçı izleyip yorumlarda bulunuyorlardı. Mutlu olduğunu hissetti bir an. Şimdi arkadaşına mutlu hissediyorum dese, “Moruk, sen de bu akşam ne duygusal takıldın be” diyecekti. İçinde kötülük yoktu biliyordu da ama yine de böyle derse içi burkulurdu. O yüzden o topa hiç girmedi. Sadece içinde bulunduğu anın tadını çıkarmaya baktı.

*Önceki yazı: Kişisel Blog Yazıları #102: Hayata dair bir pazar günü     

*Sonraki yazı: Kişisel Blog Yazıları #104: Bugünden notlar ve istikrar mucizedir sözü

12 yorum:

  1. Bence bu güzel sıcak anı arkadaşına söyleyebilirdin. Bizim jenerasyon yaşı ilerlediğinde arkadaşları ile yaşadığı belkide küçücük anları bile manevi boyutta zirve yapabiliyor. Bu arada peynirli ekmek sıcacık çayla çok güzel gitmiyor mu be? :)

    YanıtlaSil
  2. Bazen o duygular paylaşılabilir, bazen de susmak gerekir. Yaş almak, ne zaman konuşman, ne zaman susman gerektiğini algılamak demek bir nevi ve kendini de korumak aynı zamanda. :)

    YanıtlaSil
  3. Mutluluklar bize aittir. Zâhir etmeye gerek yok.

    YanıtlaSil
  4. Erkekler de duygusaldır temalı bir yazı olmuş sanki :))

    YanıtlaSil
  5. Futbol maçı izlerken giden ekmek arası peynir, domates ve zeytin kombosu, yanında da sıcak çay ve maçı kazanan senin takımın ise tadından yenmez. :D

    YanıtlaSil