Evde yalnız olunca hiçbir şeyin tadı olmuyor. Ne yediğin yemeğin, ne de izlediğin bir şeyin.
Çok
acıkmadıktan sonra kalkıp bir şeyler de hazırlamıyorsun. Hazırda yemek yoksa da
uğraşmıyorsun zaten.
Zeytin,
peynir yiyorsun. Yanında da çay işte. Kahvaltı yapıyorsun. Maksat karnını
doyurmak.
Evde
böyle yalnız kalmalarda kendiyle sesli konuşmalı insan. İnsanı rahatlıyor. Uzun
zamandır kendimle sesli konuşmuyorum gerçi.
Biraz
da uzanıp düşünürüm. Artık aklıma ne gelirse. Gerçi aklıma ne gelirse dediğime de
bakmayın. Bir insanın düşündüğü şeyler bellidir. Gün içerisinde aynı düşünceler
arasında dönüp durur.
Biraz
da uzandığın yerden düşünürsün. Sonra da sıkılırsın. “E bu kadar düşünmek
yeter. Bir şeyler izleyelim o zaman” dersin.
İnsan,
sıkılan bir varlıktır. Her şeyden sıkılır. Düşün düşün de nereye kadar. Her şey
ayarında.
Evde
herkes varken odanda yalnız kalmak farklı, evde kimse yokken yalnız kalmak
farklı. Yalnız kalmanın da çeşitleri var işte.
Yalnızlığın
her çeşiti de lazım insana. Çünkü insan ruhunun buna ihtiyacı var.
*Önceki
yazı: Kişisel Blog Yazıları #112: Günün son otobüsü
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder