Ramazan ayı reklamları başladı televizyonlarda. Hele ki o sıcacık pideyi ortadan bölmeleri yok mu. Şimdiden canım istedi. Kişisel blog yazıları serisinin bu yazısında biraz Ramazan esintileri göreceksiniz. Ramazanın başlamasına 15 gün falan var. Acaba şimdiden, ufak ufak açlık sürelerine alıştırma yapsak mı ki? Geçen yaşlı bir amca geldi evimize. Hanımıyla beraber Berat Kandili günü oruç tutmuşlar. "Ooo, siz şimdiden Ramazana pratik yapmaya başlamışsınız” dedim. İnsan daha ne ister be. Bu dünyada manevi huzurdan gerisi boş.
Bu
akşam kanal D’de, Eşref Rüya’nın yeni bölümünü izledik. Bu bölümde rüya
psikoloğa gidiyor. Ya gerçi psikolog, psikiyatri karıştırıyorum onları. Seans
yapıyorlar. Rüya, gözlerini kapatıyor. Çocuklukta başından geçenleri
hatırlıyor. Çocuklukta travma yaşamış. Çok kötü oluyor tabi. Ben zaten paniğim.
Çocukluğa dönünce tekrar bugüne geri dönemezsem diye çekinirim.
Kardeşim
işten gelirken markete uğramış ve bir şeyler almış. Evin ihtiyaçları, abur
cubur falan. “Neler aldın bakalım. Var mı bir şeyler? Abur cubur gibi şeyler”
dedim. Çikolata falan almış. Çocukluğum geldi aklıma. Annem ve babam, dışardan
eve geldiklerinde ellerindeki poşetlere bakardık hemen. Bize bir şeyler
almışlar mı diye. Hey gidi günler. Çocukluk güzeldi.
Sabah
uyandım. Saat 06.00 olmuş. Hava daha karanlık. 1,5-2 saate ortalık aydınlanmaya
başlayacak. Karşı apartmanların bazı dairelerinde ışıklar yanmış. Gün başlamış
onlarda. Sokaklar hala sessiz. Ama birkaç saate herkes evlerinden çıkacak.
Kimisi işine, kimisi okuluna. Hayat koşturmacası başlayacak yani. Tekrar
yattım. Kendi hayat koşturması saatim gelene kadar
Kişisel Blog Yazıları #104: Bugünden notlar ve istikrar mucizedir sözü
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder