Kişisel Blog Yazıları #197

Arkadaşlarla yürüyüş yaptık. Yürüyüşe başlamadan dondurma aldık. Oturup yiyeceğiz diye beklerken yürüyüşe başladık.

Yediğim dondurmadan bir şey anlamadım. Bir daha, önce dondurmamı yerim, sonra yürüyüşe başlarım.

Yanıma su da almamışım. Dondurma bitince su da içemedim. Nereden tutsan elinde kalan bir yürüyüş olmuş resmen.

Buranın millet bahçesine gittik. Biraz oturduk.

Arkadaşın biri, oradaki çocuklarla top oynadı. Diğer iki arkadaş, spor aletleriyle spor yaptı. Biz de diğer arkadaşla oradan buradan sohbet ettik.

Bi yarım saat takıldık herhalde. Sonra tekrar eve döndük.

Arkadaşın patpatı ile markete gittik. 10 şişe su aldık. Tanesi 5,75 liradan 690 lira tuttu. Bir kolide 12 tane var işte, oradan hesaplayın.

Evdeki çeşmeden su içilmiyor. Arıtıcı desen onun da suyun minerallerini öldürüyor diyorlar. Ulan biz nereden su içeceğiz? Mecbur marketten su aldık.

Eve geldiğimde bizimkiler kanal D’de, Güller ve Günahlar dizisini izliyorlardı.

O kadar yol yürüdükten sonra insanın ayakları pişiyor. Soğuk suyla bir güzel yıkadım. Soğuk soğuk insan serinliyor be.

J.K. Rowling’in hayatını anlatan kısa bir video izledim YouTube’ta. Kadın neler yaşamış be. Buralara kolay gelmemiş.

Biraz da gündemden bir şeyler yazayım. Koç Holding’in sahibi Rahmi Koç’a, anlattığı fıkradan dolayı, halkın bir kesimini aşağıladığı gerekçesiyle soruşturma başlatılmış.

Sonradan Rahmi Koç özür mesajı yayınlamış. Bu mesaj, soruşturmanın akıbetini nasıl etkiler göreceğiz.

*Önceki yazı: Kişisel Blog Yazıları #196

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder