Kişisel Blog Yazıları #195

Bugün yine yoğun bir iş günüydü. Konuşmaktan yorulduğum, iş hayatını sorguladığım ve iş bitince de koca bir ohh çektiğim bir gündü.

Birkaç gündür iş yerinde soğuk kahve muhabbeti geçiyordu. Ben de iş çıkışı markete gidip soğuk kahve aldım. Beğenmedim. Bir daha da almam sanırım. Evinde kahve makinesi olan arkadaşım, “Onlar çok tatlı olur, olmaz” dedi. Bu dediğini deneyerek gördüm.

Bugün hava yine sıcaktı. Akşam 20.30’dan sonra markete gittim. Üstümde tişört vardı sadece. Ama esmiyordu. Esmiyordu kelimesini yine çok kullanacağımız bir yazın başlangıcındayız millet. Herkes hazırlıklı olsun.

Bizimkiler biber kızartmışlar. Biberler de acıymış. Acıyı sevdiğim için yedim. Ama burnum akıp durdu.

Akşam Star’da, Sevdiğim Sensin dizisinin sezon finalini izledik. Diziler de birer birer sezon finali yapıyorlar. Akşamları ne izleyeceğiz biz?

Bu akşam otururken kardeşim bir anda durdu, “Hissettiniz mi?” dedi. “Yoo” dedim. “Sallandık” dedi. Ya çok küçük artçı depremdi ya da ona öyle geldi. Yaşadığımız depremlerden sonra en ufak bir şeyde böyle tedirgin oluyor işte.

*Önceki yazı: Kişisel Blog Yazıları #194

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder