Hava güne başlarken günlük güneşlikti. Tam da dışarı çıkılıp gezilecek hava modundaydı. Sonra yavaş yavaş rüzgar esmeye ve hava kapanmaya başladı. Ardından da yağmur başladı. Zaten dışarı çıkmaya pek hevesli değildim. Yağmur başlayınca hiç evden çıkmadım. Mustafa Kutlu’nun, Nur adlı kitabına başladım. Daha önce sanki bu kitabı okumuş gibiyim. Ama tam da çıkaramadım. İnci Taneleri dizisinin son bölümünü izledim YouTube’dan. Tam bir ev cumartesisi oldu yani. Bu ifade de şimdi aklıma geldi. Şu an uydurdum. İnci Taneleri’nde hoşuma giden bir sahne: Cihan, babası Azem’e gelir ve zor bir durumda olduğunu ve iki seçenekten birini seçmeye zorlandığını ve ne yapması gerektiğini sorar. “O zaman sen de kendine üçüncü bir seçenek yarat” der Azem. Tolstoy’un kitaplarının birinde geçiyormuş bu söylediği.
Kitaplardan notlar alıp disklerde saklıyorum. Yoksa ben de neyi okuduğumu unutuyorum. Özellikle de e-kitaplarda. Genel olarak kitabı sevmezsem siliyorum ve sadece notları kalıyor. Buna rağmen tekrar indirip okumaya çalıştığım kitaplar oluyor.
YanıtlaSilBen kitaplardan not alma işini bir düzene sokamadım be Müfred. Çok iyi yapıyorsun sen.
Silüçüncü seçenek olarak bütün gün uyuyabilirdin :)
YanıtlaSilEvet, öyle yaptığım günlerde oldu Deep :)
SilEvde olmanın keyfi bambaşka ancak sen yine de arada da olsa böyle bir havada dışarda olmayı da deneyimle, onun da keyfi ayrı :)
YanıtlaSilHaklısın Momentos :)
SilBu dizi başta iyiydi sanki (ki aslında hiç baştan sona izlemedim ama yine ilgi çekiyor gibiydi), sonra bir sıkıcılaşmış sanki. Azem karakteri de bana sıkıcı geliyor.
YanıtlaSilEvet, biraz tempo düştü.
SilDiziyi izlerken benim de aklıma kazınan tek sahne buydu :))
YanıtlaSilAynı şeye dikkat etmişiz :)
SilEv cumartesisi güzelmiş :)
YanıtlaSilÇok teşekkürler :)
SilBol gezmeler o zaman :)
YanıtlaSil