Kişisel Blog Yazıları #285: Gitar çala çala yurdu gezmek

Caddede gitar çalan bir adamı görüyorum.

Bizim buralarda pek gitar çalan kişilere rastlayamazsınız.

Hatta yetişkinlere hiç rastlayamazsınız.

Genelde çocuklar flüt falan çalar.

Ya da mızıka.

Ya da akordiyon.

O yüzden bu yaşlı başlı amcayı gitar çalarken görünce şaşırdım.

Muhtemelen buranın yerlisi değil.

Önünde de gitarın kutusu.

Gitar kutusunun bir yanı boş, diğer yanı ise küçük bez bebeklerle dolu.

Hem şarkı söylüyor hem de bez bebek satıyor.

Şarkı söylemek yeterli gelmiyor ki ek şeyler satma ihtiyacı duymuş demek ki.

Kalabalık toplanmış.

Kalabalığın yanına yaklaştım, durdum ve yaşlı amcayı ben de izledim ve dinledim.

Şarkısı bitince hep beraber alkışladık.

Ellerimde Çiçekler şarkısını söylemişti.

Kalabalıktan biri, “Siz buralı değilsiniz galiba” dedi.

Gitarcı amca, “Evet, değilim. Gitar çala çala yurdu gezmeye çıktım. Birkaç gün kalıp sonra yola devam edeceğim” dedi.

Bisikletle yurdu gezeni gördüm, otostopla yurdu gezeni gördüm.

Ama her gittiği yerde sokak sanatçılığı yapıp, para kazanıp, yurdu gezeni de ilk defa gördüm.

Benim böyle bir arkadaşım olsaydı, yurdu gezerken ona eşlik edebilirdim aslında.

Tüm illerin en popüler sokaklarında gitar çalmak, gezip/görmek ve her ilin insanı nasılmış birebir görmek.

Güzel bir deneyim olurdu.

Peki siz böyle bir şeye ne derdiniz?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder