Kişisel Blog Yazıları #277

*Ömer Hayyam’ın hayatını anlatan bir YouTube videosu izledim. Şairliğinin yanında hem matematikçi hem de astronommuş. Daha önce okumadıysanız rubailerini okumanızı öneririm. Benim için Ömer Hayyam demek, rubaileri demek.

*Bizim belediye anons yapıyor devamlı. Akçakocadan taze palamut gelmiş bizim buradaki balıkçıya. İsteyen alabilirmiş. Bedava değil yani parasıyla. Benim için balık demek, hamsi demektir. Palamutu sevemedim birkaç kere denememe rağmen.

*Akşam markete gidip geldim. 19.30’da çıktım evden. Çoktan hava kararmıştı. Ee, artık geceler uzun. Geçen gün kahve ve patates böreği alıp, parasını ödemeyi unutmuştum. Hem alışveriş yaptım hem de onların parasını ödedim.

*Daha önce çağrı merkezinde çalışan bir arkadaş vardı. Çağrı merkezinden ayrılıp bir markette çalışmaya başlamıştı. Geçen gün marketin olduğu yerde bir işim vardı. Gelmişken arkadaşı da göreyim dedim ama yokmuş. İzinliymiş herhalde. Arasaydın dedi. “Yok, sürpriz yapacaktım” dedim. Artık başka sefere.

 

4 yorum:

  1. Palamut diye tombik isminde bir balık satıyorlar. Bir kere pazardan almıştık. Bayat herhalde diye düşünmüştük. Hiç lezzetli değil. Dikkat etmek lazım. İçi siyah ve sert bir balık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen. Biz sadece hamsiyi biliyoruz ve onu alıyoruz. Çok fazla balık kültürümüz yok.

      Sil