Kişisel Blog Yazıları #280

Çocukken takvim yapraklarını çok okurdu. Hem de her gün. Ama şimdi nerede. Yazacak konu arıyordu. Belki aradığı konuyu takvim yapraklarında bulurdu. Birkaç takvim yaprağını okudu. Ama yazmak için bir konu bulamadı. Sadece nostalji yapmış oldu. Biraz camdan dışarıyı izledi. Biraz kitap okudu. Birkaç köşe yazısı okudu. Biraz da YouTube’da takıldı. Ama yok. Bir türlü yazacak bir konu bulamıyordu. Kafasını boşaltmak için biraz müzik dinledi. Yatağa uzandı ve gözlerini kapadı. Müzik dinlerken ve yazacak konu düşünürken uykuya geçmişti. Uyandığında saate baktı. Bir saattir uyuyordu. Uykusunda rüya görmüş olsaydı onu yazacaktı. Ama annesi her zaman, “Gördüğünüz rüyayı herkese anlatmayın” derdi. Rüya görmüş olsa da rüyasını yazamazdı yani. Annesinin öğüdünü dinlerdi. Bilgisayarın başına geçti ve yazısının başlığını attı: Annesinin öğüdünü dinleyen çocuk.

6 yorum:

  1. Artık millet ınstagramdaki iki satır açıklamaları bile okumuyor hahaha :)

    YanıtlaSil
  2. Takvim yaprakları artık dijital oldu. Ben de kaç senedir öyle kullanıyorum. Namaz vakitleri açısından iyi oluyor. Her zaman yanında taşıyabiliyorsun.
    Hatta Kuranı Kerim de dinliyorum bazen, çok iyi oldu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kitabı internetten okuma gibi bir şey bu. Her zaman kağıt daha güzel geliyor bana. Tabi senin için internetten olması güzel. Benim ki nostalji işte.

      Sil
  3. konu bulamadığından konu çıkardın aferiiim :)

    YanıtlaSil