Kişisel Blog Yazıları #269

*Gecenin bir yarısı telefonla uyanmak gibi endişe verici bir durum yoktur. Çünkü gecenin üçünde, dördünde gelen telefon genelde hayırlı bir şey için gelmez. O nedenle gecenin bir yarısı gelen telefondan her zaman çekinirim. Öyle bir telefon gelmişti geçtiğimiz senelerde. Telefondaki ses, yengemin hayatını kaybettiğini söylüyordu.

*Serhat Kılıç. Ergun Plak yani. Ölüme yalnız gitti. Evinde, tek başına. Koltukta oturmuş halde buldu sevgilisi onu. Acaba son anlarında ne hissetti, neler gördü? Korktu mu, huzurlu mu gitti? Evde tek başına ölümlerden sonra da artık evde yalnız yaşamanın eskisi gibi popüler olmayacağını düşünüyorum. Çünkü kimse ölümü düşünmüyordu. Yalnız yaşamak, özgürlük demekti. Yalnız yaşamak, ölümü de yalnız karşılamak demektir. Peki buna cesaretiniz var mı?

10 yorum:

  1. Gündüz ben de evde yalnız oluyorum. Bazen ocakta veya fırında yemek varken ölürsem ne olur diye düşünüyorum. Bunun dışında pek düşündüğüm bir şey yok. Yoksa yanınızda insanlar da olsa yalnız öleceksiniz. Bambaşka bir aleme gidiyorsunuz ve yanınızdakiler sizinle gelmiyor. Neler yaşanıyor o anlarda Allah c.c. bilir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnsanız işte. Her ihtimali düşünüyoruz. Aynen, Allah bilir.

      Sil
  2. uyuşturucu alkol filandanmı ölmüşki.

    YanıtlaSil
  3. Gece gelen telefon evet hayırdır, denilmez. Serhat Kılıç'a da allah rahmet eylesin. şaşırdım, bu sene genç ve ani ölümler çok oldu ünlülerde.

    YanıtlaSil
  4. Ben de ne şekilde ve nerede öleceğimi düşünürüm zaman zaman. Allah bizlere hayırlı ölümler versin.

    YanıtlaSil
  5. Ben de çok korkarım geç vakit çalan telefondan, birine bir şey mi oldu diye düşünürüm hemen. Serhat Kılıç sevdiğim yetenekli bir oyuncuydu, allah rahmet eylesin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen. Gece gelen o telefon insanın yüreğini hoplatır. Amin.

      Sil