Kişisel Blog Yazıları #77: Gece 3'te İşlenen Suç: Bisküvi Pastası...

Suçlu! Ayağa kalk. Neden bu suçu işledin? Olay aynen şöyle oldu hakim bey: Gece 2-3 gibi uyandım. Midem kazınmıştı. O saatte bir şeyler yememem lazımdı ama nefsime hakim olamadım. Buzdolabının başına gittim. Akşamdan bisküvi pastası yapmıştı bizim hanım. Borcamın içinde 2-3 dilim kalmıştı. Hemen onu buzdolabından çıkardım ve mutfak masasının üzerine koydum. Bir çatal kaptım ve yemeye başladım. Soğuk soğuk iyi gitti. Yok böyle bir lezzet. Bilmem kaç para verilip de alınan pastalara değişmem şu bisküvi pastasını. Olay bundan ibaret hakim bey. Yaz kızım: Sanık, nefsine hakim olamamış ve borcamda kalan 2-3 dilimlik bisküvi pastasını yemiştir. Sanığın, bisküvi pastasını çok sevmesi hafifletici neden sayılarak sanığa, 1 ay bisküvi pastası yememe cezası verilmiştir.

*Önceki Yazı: Kişisel Blog Yazıları #76: Bugünün notları...                 

*Sonraki yazı: Kişisel Blog Yazıları #78: Farklı tarzda yazılar yazmak...

Kişisel Blog Yazıları #76: Bugünün notları...

*3-5 dakikalık işlerim var yapmam gereken. Ama üşeniyorum. Kalıyor da kalıyor sonra.

*Mükemmel olmak için bekleme. Ne yapacaksan yap. Birkaç gündür bu cümleye benzer cümleler çıkıyor karşıma İnstagram’da. Bu sözü seviyorum. Az buçuk ben de de mükemmeliyetçilik var çünkü.

*Yılın ilk karı yağdı. Çoktan eridi bitti bile. Hatta bugün hava çok güzeldi ve güneşliydi. Çalışmasam çıkıp bir şeyler içmeye gidilecek bir havaydı.

*Whatsapp’ın yapay zekasını kullandım ilk çıktığında. Çok basit cevaplar veriyordu. Ben de bir daha hiç kullanmadım. Öylesine eklemişler işte. Yapay zekamız var mı var. Whatsapp’ın, yapay zekası yok demesin eklemişler işte.

*Komplo teorileri olmasa, şu dünyanın tadı çıkmaz.

*Kim Milyoner Olmak İster mi yoksa Beyaz’la Joker mi? İkisi de aynı saatte. Bakalım hangisi reytinglerde diğerini geçecek?

*Kenan İmirzalıoğlu’nun yeni dizisi ABİ, gelecek hafta 13 Ocak 2026’da, Atv’de başlıyor. Bakalım tutacak mı? Reytingleri altüst edecek mi? Başrolü paylaştığı Afra Saraçoğlu’nun performansı nasıl olacak?

*Dizilerde filtre yapılması saçma geliyor bana. Gerçek halin neyse öyle oyna kardeşim.

*Önceki yazı: Kişisel Blog Yazıları #75: Televizyon ve medya dünyasından notlarım...

 

Kişisel Blog Yazıları #75: Televizyon ve medya dünyasından notlarım...

*Beyaz’ın yeni yarışma programı Beyaz’la Joker, dün akşam ilk bölümüyle reytinglerde birinci olmuş. Beyaz adına sevindim. Ama bir daha özellikle açıp Beyaz’la Joker programını izlemem. Beni sarmadı. Sıkıcı geldi.

*İlker Ayrık da Now TV’de, Çifte Milyon adında bir yarışma programı sunmaya başlamış. Deste deste paraları, yarışmacılar oradan oraya taşıyor. Daha önce de böyle bir format yapılmıştı sanki. Bu program da tutmaz. Ben Bilmem Eşim Bilir’den sonra bir format bulamadı kendine İlker Ayrık.

*Yılmaz Özdil’in, Sözcü TV’nin başına geçmesiyle beraber Özlem Gürses’in ayrıldığı söylenmişti. Ama tanıtımda gördüm. Özlem Gürses de var. Ya hiç gitmemiş, ya da gitti, tekrar geri döndü.

*Halk TV’de, gazete çıkaracak diye bir şey duymuştum. Ama daha sonra arkası gelmedi. Her şeyin internet üzerinden döndüğü bir dünyada gazete çıkarmak ne kadar mantıklı bilemem. Ama çıkarırlarsa da heyecan duyarım. Çünkü her yeni gazete, ben de bir heyecana sebep olur. Bir zamanlar gazete alma alışkanlığım vardı. Ondan bu heyecanın sebebi.

*Önceki yazı: Kişisel Blog Yazıları #74: Biraz şiir, biraz televizyon, biraz da yapay zeka...

 *Sonraki yazı: Kişisel Blog Yazıları #76: Bugünün notları...

Kişisel Blog Yazıları #74: Biraz şiir, biraz televizyon, biraz da yapay zeka...

Ahmet Kutsi Tecer şiirlerinden birkaç tanesini okudum bugün. Çok hoşuma gitti şiirleri. Başbaşa, Besbelli, Ölü ve Selam Olsun şiirlerini beğendim. Bir de hani hepimizin bildiği bir şiir vardır. Orda Bir Köy Var Uzakta. İşte bu şiir de onunmuş.

Beyaz’la Joker, tutar mı?

Akşam kanal D’de, Beyaz’ın yeni başlayan yarışma programı Joker’i izledik. Beyaz’ın esprilerini özlemişim ama bu program devam etmez. Beyaz, bu yarışma programını sunmayı nasıl kabul etmiş, anlamıyorum. Eğer ben bir bilgi yarışması izleyeceksem, Kim Milyoner Olmak İster’i izlerim. Taklitleriyle zaman kaybetmem.

Bikini Giydir komutuna engel…

X’in yapay zekası bu sefer, fotoğraftaki kişilere bikini giydirmesi ile gündemde. Komut veriyorsun, fotoğraftaki kişiye bikini giydiriyor. İlk başta çok makarası yapıldı ama sonradan işin tadı kaçtı. Bikini giydir komutları, Türkiye’den erişime engellenmiş. Bence yerinde bir karar. İnsanların izni olmadan fotoğrafları üzerinde oynamalar yapmak hiç hoş değil, ahlaki değil ve de hukuki de değil.

*Önceki yazı: Kişisel Blog Yazıları #73: Sıradan bir cumartesi...             

*Sonraki yazı: Kişisel Blog Yazıları #75: Televizyon ve medya dünyasından notlarım...

Kişisel Blog Yazıları #73: Sıradan bir cumartesi...

Evet, bir günü daha sonlandırmak için buradayım. Aslında bir çok şeyler yaptım. YouTube’da videolar izledim. Televizyonda bir şeyler izledim. Ama onlardan bahsetmek gelmiyor içimden. Sıradan bir cumartesi günüydü işte. Evde geçen günlerden biriydi. Ama durun, okuduğum kitaptan bahsedeyim. Düş Kesiği kitabını okumaya devam ediyorum. Bu roman hakkında ne demeliyim bilmiyorum. Bir adamın sanrıları denebilir. Sevmediğim roman tarzı bu. Ama hemen bırakmak istemiyorum bu sefer. Gittiğim yere kadar gideceğim. Sonunu nereye bağlayacak bakalım yazar. YouTube’da izlediklerimden bahsetmeyeceğim dedim ama. Bundan bahsetmeden olmaz. Tarih Obası kanalında Ceren’in, Lale Devri’ni anlattığı videonun ilk 20 dakikasını izledim. Ceren, gerçekten ilgi çekici anlatıyor. Müsait zamanda kaldığım yerden devam edeceğim. O zaman yarın, yani pazar günü görüşmek üzere.

*Önceki yazı: Kişisel Blog Yazıları #72: Nejat İşler uygun mu, CMXXIV neden şimdi konuşuluyor?                         

*Sonraki yazı: Kişisel Blog Yazıları #74: Biraz şiir, biraz televizyon, biraz da yapay zeka...

Kişisel Blog Yazıları #72: Nejat İşler uygun mu, CMXXIV Neden Şimdi Konuşuluyor?

Ahmet Ümit’in, İstanbul Hatırası kitabı dizi olacakmış. Başkomiser Nevzat rolü için de Nejat İşler’e teklif götürülmüş.

Bu rol için Nejat İşler uygun mu bilemedim. Eğer teklifi kabul edip oynarsa, bi izleriz, değerlendiririz. Niye tereddüt ettim derseniz.

Nejat İşler’in özel hayatında evlilikle, çoluk çocukla işi olmaz. Adamın kendi tercihi. Ama Başkomiser Nevzat, evliydi ve çocuğu vardı.

Kendi kafamda hayata böyle bakan birinin, evlenmiş, çocuğu olmuş ve onların acısını çeken bir adam rolünü oynayacak olması oturmuyor. Belki de saçmalıyorum. Neyse işte.

Taşacak Bu Deniz: Sevdiğim replikler…

Taşacak Bu Deniz dizisinin sevdiğim tek şey replikleri: “Esme, esme da” diğeri de “Koçari, geber da”

Diziyi neden sevmiyorum peki? Somut bir şey söyleyemem. Diziyi izlerken sıkılıyorum.

Bazı sahneler olması gerekenden çok uzatılıyor falan işte. Bir türlü yıldızımız uyuşmadı işte.

Cem Yılmaz’ın CMXXIV gösterisi ne zaman başladı?

Cem Yılmaz’ın, CMXXIV adlı gösterisi yılbaşı gecesi Netflix’te yayınlandı. Bugün 2 ocak. İki gündür Cem Yılmaz’ın bu gösterisi konuşuluyor.

Akıllarda tek soru: Cem Yılmaz’ın bu gösterisi ne zamandır var? Tüm Türkiye, bu gösteriyi izlememiş. Yılbaşı akşamı izlemiş.

Yani demişler ki, “Yılbaşı akşamı Netflix yayınlar nasıl olsa, bekleyelim. Olur da yayınlamazsa o zaman nereden izleyeceğimizi düşünürüz” demişler. Benim anladığım bu.

Gösteriyi ne zamandır sergiliyor patlamamış, yılbaşı akşamı yayınlanınca gösteri patlıyor. Yani Cem Yılmaz, gösterinin ekmeğini asıl şimdi yiyecek, yiyor.

Gösteri ne zaman başlamış diye de baktım. 7 Şubat 2024 tarihinde başlamış.

*Önceki yazı: Kişisel Blog Yazıları #71: Yılın İlk Gününden Notlar…         

*Sonraki yazı: Kişisel Blog Yazıları #73: Sıradan bir cumartesi...

 

 

 

 

Kişisel Blog Yazıları #71: Yılın ilk gününden notlar...

Bu akşam Show TV’de, Tur Rehberi filmini izledik. TV’de ilk kez yayınlandı. Filmin başrollerinde Cem Gelinoğlu ve Eda Akalın var. Film, ilk çıktığı zamanlarda fragmanını izlemiş ve beğenmemiştim. Sırf o nedenle filmi izlememiştim. Ama kardeşim daha önceden izlemiş ve beğenmiş. “Gel izleyelim, sen de beğenirsin” dedi. İzledim ve beğendim. Merhaba, ben Cem. Bloğuma hoş geldin. Kişisel blog yazıları serisinin yeni bir yazısını okuyorsun şu anda. Bu seride kendinden parçalar bulursun umarım.

NEDEN YENİ YIL MESAJI GÖNDERMEDİM?

Bazı arkadaşlarıma yeni yıl mesajı atmaktan çekindim. Çünkü bazılarının bu konuda hassasiyeti olabilir. Daha önce bu konu üzerine hiç konuşmamıştık. O nedenle yeni yıl mesajı atmadım onlara.

OLMADI GROK…

X’in yapay zekası Grok beni hatırlamıyor. Şöyle ki: Daha önceleri yazdığımda hemen beni tanıyordu ve selam Cem diyordu. Şimdi ise hatırlamıyor. Nedenini sordum. Böyle programlanmış. Olmadı Grok dedim. Her zaman sana aynı şeyi anlatmam. Olmadı Elon Musk. Buna bir ayar çek. Böyle giderse bir daha Grok’u kullanmam. Elon’un da çok da umurunda değil mi?

O ZAMAN YIL BOYU YATACAK MIYIM?

Yılın ilk gününü nasıl geçirirsen, yılın geri kalanı da öyle geçermiş. Yılın ilk günü yani bugün işte çalışmadım. Yılın geri kalanında işte çalışmayacağım o zaman doğru mu? Rüyalar gerçek olsa değil mi?

2026 NE SÜRPRİZLER HAZIRLIYOR ACABA?

Evet, bir şekilde yılın ilk gününü geride bırakıyoruz. Bakalım 2026 hayatlarımıza neler getirecek?

Kişisel blog yazıları serisinde yarın akşam neler getirecek bakalım?

*Önceki yazı: Kişisel Blog Yazıları #70: Hoş geldin 2026…                          

*Sonraki yazı: Kişisel Blog Yazıları #72: Nejat İşler uygun mu, CMXXIV  neden şimdi konuşuluyor?