Kişisel Blog Yazıları #78: Farklı tarzda yazılar yazmak...

Bugün çok yoğun bir gündü. Müşteriler bugün durmadılar. Aradılar da aradılar. Konuşmaktan boğazım aradı. Ara ara su içip, ıslattım boğazımı. Çünkü bir eğitmenimiz öyle demişti.

Merhaba ben Cem. Kişisel blog yazıları serisini okuyorsun şu an. Hoş geldin.

Bir arkadaşım, bu seriden bir tane yazımı okumuş. “Günlük tarzı yazmaya başlamışsın. Bu daha güzel oldu” demiş. Evet, ben de beğeniyorum. Ama her zaman günlük tarzı yazamıyorum. Sıkılıyorum. O yüzden farklı farklı tarzlar denemeye çalışıyorum.

Mesela dün akşam, kısa bir hikaye yazdım. Bana göre komik bir hikayeydi yazdığım. Zira ben hikaye yazarı olsam, galiba böyle komik şeyler yazardım.

Bu akşam bizim evin hemen karşısında asker eğlencesi vardı. 2-3 saatlik. Asker çocuğa kına yakıldı. En sonunda da askeri, havaya atıp tuttular. Neyse ki bir sakatlık çıkmadı. Çocuk, sağ salim yere indirildi.

Bu ara bloglara bakıyorum da. Yorumlarda bir hareketlilik var. Her açtığım blog yazısında, 15-20 yorum görüyorum. Seviniyorum böyle olunca. Yaşasın bloglar.

Bana yorum yapmış olan blog arkadaşlarımın yazılarına döndüm. 10-15 blog vardı herhalde. Yazıları okuyup, yazılara yorum bırakmak yaklaşık bir saat sürdü. Ben yavaş okuyorum ya. Kelime kelime okuyorum.

Okulda yapılan hızlı okuma yarışmalarında da pek iyi değildim pek. Bizim bir teyzeoğlu vardı. O baya hızlı okurdu.

Kişisel blog yazıları serisi bu akşam da perdelerini kapatıyor efenim. Sağlıcakla kalın.

*Önceki yazı: Kişisel Blog Yazıları #77: Gece 3’te İşlenen Suç: Bisküvi Pastası…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder