Kişisel Blog Yazıları #97: Salı Gününden Dağınık Notlar

Bizimkiler mercimek çorbası yapmış. Tatsız tuzsuz. Sonradan tuz ekleyince de aynı tadı alamıyorsun. Tuz atıyorum atıyorum bir türlü tuzlu olmuyor. Bu nasıl bir şeydir? Tuz attıkça tuzu emiyor sanki çorba.

Babamla, Ruhi Çenet’in, Hong Kong’daki tabut evler videosunu izledik. Yarısında kapattırdı. Biraz rahatsız edici bir videoydu. İnsanlar gerçekten o küçücük yerlerde nasıl yaşıyorlar? Zor bir yaşam. Ama insanın yapısı böyle. Her zorluğa alışıyor.

Atv’de, ABİ dizisini izledik. İlk başta dizinin tutmayacağını düşündüm ama şimdi dizi akıp gidiyor. Yani izleniyor, izletiyor.

Kız kardeşim, daha önceleri pastilin hiçbir işe yaramayacağını düşünürmüş. Ama şimdilerde her zaman yanında bir pastili var. “Düşündüğüm gibi değilmiş. Boğazımı rahatlıyor” diyor.

Nihilist penguen hakkında yapılan videolar bitmiyor. Penguen Sivas’a gidiyormuş, Düzce’ye gidiyormuş gibi bir sürü video yapıldı. Bir tane video da da kadın, penguene dolma yedirmeye çalışıyor. “Ye de öyle git, nereye gideceksen” diyor. Ulan nihilist penguen. Kalplerimize dokundun be. Artık penguenler benim için sıradan hayvanlar değiller. Bundan sonra ne zaman bir penguen görsem aklıma hemen nihilist penguen gelecek.

Altından sonra gümüş de patladı. Şimdi de bakır patlayacak diyorlar. Dünyadaki belirsizlik ortamı kıymetli madenlere akın başlattı resmen. Herkes yatırım aracı olarak kıymetli madenlere yöneliyor.

Kardeşimin aldığı pastilden ben de attım ağzıma bir tane. Acı geldi. içeriğine baktım. İzmir kekikli, Afrika sardunyalı diyor. Bu nasıl bir karışımdır abi?

Öyle böyle salı gününü de bitirdik. Gelsin çarşamba günü. Yani hafta ortası.

Finansal özgür olmanın yollarını araştırın ve finansal özgür olun millet. Her sabah işe gitmek zorunda kalmayın. Ben daha finansal özgür olamadım. Mesele zengin olmak değil, finansal özgür olmak. Ulan bu da nereden çıktı şimdi? Hiç aklımda yoktu bu konuyu değinmek ha. Neyse, demek ki bunu da yazmam gerekiyormuş.

*Önceki yazı: Kişisel Blog Yazıları #96: Pazartesi ve turşu

 *Sonraki yazı: Kişisel Blog Yazıları #98: Hafta sonunu bekleyerek ömür mü geçer?

12 yorum:

  1. Eşimde aynısını söyler sonradan tuz ekleyince olmuyormuş. Çok tuzlu yemeyin zararlıymış. İşe gitmeyi seviyorum ben ama. Hülya

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, her şeyin olduğu gibi tuzun fazlası da zararlı. İşe gitmeyi seviyorsanız ne mutlu size Hülya Hanım :)

      Sil
  2. Ne kadar kaçarsan o kadar kovalanırsın nihilist penguen.

    YanıtlaSil
  3. 1.kural sıfır borç, 2.kural finansal özgürlük

    YanıtlaSil
  4. Tuzsuz mercimek kurufasulyesiz pilav gibidir. :) Finansal özgürlük de yeni çıktı heralde. Türk dizileri artık sarmıyor. Belki eski dizileri (2000-2013 arası) izleyebilirim o kadar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hiç gideri olmuyor tuzsuz olunca kardeşim :) Finansal özgürlük bayadır ama. Ama daha senin ilgi alanına girmemiş. Demek ki daha zamanı var :) Ne varsa eski dizilerde var. Akşamları vakit geçsin diye izliyoruz işte.

      Sil
  5. Bolca miktar yazılarında ailenden bahsettin, fazlaca imrendirmiştin. Ben de sonunda ailemi ziyaret edebildim. Ben de sıcacık aile yemeği yedim sonunda! :)

    Akşama maç var. Bugün günlerden Galatasaray! ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Afiyet olsun ve gözün aydın :) Evet, maça son 10 dakika. Bir Galatasaraylı olarak çok heyecanlıyım. Haydi Cimbom :)

      Sil
  6. brokoli çorbası en lezzetlisi :)

    YanıtlaSil