Pazar günü düşünceleri...


     Bir Pazar günü daha bitti. Ama bu Pazar benim için çalışarak bitti. İşimiz gereği bazen pazarları çalışıyorum.  İşyerine çorba sipariş ettik akşam saatlerinde. 17:00 gibi. Ezo gelin çorbası iyi gitti akşam akşam. Eve geldiğimde ilk işim Fenerbahçe- Galatasaray maçının skoruna bakmak oldu. Fenerbahçe’yi yine yenemedik Şükrü Saraçoğlu’nda. 1-1 berabere kaldık. 

     Kıdem tazminatını konuştuk arkadaşlarla. Herkesin, işçi olarak bu hakkımızın da elimizden alınacağı yönünde düşünceleri var. Osman’ın bu akşam keyfi yerinde. Bizimkiler ciğer almışlar. Ciğerin üstüne güzel bir uyku çekiyor şu an koltukta. Hayatta beklentilerimizi çok üst düzey mi tutuyoruz? Belki de bulunduğumuz konum bizim için iyidir. Her yerde devamlı daha fazlasını isteyin söylemlerine kapılıp içinde bulunduğumuz durumu sağlıklı bir şekilde değerlendiremiyoruz belki de. 

pazar günü

     Şu an saat 00:12 geçiyor. Dışarda gök gürüldemeye başladı. Peşi sıra yağmur da yoldadır. Gecenin bu saatinde bile öten kuşlar var. Sanki güzdüzmüşçesine. Sanki açık ve güneşli bir hava varmış gibi. “Rüyamda şöyle bir şey gördüm. Ne anlama geliyor” dedi İrem. “İnternetten baksana” dediler. “Yahu bir siteye bak iyi, diğerine bak kötü yazıyor” dedim. “Ne gördüysen ona bak. Detaylarına bakma. Mesele ayakkabı mı gördün. Ayakkabı görmek ne diye bak. Detaylara girme” dedi Nagihan. Dediğim gibi internette iyi ve kötü yorumları çıktı. 

     Youtube’dan takip ettiğim ettiğim kanalları izlemeyi seviyorum. Ama bazen de hiç birini görmek istemiyorum. Sıkılıyorum. Çok çabuk sıkılıyorum bende. Yapım bu. Aslına bakarsanız bu yazıyı da yazmayacaktım. Çünkü aklıma yazacak bir konu gelmedi. Her akşam ne yazacağım diye kıvranmaktan da sıkıldım. Alışkanlık yolunda ilerliyorum. Böyle bir durumda yazmayı bırakmayayım dedim. Aklıma ne gelirse onu yazarım diyerek oturdum yazının başına. 

     Cem Yılmaz’ın son gösterisine giden var mı? Gidenlerden gösteri hakkında olumlu veya olumsuz yorum yapan? Köşe yazarlarından da duymadım iyi ya da kötü bir şeyler. Ayaklarım üşüyor çorapları giyiyorum. Sonradan ayaklarım yanmaya başlıyor. Tekrar çorapları çıkart. Anlamadım gitti. Ortaya çok çok karışık bir yazı oldu. Okuduktan sonra aklınızda bir şey kalacak mı bilmiyorum. Açıkçası görüşlerinizi de merak ediyorum.

Foto kaynak: https://www.pexels.com/photo/person-holding-white-ceramci-be-happy-painted-mug-851213/

Yorumlar

  1. Cem Yılmaz ın gösteri biletlerinin yok sattığını duydum sadece. 😇

    YanıtlayınSil
  2. Kıdem tazminatı eğer yasalaşırsa gerçekten emekli olduğun yaşa kadar o tazminatı alamamak çok zorlayıcı olacak, üzülüyorum

    YanıtlayınSil
  3. Cem Yılmaz'ı soğuk buluyorum, birkaç kez tv de filmlerine, şovlarına denk geldim, gülemedim. Beni güldürmüyor belki de. :)

    YanıtlayınSil
  4. Osmannnnnnnnn ciğercinin kedisi 😂😂

    YanıtlayınSil
  5. Hayatımı kazanmak için bende bir süre pazarcılık yaptım cidden zor iş ekmek davası başka çaren olmayınca ömür boyu çalış kıdem tazminatını düşünmeye hayal etmeye gerek yok (TOLUM) :)

    YanıtlayınSil
  6. kıdemlere dokunabileceklerini sanmıyorum. ayaklanma çıkar.

    YanıtlayınSil
  7. Her yazında bahsediyorsun ya, takip ettiğim youtube kanalları diye. Birkaç tane yazar mısın? Barış özcanı biliyorum sadece...

    YanıtlayınSil
  8. çok keyifli yazmışsınız, okuması çok zevkli:))

    YanıtlayınSil

Yorum Gönderme

Bu blogdaki popüler yayınlar

Facebook ve İnstagram'da aynı gönderiyi paylaşmak...

Blog sayesinde iş bulmak...

Clubhouse gibi yeni fikirler lazım bize...