Bir cumartesi günüm böyle geçti...


Tatil sabahları niye insan işe giderken ki saatte kalkar? Bugünde öyle oldu. Saat 07:00’de de ayaktaydım. Takip ettiğim blogların yazılarını okudum. Gözlerim kapanmaya başladığında tekrar koydum kafamı yastığa.

Kalktığımda saat 12:30’du. "Çok uyumuşum" dedim. Bir bardak çay içip, birkaç zeytin ve peynir ağzıma atıp hemen giyindim. Liseden arkadaşım Yaşar ile buluşmaya gidecektim.

Saat 13:30 otobüsüne bindim. Her yarım saatte bir otobüs kalkar Düzce merkeze. Sabahları işe giderken bir tişört giyer, üzerine de hırka çeker giderim.

Servise kadar üşüsem bile gün boyu iş yerinde olacağımız için, kazak giyip giymemem sorun olmaz. Ama illa ki dolaşırız sokaklarda, turlarız diye kazak giydim.

Nerden giydiysem onu da. Otobüste yandım. Hırkayı çıkardım yetmedi. "Bir an önce ineceğim yere varsa da insem şu otobüsten" deyip durdum.

Dışarısı otobüsün içi gibi değildi. Biraz serinceydi. Yaşar’la Cihat’ın Yeri’ne gittik. Bizim Düzce’de hamburgerci. Meşhurdur. Yerli ve milli yani.

Hamburgerleri bir güzel gömdük. Ardından çay ile sohbeti koyuladık. Şu ana kadar neler yaptık? Gelecekte neler yapacağız? Bu sorular etrafında döndük durduk.

Avm’deki kitapçıya gittik. Kitaplara baktık. Her görüşmemizde muhakkak kitapçıya uğrarız. Bizim için bir gelenek halini aldı.
Hava kapalıydı. Üstüne birde yağmur yağmaya başlayınca erkenden evlere dönmeye karar verdik. 17:30 otobüsüyle eve geldim.

Sabah gazetesi almıştım. Ona şöyle bir göz attım. Cumartesi eki bomboş. Okunmaya değer bir şey yok. Hafta sonu ekleri güzel oluyor diye aldım. Oda hüsran oldu işte.

Köşe yazarlarına baktım. Hıncal, yine yarım sayfa yazmış. Şu adama hayranım ya. Nasıl doldurabiliyor onca yeri. Birikim başka şey.

Yazısını okuyacağım köşe yazarının sayfasını evirip çevirip okumak zor geldi bana. İnternetten okumaya baya alışmışım. Bunu fark ettim.

Akşam yemek yerken babam, Show tv’nin haberlerini açmış. Yine üçüncü sayfa tarzı haberler veriyordu. Hayattan soğuttu beni. Kanal D’yi açtım bende.

Gündemde Cemal Kaşıkçı’nın cesedi nerede sorusu var. Diyarbakır’da stad açılışına özel; bakanlar, milletvekilleri ve eski futbolcular maç yapmış. Başlama vuruşu ise Erdoğan’dan. Öne çıkan bunlardı.

Bir haftadır elime kitap alamıyordum. Elif Şafak’ın, Ustam ve Ben kitabına devam ettim. Güzel gidiyor kitap. Daha 200’lerdeyim.
Öyle böyle bir gün daha bitti işte. Saat 23:57. Herkese iyi pazarlar.

Yorumlar

  1. Güzel bir şans beraber kitapçıda gezecek arkadaşlarınızın olması..

    YanıtlayınSil
  2. Pazartesi yaklaşıyoooorr...

    YanıtlayınSil
  3. Yazını okudum. Televizyon seyredemiyorum artık ben Cem. Bloglar da bayağı durgun. Hiç bu kadar sıkılmamıştım. Yarın pazartesi :) Hayırlı haftalar kardeşim. Kolay gelsin :)

    YanıtlayınSil
  4. Hafta sonu oğlumun kursları olduğundan ben zaten sabah 06.00'da ayaktayım. Ancak yazları uyuyabiliyorum.

    YanıtlayınSil

Yorum Gönderme

Bu blogdaki popüler yayınlar

Facebook ve İnstagram'da aynı gönderiyi paylaşmak...

Netflix iş ilanı...

Hayalimiz için gerçekten çaba gösteriyor muyuz?