Now’da, Ömür Usta adında yeni bir dizi başladı. Başrollerinde Nurgül Yeşilçay ve Bülent İnal oynuyor. Oto tamircisi olan Ömür Usta’nın hayatını izliyoruz. Oto tamirciliği erkek işi olarak bilinir. Ama Ömür Usta bu işin altından kalkmayı başarmış. Kocası bırakıp gitmiş. Üç çocuğu ve kayınvalidesi ile ortada kalmış. Kocasının mesleğiymiş aslında oto tamirciliği. Kocasının yanına gide gele öğrenmiş. Demek ki meraklıymış. Üç çocuğu var dedik. Bunlardan biri üniversitede okuyor. Annesinden utanıyor. Kız arkadaşına zengin ayakları yapıyor çocuk. Diğer çocuğunu ise karısı terk etmiş. Bir çocuğu ile kalmış ortada. Torununa da bakıyor. Bu çocuk da kumar bağımlısı. Bir tane de kızı var. Onun da sevgilisi var. Adam evli ve çocuğu var. Ama kız bilmiyor. Adamdan hamile kalıyor. Şimdi ortam böyle. Gelin de Ömür Usta’ya ağlamayın şimdi. Ağlayın a dostlar Ömür Usta’ya ağlayın.
Kişisel Blog Yazıları #284: Ağlayın a dostlar Ömür Usta'ya ağlayın
Kişisel Blog Yazıları #283
Bugün gün boyu yağmur yağdı ve hala da yağmaya devam ediyor. Bir hafta böyle yağmurlu gidecek deniyor. Öyle bir yağmur yağıyor ki sanki kara çevirecek gibi. Eylül ayında kar yağarsa biz şok oluruz tabi.
Atv’de,
Türkiye-İtalya futbol maçını izliyoruz. 4-1 yenik durumdayız. Kesin yeneriz
diye düşünüyorduk dört yedik. Kalktım geldim blog yazımı yazmaya.
Fon
skandalı konusunda hala tartışmalar devam ediyor. Önce ödemeler hangi
mağdurlara yapılacak? Bu işin içinde başka tanınmış isimler var mı? Çarşı
karışık yani.
Komedyen
Deniz Göktaş tahliye oldu. 80-90 gün cezaevinde kaldı. Akıllarda iki soru:
Bundan sonraki gösterilerinde cezaevi günlerinden bahsedecek mi? İkinci olarak da
artık suya sabuna dokunmadan mı mizah yapacak?
Kişisel Blog Yazıları #282
*Tuzlu Kahve dizisinde bu sefer de Kavak Yelleri dizisinin nostaljisi yapılacak. Aslı ve Efe, diziye konuk olacak. Bu eski dizilere gönderme işi nereye kadar devam edecek bakalım?
*Trump,
yapay zekaya artık süper zeka denmesini istemiş. Gerçekten dünyada dengeleri
değiştirecek bir adım olmuş bu. Korona zamanı da çamaşır suyu için falan
diyordu. Bir gün başkanlığı bıraktığı zaman akıllarda hep bu açıklamalarıyla
kalacak Trump.
*Bir
tane yazıda- nerede gördüm hatırlamıyorum- kafeye gidip oturun ve insanların ne
yaptıklarını yazın diyordu. İnsanlar yanlış falan anlar ondan sonra al başına
sorunu. Gerçi birkaç blog yazımda kafede otururken hissettiğim duygular ve
gözlemler hakkında yazmıştım. Buradan okuyabilirsin.
Kişisel Blog Yazıları #281
*Now’da yeni başlayan Anne Yarısı dizisinin ilk bölümünü izledim. Diziyi beğendim.
*Google,
28 yıl önce bugün kurulmuş. Google olmasa ne yapardık biz?
*90
yaşında vücut geliştirmeci Japon bir abimiz varmış. Haftanın altı günü
antrenman yapıp, şampiyonluktan şampiyonluğa koşuyormuş. Et ve balık da
tüketmiyormuş. Nasıl olur ya? Et girmeyen eve dert girerdi hani.
*Saat
17:26 geçiyor. Çay içiyor ve yazımı yazıyorum. Pazartesi sendromu da basmaya
başladı.
*Yine
bir gezegenden gelen radyo sinyalleri tespit edilmiş. Artık sıradan bir haber halini
almaya başladı bu. Tamam, sinyal geliyor. Peki ya sonra? Sonrası yok.
*Yarın
akşam Türkiye- İtalya futbol maçı var. Sanki yenecekmişiz gibi geliyor bana.
Yarın akşam 21:45’te başlayacak maç ve Atv yayınlayacak.
Kişisel Blog Yazıları #280
Çocukken takvim yapraklarını çok okurdu. Hem de her gün. Ama şimdi nerede. Yazacak konu arıyordu. Belki aradığı konuyu takvim yapraklarında bulurdu. Birkaç takvim yaprağını okudu. Ama yazmak için bir konu bulamadı. Sadece nostalji yapmış oldu. Biraz camdan dışarıyı izledi. Biraz kitap okudu. Birkaç köşe yazısı okudu. Biraz da YouTube’da takıldı. Ama yok. Bir türlü yazacak bir konu bulamıyordu. Kafasını boşaltmak için biraz müzik dinledi. Yatağa uzandı ve gözlerini kapadı. Müzik dinlerken ve yazacak konu düşünürken uykuya geçmişti. Uyandığında saate baktı. Bir saattir uyuyordu. Uykusunda rüya görmüş olsaydı onu yazacaktı. Ama annesi her zaman, “Gördüğünüz rüyayı herkese anlatmayın” derdi. Rüya görmüş olsa da rüyasını yazamazdı yani. Annesinin öğüdünü dinlerdi. Bilgisayarın başına geçti ve yazısının başlığını attı: Annesinin öğüdünü dinleyen çocuk.
Kişisel Blog Yazıları #279
*Avcı- toplayıcı döneminde ne güzelmiş ya. Hayvan avla, karnını doyur ve günün geri kalanı senin. Ne istersen onu yap. Fatura derdi yok, kariyer derdi yok. Tamamen yokları oynuyorsun. Ama pozitif anlamda yokları oynamak bu.
*Now
TV’de, Ömür Usta adında yeni bir dizi başlayacak. Nurgül Yeşilçay oynuyor Ömür
Usta’yı. Lotoda her zaman aynı rakamları oynuyor dizide. Bir gün tutacak diyor.
Çevremde de birkaç kişi var böyle. Yıllardır aynı rakamları oynuyorlar. Ama
daha büyük ikramiyeyi yakalayan olmadı aralarından.
*Kişisel
gelişim için son dönemde devamlı tekrar edilen bir şey var: Olaylar senin
elinde değil ama olaylara vereceğin tepki senin elinde. Asıl güç, vereceğin
tepkiyi kontrol etmende. Baya mantıklı. Ama ya bunu hayata geçirebilmek. Kırk
fırın ekmek yemek lazım.
Kişisel Blog Yazıları #278
*Kanal D’de, Kuralsız Sokaklar programını izledik biraz. Fransa’nın Marsilya şehrindeydi. Sonra Atv’ye geçtik. Mercan Köşk dizisinin tekrarı vardı. O bitti ve Türkiye- Fransa maçı başladı. 1-0 yenildik. 5-6 gol yemeyelim diye maçtan önce konuşuyorduk. Maçın sonunda neredeyse beraberliği yakalıyorduk ama olmadı.
*Halk
TV’de, sabah haberlerini bir süredir Deniz Bayramoğlu sunuyor. Nasıl sunuyor
bakalım diye izlerken şunu fark ettim: Hiç fanatikçe sunmuyor haberleri. Sadece
haber sunuyor, spikerlik yapıyor. Keyifle izliyorum.
*ABD
Başkanı Trump, basına sansür uygulamış. Televizyonlar da Trump’a sansür
uygulamış. Trump ekranda konuşuyor ama sesi duyulmuyor. Televizyonlar özellikle
böyle yayın yapmışlar. Protesto yani. Trump da sinirlenmiş. Kendine televizyon
kurmaya karar vermiş. Trump TV olur adı da herhalde.