Kişisel Blog Yazıları #259: Bir sabah uyandım ve yazar olmaya karar verdim

Bir sabah uyandım ve yazar olmaya karar verdim. Yazar olmak için fular gerekirdi ama benim fularım yoktu. Hızlıca bir kahvaltı yapıp hemen bir fular almaya gittim. Gözüme ilk çarpan fuları aldım ve hemen eve geldim. Başka ne lazımdı? Bilgisayar. O zaten vardı. Hemen bir kahve yaptım kendime. Bilgisayarımı açtım. Word sayfası karşımdaydı. Tamam da şimdi ne yazacaktım? Aklıma bir şey gelmiyordu ki. Fulara da boşuna mı para vermiştim şimdi? Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde bir Keloğlan varmış. Ulan oldu mu bu şimdi? Çocuklara masal mı anlatıyorum? Olan şeyi yazmış olurum zaten. Ama bu Keloğlan’a farklı şeyler yaptırırsam o zaman bir masal olur işte. Ama bu Keloğlan’a ne yaptıracağım ki? En iyisi Keloğlan, “Yetti artık bu kellik. Ben de saç ektireceğim” desin. Hah, şimdi oldu. Masalı başlatmadan bitirdim. En iyisi ben roman ve hikaye okuyayım da kendimi geliştireyim.

*Önceki yazı: Kişisel Blog Yazıları #258: Uzaylılar hakkında birkaç komik not

Kişisel Blog Yazıları #258: Uzaylılar hakkında birkaç komik not

*Uzaylı gördüm. Şaka şaka. Ne işi var uzaylının bizim buralarda. Onlar çıkarsa Amerika’da çıkar. Filmlerde hep Amerika’da çıkıyorlar çünkü. ABD Başkanı Trump ile görüşürler önce.

*Şu an aklıma geldi bak. Tepkikolik YouTube kanalı var ya. Orada uzaylılar, uzaylı filmlerine tepki veriyorlar diye bir bölüm çekiliyormuş.

*Bir ara Elon Musk’ın, uzaylı olduğuna dair iddialar ortaya atılmıştı. Hatta reptilyan olduğuna dair. Öyle bir görüntüsü vardı. Gözleri acayip dönüyordu. Bu da moda oldu. Ünlülere, uzaylı demek. Bu arada Elon’ın gözlerinin o kadar dönmesinin nedenini kafasının bir milyon olmasına bağlayanlar da vardı. Yorum sizin.

*Uzaylılar da uzun vadeli yatırım düşündükleri için altın alıyorlarmış iddiası var. Uzaylı da olsan güvenli liman, altına sığınıyorsun işte. Şaka şaka. Böyle bir iddia mı olur lan? Ben şimdi uydurdum.

*Önceki yazı: Kişisel Blog Yazıları #257: Ben hiçbir şey yaşamamışım

Kişisel Blog Yazıları #257: Ben hiçbir şey yaşamamışım

*Cemre Demirel’in, YouTube canlı yayınlarını seviyorum. Hayatın her alanıyla ilgili bir fikri var, bir yaşanmışlığı var. Her halinden belli oluyor. Bir de kendime bakıyorum, “Cem, sen hiçbir şey yaşamamışsın” diyorum.

*Bu yaz ayında ilk defa oturduğum yerde terledim sıcaktan. Tişörtüm su içinde kaldı. Koskoca iki ay, haziran ve temmuz aylarında böyle olmamıştım hiç. Yaz ayı giderayak, yazlığını gösteriyor işte.

*Arkadaşın dişini, şişken çekmişler. Yanağı davul gibiydi. Diş, şişken çekiliyor muydu ya?

*Arkadaşla sinemaya gidecektik. Örümcek Adam’a. Yok bugün müsait olurum, yok yarın müsait olurum derken hala gidemedik. Yok arkadaş, kimseyi beklemeyeceksin. Kendin gideceksin.

*Örümcek Adam demişken. Örümcek Adam’ı da oynamayan oyuncu kalmadı herhalde. Önüne gelen oyuncu Örümcek Adam’ı oynuyor.

*Önceki yazı: Kişisel Blog Yazıları #256: Celal Şengör, Odyssey filmi hakkında ne dedi?    

*Sonraki yazı: Kişisel Blog Yazıları #258: Uzaylılar hakkında birkaç komik not

Kişisel Blog Yazıları #256: Celal Şengör, Odyssey filmi hakkında ne dedi?

Celal Şengör, Odyssey filmi hakkında ne dedi? Bugün İnstagram’da en çok paylaşılan gönderilerden biriydi bu. Daha önce İnterstellar filmi hakkında, “Zırva” demişti. Bakalım bu filme de mi, “Zırva” demiş diye haberi okudum. Christopher Nolan’a verip veriştirmiş. “Çok kötü bir film. Kardeşim, sen Helen’i zenci yaparsan olmaz bu iş. Çünkü Helen’in Homeros’ta tasviri var, sen bunu yapamazsın” demiş. Peki böyle açık bir tasvir varken Nolan neden siyahi bir kadını oynatmış? Bunun hakkında Nolan bir açıklama yapmamış. İnternette de bunun üzerine tahminler yürütülüyor sadece. Oscar ödülü almak için oynattı iddiaları var. anladığım kadarıyla Oscar Jürisi bu olaya önem veriyor. Sonuçta bir destan, o kadar da takmayın diyen de var. Yani ortada net bir şey yok anlayacağınız. Benim görüşüme gelirsek: Madem ki destan da tasviri yapılmış. O zaman siyahi bir kadını oynatmak saçma. Yani Celal Hoca’dan yana oyumu kullanıyorum.

*Önceki yazı: Kişisel Blog Yazıları #255: Behzat Ç. Amirim de gözaltında   

*Sonraki yazı: Kişisel Bog Yazıları #257: Ben hiçbir şey yaşamamışım

Kişisel Blog Yazıları #255: Behzat Ç. Amirim de gözaltında

*Güne, Ankara, Etimesgut Belediyesi’ne yapılan operasyon ile uyandık. Bu sefer gözaltına alınan belediye başkanı Erdal Beşikçioğlu’ydu. Yani bilinen adıyla Behzat Ç. amirim. Yıllarca polisi oynadı. Şimdi ise bildiği mekanlarda, bu sefer oyuncu olarak değil, sanık olarak bulunuyor. İddiaya göre yolsuzluk yapmış. Bekleyip, göreceğiz.

*Emrah Safa Gürkan’ın, YouTube kanalında bir videoya denk geldim. Konu: Yakup Kadri ve romanı Yaban’dı. O romanda, Yakup Kadri’nin, Anadolu köylüsünü şeytanlaştırdığı, videonun başlığıydı. Başkaları olsa hemen buna şöyle yorumlarlardı: İşte CHP zihniyeti.

*MasterChef şampiyonu Eren Kaşıkcı, evinde ölü bulunmuştu. Ufak bir kızı varmış kendisinin. Babacığını hayal meyal hatırlayacak. Ne üzücü değil mi? Hayat işte. Acun da açıklama yapmış. Eren’in yavrusu için bundan sonra elinden geleni yapacağını söylemiş. Senden de bu beklenirdi be Acun.

*Önceki yazı: Kişisel Blog Yazıları #254: Niçe’yi bile ağlatan bu dünya, sana bana neler yapmaz be      

*Sonraki yazı: Kişisel Blog Yazıları #256: Celal Şengör, Odyssey filmi hakkında ne dedi?

Kişisel Blog Yazıları #254: Niçe'yi bile ağlatan bu dünya, sana bana neler yapmaz be

*Niçe Ağladığında kitabını sonunda bitirdim. Niçe’yi bile ağlatan dünya, sana bana ne yapmaz be? İşin şakası bir yana: Kitaptaki dostluk çok güzeldi. Hayatın sorgulanması, hayatta yaptığımız seçimlerin sorgulanması ilgi çekiciydi. İlk başlarda bu hikaye nereye varacak diyordum ama sabır edip okuduğuma değdi. Niçe deyince aklıma sadece o pos bıyıkları değil, bu kitaptaki Niçe de gelecek artık.

*Özge Ulusoy, YouTube’da bir programa konuk olmuş. Nerede Arka Sokaklar’da oynayan Özge Ulusoy, nerede şimdiki? Çok fazla estetik yaptırmış.

*MasterChef şampiyonu Eren Kaşıkçı, evinde ölü bulunmuş. Ölüm nedeni otopsiden sonra belli olacakmış. Evinde ölü bulunma olayı eskiden bu kadar çok fazla mıydı ya?

*Yeni Parti’nin logosu değişecekmiş. Logo mu logo işte. Logoyu boşverin. Siz insanlara ne vaat ediyorsunuz onu anlatın bence.

*Önceki yazı: Kişisel Blog Yazıları #253: Polisler aradıkları şeyi bulmuşlardı     

*Sonraki yazı: Kişisel Blog Yazıları #255: Behzat Ç. Amirim de gözaltında

 

Kişisel Blog Yazıları #253: Polisler aradıkları şeyi bulmuşlardı

-Arama iznimiz var. Evinizde arama yapacağız.

-Tabi, buyrun, arayabilirsiniz.

-Siz ikiniz yukarı, siz de diğer odaları kontrol edin.

-Komiserim bulduk.

-Evet, burada bulacağımızı tahmin ediyorduk. Bunu nasıl açıklayacaksınız Hakan Bey?

-Açıklayacak bir şey yok komiser bey. Ben bir bağımlıyım ve bundan vazgeçemiyorum.

-Açık açık itiraf ediyorsunuz demek.

-Evet, komiser bey. Artık inkar etmenin bir manası kalmadı.

-Alın bunu. Gerisi mahkemenin işi.

-Evinde bulmuşlar bunu. İnkar da etmemişsin. Hala inkar etmeyecek misin?

-Hayır, hakim bey, inkar etmeyeceğim? Ben bir bağımlıyım. Suçum neyse de çekmeye razıyım.

-Peki o zaman. Karar. Sanığın suçunu açıkça itiraf etmesi nedeniyle 5 yıl hapis cezasına çarptırılmasına.

-Kardeş, senin suçun neydi?

-Diyetteyken pizza yemek.

Yazarın Notu: Verilen 5 yıl hapis cezası, sanığın iyi hali göz önünde bulundurularak dışarıdan 5 yıl boyunca yemek sipariş yasağına çevrilmiştir.

*Önceki yazı: Kişisel Blog Yazıları #252: YouTube daha sonra izle bölümü kaydetmiyor    

*Sonraki yazı: Kişisel Blog Yazıları #254: Niçe'yi bile ağlatan bu dünya, sana bana neler yapmaz be