Günlerden salı. Aylardan şubat. Saat 23.23 olmuş. Bir günün yorgunluğu daha binmiş omuzlarıma.
Sadece
fiziksel olarak değil, psikolojik olarak da yoruyor insanı gün içinde
yaşadıkları.
Yazıyı
bitirdikten sonra yatarım. Yatınca hemen uyuyamam ama.
Öncelikle
kafamda günün kısa bir değerlendirmesini yapmam lazım. Nerelerde doğru
davrandım, nerelerde hatalar yaptım, şöyle deseydim daha iyi olurdu gibisinden
şeyler işte.
Ondan
sonra bir de genele bakarım, geleceğe. Şu an için hayatımda hedeflediğim yerde
miyim? Hedeflerime ne zaman ulaşabilirim?
O
günkü psikolojime göre kimi zaman hayal kırıklığı ile yatarım. Bazen de umut
dolu olurum. Her şeye rağmen yaşamanın güzel olduğunu düşünürüm. Yarım saate de
uyurum işte.
Yatar
yatmaz uyuyanlara da her zaman imrenmişimdir hep. Ama benim yapım bu işte. Önce
günün ve geleceğin genel değerlendirmesi, sonra da uyku.
Ama
bazen de çok tatlı bir yorgunluk olur. Kafayı vurur vurmaz uyumak isterim. O
gibi durumlarda daha günlük değerlendirmemi yapamadan 5-10 dakikaya uykuya
geçmiş olurum. Ama bu çok nadir olur.
Çok
uykudan konuştuk. Hadi uyuyalım o zaman. İyi uykular.
*Önceki
yazı: Kişisel Blog Yazıları #110: Yazma hevesi kaçar bazen