iphone 6 plus alacam abi...

   Bugune kadar, hic iphone 6 plus kullanmadim. Tercihim hep Samsung'dan yanaydi. Once,  Samsung s3 mini aldim. Belli bir sure onu kullandim. Bir yil olmustur yine kullandigim. Sonra maddi durum elverince. Samsung Grand Neo aldim. Ekrani daha buyuk. Benim isim, internetle. Blog yazmaya baslamadan once de, yine benim isim internetleydi. Ben kose yazisi okumayi severim. Takip ettigim yazarlar vardir. Gazete mansetlerine bakarim. Kisacasi: Hayatimda blog yokken de, internete ihtiyacim vardi.
          SAMSUNG YAVASLIYOR
   Sadece Samsung'lar da mi boyle,  yoksa tum androidler de de, belli sure sonra yavaslama oluyor mu,  bilmiyorum. Ama benim, Samsung grand neo yavasladi. Mesela mesajlara basiyorum. Hemen gelmiyor. 4-5 saniye bekliyor. Ben istiyorum ki, bastigin an ekran gelsin.
O yuzden, arkadaslarim yeni telefon aldiklarinda, hemen hizlarina bakarim. Bizim Semih, askere gitmeden bi kac ay once, iphone 4s aldiydi. Hemen hizina baktim tabi. Harika. Gidesiye kadar kullandi. Hic de sikayet ettigini duymadim.
            iPHONE ALMA ZAMANi
                           GELDİ
   Semih'te hic sikayet etmeyince,  kararimi verdim. Artik bende bir iphone'lu olacaktim. iste tam o aralar da, iphone 6 plus cikti. Bekledigim iphone buydu. Diger iphone'lar, kucuk ekranliydi. Bu ise,  dev gibiydi. Ama bi sorun vardi ki, fiyati. Fiyati ucuyordu. Bende uzun bir planlama yaptim. iphone 6 plus,  fiyati dustugunde alacaktim. Gecen yemekhanede bu konu acildi, "Ya dedim. Bu iphone 6 plus ne kadar?" Dediler ki, "3000 ile 3500 arasi".
          iPHONE 6 PLUS ALACAM
                            AMA
                   BiR YiL SONRA
   Hemen orda dahiyane plani mi acikladim. iphone 6 plus bir yil sonra, f iyatı dusunce alacaktim:) " O zaman ne kadar olur?" dedim. "2500 falan" dediler. Bekledigim f iyat araligi bu degildi. Bilal, "iphone'larin f iyati cabuk dusmuyor" dedi. Evet, dogru. Bizim Semih'te, iphone 4s'e,  bin kusur lira vermisti. Her seye ragmen kafaya koydum. Iphone 6 plus alacam abi:))

Blog linki : yasamdanyazilar.blogspot.com


Karsinizda ben: Beceriksiz...

   Daha onceleri, beceriksiz oldugumu kabullenmezdim. Ama artik kabulleniyorum. Evet, ben bir beceriksizim. Annem bu durumu cok onceden gordu. Bana hep derdi ki, "Elin bi seye de yakissin". Sagolsun. Simdilerde yasimiza hurmeten, bu sozu kullanmiyor artik. Annemden yillar sonra bu sozu, bi abimden de duydum.
              DUN iTiBARIYLE
               KABULLENDiM
   Dun o abiden, o sozu duyduktan sonra, cizgi f ilmlerdeki gibi,  beynimdeki ampul bir anda yandi. Tum belirtiler tek bir seyi gosteriyordu. Galiba ben,  beceriksizdim. Hemen bi rahatlama geldi. Meger, beceriksiz oldugumu kabullenmemek, ne de agirlik yapiyormus ruhumda. Sanki,  ruhumdaki birikmis olan agirliklari attim. Bi haf ifledim.

         GERCEKLE YUZLESiNCE
    Beceriksiz oldugum gercegiyle yuzlesince. Haf ifledim, haf ifledim ama. Uzuldum de. Kim beceriksiz biri olmayi ister ki. Ama iyi de oldu. Bundan sonra bir ise kalkisirken,  bunu da goz onunde bulunduracagim.
         NELERDE BECERiKSiZiM?
   El yatkinligi gereken islerde. Mesela: Su anda bir fabrikada calisiyorum. Kpss sinavina kadar. Gun icerisinde bi suru is yapiyoruz. Ve ben, hic bir isi dogru durust yapamiyorum. Verilen isi yapiyor muyum? Yapiyorum. Ama sikinti var iste.
                NE OGRENDiM?
    Eksik bir yanimdan kacmanin, onunla yuzlesmemenin, aslinda bir avantaj olmadigini. Boyle yaparak ruhumu baskiladigini. Kabullendim. Rahatladim. Siz de hemen boyle yapin. Bi deneyin. Bakin nasil da rahatlayacaksiniz.

Foto kaynak : pixabay.com

Blog linki : yasamdanyazilar.blogspot.com

      

KPSS maceram basliyor...

   Bu benim Kpss'ye ikinci girisim olacak. Onceki girisim, askerden geldikten sonraydi. iki yil once. Askerden, nisanda geldim. Haziranda sinava girdim. Tabi, dogru durust calisma firsati yakalayamadim. Zaten askerde calisma firsatim olmadi. "Askerde de hazirlanabilirdin" diyenler oluyor. Askerligin psikolojisi farkli. Ben o ortamda calisamadim. Ben evde ya da dersanede olacagim. Belli bir calisma sistemi kuracam ve ona gore devam edecegim. O yuzden o ortam bana uygun degildi.
         BU SENE UMiDiM DAHA COK
   Bu sene onumde uzun bir donem var. Bu donemi en iyi sekilde degerlendirmeyi dusunuyorum. Dersaneye gitme gibi bir planim yok. Evden calisacagim. Zaten istesem de gidemem. Calisiyorum. Belli bir saatten sonra calismadan olmuyor. Hem calismak, hem de kpss' ye hazirlanmak zorundayim. Farkindayim. Ikisini bir arada goturmek zor. Ama su an icin boyle devam etmek zorundayim.
           ENDiSEM MATEMATİK
    Su hayat yolunda matematik ile hic aram duzelmedi. Bi turlu anlayamiyorum. Yapamiyorum. Yapamadikca moralim bozuluyor. Sonra, "Yok ya yapamiyorum" sizlanmalari basliyor. Yurdumun her sinavinda oldugu gibi, kpss' de de sizi, milyonlarca adayin onune geciren matematik. O yuzden olmazsa olmaz. Bana on-on bes net yeter. Ona gore calisacagim.

Blog linki : yasamdanyazilar.blogspot.com


Pazartesi sendromum varrrrr...

   Evet. Beyler, bayanlar. Haykiriyorum, "Pazartesi sendromum varrrr". Koskoca bir pazar tatilinden sonra sabahin korunde kalk. Ustunu giyin. Offff, offfff. Bir insanda pazartesi sendromu niye olur ki? Sizin bu konuda varsa bi cevabiniz, buyrun yorum bolumune. Tartisalim, konusalim. Su pazartesi sendromunu didik didik edelim. Bu millet niye her pazartesi boyle diye.
           BU YAZiYi DURAKTAN
                   YAZiYORUM
    Ozellikle durakta yazmayi tercih ettim. O duyguyu, o sendromu zirvede yasarken, sicak sicak yazmak istedim bu duygulari. Aklima su soru da geliyor, "Acaba sevdigim bi meslegi yapsaydim, yine de pazartesi sendromu yasar miydim?". Bu yaziyi okuyan, sevdigi meslegi yapan sansli kisilerden biriyseniz. Ozellikle sizden rica ediyorum. Bu soruyu cevaplayalim. Gercekten merak ediyorum. Sevdigim meslegi yapsam, pazartesi sendromunu yasamam gibi geliyor bana.
        OGLEDEN SONRA GECiYOR
    Hele o ise ilk baslayis ani var ya. Orada bi yuzumu gorseniz. "Yuzun sirke satiyor" dersiniz. Disardan oyle. Peki ya icerden? icerisi karisik. Homurdanmalar, bagirmalar. Psikolojik bi savas. Ama sonra sonra, zaman ilerledikce, kan degerlerim normale donuyor. Cikan tansiyonum iniyor. Bu dedigim olaylar ogleden sonra oluyor. Oyle ya da boyle, bir pazartesi sendromunu daha atlatmis oluyorum.
          YA DA FAZLA KASMAYiN
    Yani. Sonucta kassaniz da bi sey degismeyecek:)) Kucuk mutluluklar bulun kendinize. Öyle atlatmaya calisin. (Simdi de psikolog yanim tuttu:)) iste bloglamayi bu yuzden seviyorum. Kafana gore takiliyorsun. E bu kadar lak lak yeter. iyi pazartesi sendromlar herkese:))

Blog linki : yasamdanyazilar.blogspot.com



  
          


Pazar gunu tatil demek...

   is aradigim zamanlar, benim icin pazar gununun bir onemi yoktu. Sali, carsamba gunu gibi bir gundu benim icin. Ama calismaya basladiktan sonra, pazar gunu, degerini ve onemini bir kez daha hatirlatti bana.
           PAZAR DEMEK TATİL
                      DEMEK
    Pazar demek tatil demek. Bu tatil gununde olabildigince dinlenmeye calisiyorum. Uyumanin dibine vuruyorum. Ama bu her zaman olmuyor. inadina gibi, sabah sekizde dokuzda uyaniyorum. Okul zamaninda da boyle olurdu. Hafta ici  zar zor kalkardim. "Cumartesi, pazar on, on ikiye kadar yatacam derdim". Ama nerdee. Sabah yine sekizde dokuzda acardim gozleri. Ayni bu durum, calisma hayatimda da devam ediyor iste.
          PAZAR GUNUNU UYUYARAK
                         GECiRMEK
   Tamam, sabah sekizde uyaniyor olabilirim. Ama bu daha sonra uyumayacagim anlamini tasimiyor. Kalkip kahvalti falan yapiyorum. Televizyona bakiyorum. Oyle boyle saat 14:00 ya da 15:00 oluyor. Benim gozler yine kapanmaya basliyor. Yine bi yatiyorum. iki uc saatte oyle uyuyorum. Yani pazar gununu uykuya boguyorum.
          PAZAR GUNLERi SAAT
                       UCUYOR
   Siz de farkindasinizdir. Pazar gunleri saat ucuyor. Hemen ogle oluyor. Hemen aksam oluyor. Hafta ici isteyken boyle vakit akmaz. Gecen her dakika pazartesi sendromum basliyor. Cunku gecen her dakika pazartesiye akiyor. Su an aksam saat 19:13. Pazartesi sendromunu yasamaya basladim.

Blog linki : yasamdanyazilar.blogspot.com


Benimki nasil bir kisilik???

   İnsanlarda ilk biraktigim izlenim: kendi halinde, sessiz sakin, gerektiginde konusan, biraz da itici biri. Evet. Ben buyum. Ama ilk baslarda. Ben bir ortama girdigim zaman hemen isinamam abi. O sekil bi kisilik olmayi cok isterdim. Soyle girisken falan. Ama nerdeee. Ama yine de hakkimi yemeyeyim. Bazi zamanlar cok girisken olurum. Konusamayacagim kisi, yapamayacagim is yoktur. Ama dedigim gibi her zaman degil. 15-20 dakika. Belkide yarim saat.
            KABAK CiCEGi GiBi
          SONRADAN ACiLiRiM
    Bu deyimi kendim icin kullanacagim hic aklima gelmezdi. Aynen bu deyimdeki gibiyim. Bir ortama alistikca konusmaya, araya girmelere, hatta ve hatta esprilere bile baslarim. Hee, o kadar cok esprili bir kisilik degilim. Ama hepten de bu konuda kabiliyetsiz oldugum soylenemez. Evet. Nerde kalmistik. Heh. Kabak cicegi. Simdi su an dusundum de, ben hic kabak cicegi gormemisim. Yazidan sonra nasipse google'dan bakariz.
               KONUSURUM ABİ
    Ortama alistim mi, isindim mi,  baslarim kabak cicegi gibi yavas yavas acilmaya. Millet, "ilk tanidigimiz adamla bu sen arasinda daglar kadar fark var" der. (Bi not: daglar kadar olmayabilir:) ilk zamanlar agzini bicak acmayan adam ben, baslarim konusmaya. Hatta bazen sacmalarim bile. O kadar yani. Beyler, Bayanlar. Sizce bu bi dengesizlik isareti midir? Degerli yorumlarinizla aydinlatin beni.

Blog linki : yasamdanyazilar.blogspot.com


Gelecege Donus dublaj f iyaskosu...

   Az once kalktim. Yine zar zor bir halde. Sabah kalkmak gibi zor bir sey yok. "Biraz daha uyku, biraz daha uyku" diye diye yataktan zor bela kalktim. Neyse bu konuyu geceyim. Bu konuda soyleyeceklerimi dunku yazimda soyledim. Merak edenler buyrun dunku tap taze yazima. "Tamam anladik sonra?" diyenleriniz icin devam ediyorum.
           SABAH SABAH GELECEGE
                       DONUS
    Her sabah giyinirken muhakkak televizyonu acarim. Actim. Kanallari dolasiyorum. Bi de ne goreyim. Sabah sabah Atv Gelecege Donus yayinliyor. "Ne alaka?" dedim. Normalde aksam yayinlanip reyting alacak f ilmdir bu. Sabah sabah benim favori f ilmimi izlesem mi, izlemesem mi bilemedim. Ben bu tur f ilmleri aksam saatlerinde izlemeyi severim. Her seye ragmen, "Yine de bakayim bari" dedim.
         SESLENDiRME BERBATLiGi
    En sinir oldugum konulardan biridir. Filmlere orjinal turkce dublajinin disinda dublaj yapmak. Bunu neden yaparlar anlamiyorum. Ben kac kere bu f ilmi o dublajla izlemisim. Simdi sonradan yapilma dublaj ayni tadi verir mi hic. Moralim bozuldu. Gectim kanali. Zapladim yani. Ben Gelecege Donus hayrani, fani, artik ne derseniz deyin cem zapladim ya. Var mi boyle bir sey.
      YETKiLiLERE SESLENiYORUM
   Burdan yeri geldiginde herkesin seslendigi yetkililere bi de ben seslenmek istiyorum. Sevgili yetkililer. Artik kac kisiyseniz. Su ise bi el atin. Orjinal turkce dublaj disinda dublaj istemiyoruz. Ohh be rahatladim. Su hayatta yetkililere seslenmeden gitseydim gozum acik giderdi. Hadi saglicakla kalin.

Blog linki : yasamdanyazilar.blogspot.com