*Üç gündür İstanbul’a durmadan yağmur yağıyormuş. Barajlar bayram etmiş. %58 doluluk oranına ulaşmış su seviyesi.
*Altın,
gün gelecek yeniden roket gibi yükselecek iddiaları var. Böyle deyince de
millet nesi var, nesi yok altına basıyor parayı. Bakalım sonunda altın, roket
olacak mı? Altın hava yolları, göster kendini.
*Galatasaray,
kafe açacakmış. Evet, evet bildiğimiz kafe. İlk olarak İstanbul’da iki şube
açılacak ve daha sonra tüm yurda yayılacakmış. Çok güzel bir fikir gibi geldi
bana. Ama bir de pratikte görmek lazım. Elde de patlayabilir. Ama en azından
denemiş olurlar. Tutarsa fena gelir getirir bence.
*Bu
arada, İstanbul’da yağmur yağıyor dedim ama bizim burası da farklı değil. Bu
hafta hep böyle yağmurlu geçecekmiş. Yağmurda yürümeyi ve ıslanmayı sevmiyorum.
Bazen şemsiyen olsa bile yine de ıslanıyorsun. Üzerine çamur sıçrıyor falan.
Zorunlu olmadıkça yağmurda çıkmayın derim.
*Necip Fazıl Kısakürek’in aklında hiç şair olmak yokmuş. Annesi, “Senin şair olmanı
istiyorum” deyince, işte o an, şair olmayı kafaya koymuş. Bunu duyunca
etkilendim gerçekten. Bundan sonra Necil Fazıl şiirlerine denk gelip okursam,
bu bilgi hep aklımda olacak. Ona göre değerlendireceğim şiirlerini. Annesinin
isteğini yerine getirmeyen isteyen bir çocuğun kaleminden çıkanları merakla
okuyacağım.
*İstanbul’da
bir tane mobil uygulama yapmışlar. Bulunduğun ilçedeki tüm kuyumcuları
görebiliyorsun ve hangisinde çeyrek altın, gram altın var anında bilgi sahibi
oluyorsun. Tüm yurtta olmalı abi bu. Kimin aklına geldiyse harika fikir. İşte
böyle toplumsal olaylara göre mobil uygulama çıkaracaksın. Sonra da paraya para
demeyeceksin.
*Dün
akşam Star’da, Çirkin dizisinin ilk bölümü vardı. Bizimkiler izlerken ben de
şöyle göz ucuyla bir izledim. Sarmadı. Bence devam etmez bu dizi. Yine Star’daki,
Sevdiğim Sensin dizisine benzettiler diziyi bizimkiler. Orada da kız, çok
acılar çekiyor, burada da.
*Gece
karanlıkta kitap okumak için kitap aydınlatmaları oluyor. Hiç de kullanışlı
şeyler değil. Ayrıca karanlıkta bir şeyler okumaya çalışmak gözleri bozar.
Evet, o küçük aydınlatma da konforlu bir okuma sağlamaz. Ya, ışıkta okuyun
kitabınızı, sonra da uykunuz geldi mi de yatın be mübarek insanlar.
*Çirkin
dizisinde Çetin Tekindor’u gördüm de. Ne olmuş öyle. Çok şişmanlamış. Kardeşim,
“Bu adam muhakkak hasta ve kortizon kullanıyor. O yüzden böyle olmuş” dedi. Ama
bu yaşına rağmen hala çalışması bence takdir edilesi.
*Önceki yazı: Kişisel Blog Yazıları #130
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder