Kişisel Blog Yazıları #131

*Üç gündür İstanbul’a durmadan yağmur yağıyormuş. Barajlar bayram etmiş. %58 doluluk oranına ulaşmış su seviyesi.

*Altın, gün gelecek yeniden roket gibi yükselecek iddiaları var. Böyle deyince de millet nesi var, nesi yok altına basıyor parayı. Bakalım sonunda altın, roket olacak mı? Altın hava yolları, göster kendini.

*Galatasaray, kafe açacakmış. Evet, evet bildiğimiz kafe. İlk olarak İstanbul’da iki şube açılacak ve daha sonra tüm yurda yayılacakmış. Çok güzel bir fikir gibi geldi bana. Ama bir de pratikte görmek lazım. Elde de patlayabilir. Ama en azından denemiş olurlar. Tutarsa fena gelir getirir bence.

*Bu arada, İstanbul’da yağmur yağıyor dedim ama bizim burası da farklı değil. Bu hafta hep böyle yağmurlu geçecekmiş. Yağmurda yürümeyi ve ıslanmayı sevmiyorum. Bazen şemsiyen olsa bile yine de ıslanıyorsun. Üzerine çamur sıçrıyor falan. Zorunlu olmadıkça yağmurda çıkmayın derim.

*Necip Fazıl Kısakürek’in aklında hiç şair olmak yokmuş. Annesi, “Senin şair olmanı istiyorum” deyince, işte o an, şair olmayı kafaya koymuş. Bunu duyunca etkilendim gerçekten. Bundan sonra Necil Fazıl şiirlerine denk gelip okursam, bu bilgi hep aklımda olacak. Ona göre değerlendireceğim şiirlerini. Annesinin isteğini yerine getirmeyen isteyen bir çocuğun kaleminden çıkanları merakla okuyacağım.

*İstanbul’da bir tane mobil uygulama yapmışlar. Bulunduğun ilçedeki tüm kuyumcuları görebiliyorsun ve hangisinde çeyrek altın, gram altın var anında bilgi sahibi oluyorsun. Tüm yurtta olmalı abi bu. Kimin aklına geldiyse harika fikir. İşte böyle toplumsal olaylara göre mobil uygulama çıkaracaksın. Sonra da paraya para demeyeceksin.

*Dün akşam Star’da, Çirkin dizisinin ilk bölümü vardı. Bizimkiler izlerken ben de şöyle göz ucuyla bir izledim. Sarmadı. Bence devam etmez bu dizi. Yine Star’daki, Sevdiğim Sensin dizisine benzettiler diziyi bizimkiler. Orada da kız, çok acılar çekiyor, burada da.

*Gece karanlıkta kitap okumak için kitap aydınlatmaları oluyor. Hiç de kullanışlı şeyler değil. Ayrıca karanlıkta bir şeyler okumaya çalışmak gözleri bozar. Evet, o küçük aydınlatma da konforlu bir okuma sağlamaz. Ya, ışıkta okuyun kitabınızı, sonra da uykunuz geldi mi de yatın be mübarek insanlar.

*Çirkin dizisinde Çetin Tekindor’u gördüm de. Ne olmuş öyle. Çok şişmanlamış. Kardeşim, “Bu adam muhakkak hasta ve kortizon kullanıyor. O yüzden böyle olmuş” dedi. Ama bu yaşına rağmen hala çalışması bence takdir edilesi.

*Önceki yazı: Kişisel Blog Yazıları #130

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder