Kişisel Blog Yazıları #128: Sıkılıyorum...

Masamın üstü dağınık. Her yer, her yerde. Kitaplar var üst üste. Aldığım notlar var kargacık burgacık yazılarla. Kahvem soğumuş, daha ancak yarısını içmişim.

Ama aklımda yazacak bir konu yok. Yaşadığım bir yazar tıkanması.

Sıkıntılı bir şekilde kalkıyorum sandalyemden. Pencerenin önüne gidiyorum. Dışarıyı izliyorum. 21 Mart. Dışarıda hava kapalı, soğuk ve ara ara da yağmur yağıyor. Seviyorum böyle havaları da. Ben zaten her havayı severim.

Sanki bir film sahnesinde olduğumu hayal ediyorum. Filmlerde de öyle olmaz mı? Filmdeki karakter bazen pencereden dışarıyı izler sıkıntılı bir şekilde. Ben de bir karakter mi oldum şimdi?

Bir şey yazamamaktan sıkıntılıyım. Gelecek kaygısı duymaktan sıkıntılıyım. Hayattan tat alamamaktan sıkıntılıyım.

Bazen bazı şeyleri hak etmediğimi düşünmekten sıkıntılıyım. Böyle düşündüğüm için kendime kızıyorum. Bu yüzden sıkıntılıyım.

Her gün kafamın içinde bunların dönüp durmasından sıkıntılıyım.

Yazılarımın beş para etmemesinden sıkıntılıyım. Martin Eden gibi yazmaktan hiç vazgeçmeyen biri olmak isteyip de olamamaktan sıkıntılıyım.

Ellerimi saçlarımın arasına geçiriyorum ve bir off çekiyorum. Kafamı çevirip sandalyeme ve açıkta duran bomboş bilgisayar sayfasına bakıyorum.

Sonra masama doğru gidiyorum. Sandalyemi çekip oturuyorum.

Omuzlarım dik ve artık yazmaya hazırım.

Yazının başlığını atıyorum: Sıkılıyorum.

*Önceki yazı: Kişisel Blog Yazıları #127

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder