Hayattan kısa kısa notlar 2...

     Bilal Göregen’in son günlerde meşhur olan videosunu izledim. Hani o darbuka çalarken, müziğe tempo tutan kedili video. Kedi harika ya. Kendini müziğin ritmine kaptırmış. Sonra ilk defa Yetenek Sizsiniz Türkiye’ye katıldığı programı izledim, nostalji yaptım.


     Boyun ağrısı için egzersize başladım bugün. Sanki egzersizden sonra biraz boynum ağrıdı gibi. Daha düzelmesi gerekirken bu ağrı ne ola ki?


hayata dair notlar
foto kaynak: https://unsplash.com/


     YouTube’da video izlemekten bile sıkılıyorum bazen. Oysa ki milyonlarca video var değil mi? Sıkılmak imkansız gibi. Ama öyle olmuyor işte.


     Asgari ücret ne kadar olacak? Her yıl sonu biz asgari ücretlilerin sorduğu bir soru bu. Yine rakamlar havalarda uçuşmaya başladı. 3000, 3100, 3800 lira gibi rakamlar söyleniyor. Ama hepimiz biliyoruz ki 3000’li rakamlar hayal.

Hayattan kısa kısa notlar 1...

      Aşı olduktan sonra maskelere elveda diyeceğiz diye bekliyordum ama öyle değilmiş. Aşı olsak da maske takmaya devam edecekmişiz.


     Hadise ile Kaan Yıldırım sonunda ayrılmış. Millet de bu ayrılığı bekliyordu zaten. “Ha bugün, ha yarın ayrılırlar” diye.


     Hekimoğlu da eskisi gibi sarmıyor beni artık.


Hayattan notlar
foto kaynak: unsplash.com


     Turkcell’in 2020 için yaptığı reklam çok güzel olmuş. Hele girişteki, “2020, bi acayip yıl” sözü çok iyiydi.


     Bundan sonra Şampiyonlar Ligi’ne eleme yoluyla gideceğiz. Artık direk gruplara katılma devri bitti. Artık kolay kolay hiçbir takımımız elemeyi geçip gruplara kalamaz.


     Yeni tanıştığın birine instagram’dan arkadaşlık teklifi göndermemek. Yeni adab-ı muaşeret kurallarımızdan biri. Yine İnstagram’da bir paylaşımda gördüm.


     Kışın dondurma yiyor musunuz? Ya da pala pala kar yağarken dondurma yediniz mi sokakta?


     Arka Sokaklar’da Mesut yeniden içkiye başladı. Bi kurtulamadı şu adam içkiden.


     Arka Sokaklar’da adamın karısı tehlike altında, “Sakin ol” diyorlar. Ne sakini abi. Adamın karısı söz konusu. Artık bırakın şu sakin ol lafını ya.


     Bu hafta Galatasaray bay geçecek, maçı yok. Güzel oyunumuz devam edecek mi diye merak ediyordum. Artık haftaya kaldı.

    

    

 

Aşı olacak mıyım?

     Neden aşı olmak konusunda tereddüt eder olduk. Benim ilkokul zamanlarımda aşı olurduk hep.


     O zamanlar böyle tereddütlerimiz yoktu. Açın bakın kollarınıza. Hep aşı izlerimiz vardır. Bugüne gelirsek.


     Koronavirüse karşı aşı yaptıracak mıyız? Aşı ile beraber bizlere çip mi takacaklar?


Aşı olmalı mıyım?
foto kaynak: unsplash.com


AŞI SORUNU DEĞİL, GÜVEN SORUNU…


     Belki çok fantastik bir durum ama konuşuluyor işte. Dünyada kimsenin kimseye güveni kalmadı. İnsanoğlu birbirinden her şeyi bekliyor.


     Aşı olsan bi türlü, olmasan bi türlü. Neyse ki ilk etapta aşı olmak zorunlu tutulmayacak. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca öyle söyledi.


AŞI KONUSUNDA HALA KARARSIZIM…


     İkna etme yoluna gideceklermiş. Ben hala kararsızım. Aşı olsam mı, olmasam mı kararsızlığı içindeyim.


     Aşı olma konusunda medyada gördüğüm şeylere kulak veriyorum. Çin aşısı konusunda hemen karamsar olmamamız gerektiği vurgulanıyor.


ÇİN’İN AŞISI DANDİK Mİ?


     Aldığımız Çin malı elektronik malzemeler gibi dandik değildir Çin’in aşısı diyorlar. Ama burada bir de ama var işte.


     Faz 3 çalışmalarının sonuçları açıklanmamış. Eğer Faz 3 çalışmalarının sonuçları da olumlu sonuçlanırsa, gönül rahatlığıyla Çin aşısını olabilirsiniz diyorlar.


ÇİN AŞISINI ALAN SADECE 5 ÜLKE…


     Yine medya gördüğüm haberlerden. Çin aşısının dünyada sadece 5 ülke alıyormuş. O ülkelerden biri de biziz.


     Diğerleri de Bangladeş, Endonezya, Şili ve Brezilya. Niye büyük devletler Çin aşısını almıyor?


     Ya da biz niye büyük devletlerin aldıkları aşıları almıyoruz? Sağlık Bakanı bu konuya da cevap verdi.


NEDEN ÇİN AŞISI ALIYORUZ?


     Bunun nedeninin para kaynaklı olmadığını, geleneksel metot ile yapıldığı için Çin aşısını tercih ettiğimizi söyledi.


     Bakanın verdiği bu cevap sizi tatmin etti mi? Etmediyse bu konuda uzman herkese kulak verin derim.


     Aşı bizim sağlık ocağına ne zaman gelir belli değil. O zamana kadar medyadan aşı ile ilgili son gelişmeleri takip edeceğim.


     Ülkemizdeki salgının son durumuna ve aşı ile ilgili edindiğim bilgilere bakarak bir karar vereceğim.


AŞI KONUSUNDA AİLECEK BİR KARAR ALIRIZ…


     Bu vereceğimiz karar, ailecek bir karar olur tabi. Aşı bizim buralara geldiğinde.


     Ailecek oturup konuşuruz ve aşı olup olmama konusunda bir karar veririz.  

Aşı zorunlu olacak mı?

     Aşı bulma çalışmalarından olumlu sinyaller gelmeye başladığında aklıma gelen şey şuydu: Aşı bulunduktan sonra bu sefer de aşı olma/olmama tartışmasının yaşanacağıydı.


     İşte şimdi dediğim bu noktaya geldik. Aşı bulundu. Ve yakında herkes aşılanmaya başlayacak. Peki aşı olmak istemeyenlere ne yapılacak? Aşı olmak zorunlu tutulacak mı?


aşı zorunlu mu?
foto kaynak: unsplash.com


     Bu soruyu bu akşam Sağlık Bakanı Fahrettin Koca yanıtladı. Bilim Kurulu’nda bunun tartışıldığını ama şu anda zorunlu tutulması gibi bir düşüncenin olmadığını, daha çok ikna yoluyla sürecin ilerletileceğini söyledi.


     Bence de olması gereken bu. En azından ilk başta. Umarım koronavirüs süreci daha da kötüleşmez ve aşı olmanın zorunlu tutulacağı bir aşamaya gelmeyiz.

4.hakem ırkçı söylem olarak Webo'ya ne demiş?

     PSG- Başakşehir maçında 4.hakemin Webo’ya ırkçı söylemde bulunduğu söyleniyor. Ama bir kişi de ne demiş bu hakem diye merak etmiyor mu? Ben merak ettim ve araştırdım.


4.HAKEM IRKÇI SÖYLEM OLARAK NE DEMİŞ?


     Göksel Gümüşdağ’ın açıklamasına göre 4.hakem herkesin ortasında Webo’ya, “Negro” demiş. Hemen Türkçesine baktım.


4.hakem ne demiş?
foto kaynak: fanatik.com.tr


     Siyah manasına geliyor. İşte hakemin bu sözünden sonra doğal olarak ortalık karışmış. 4.hakem değiştirilmiş.


BAŞAKŞEHİR MAÇA ÇIKMAYACAK MI?


     Ama bu sefer de Başakşehir’li Demba Ba ve Ponck maça çıkmak istemiyorlarmış. Eğer Başakşehir maça çıkmazsa bunun bir takım yaptırımları olacakmış.


     Az önce Ntv’de konuşan bir yetkili böyle söyledi. Bakalım futbolcular ikna edilip tekrar sahaya dönecekler mi?

Uyumak için koyun saymayı denemedim hiç...

     Uykusuzluk için koyun sayarlar ya. Ben hiç bugüne kadar koyun saymadım. Bana hep çok saçma bir şey gibi gelmiştir.

 

     “Koyun saymayla uyunurmuş mu ya?” diye düşünürüm. Uykum gelinceye kadar telefonla takılırım. 

uyumak için koyun saymak
foto kaynak: unsplash.com


     Gecenin bilmem kaçında da olsa uykum gelir sonuçta. O kadar ki telefona bakarken elimden düşer telefon. İşte o tatlı uyku anını çok severim.


     Telefonu hemen elimden bırakırım. Ve hemen başımı koyarım yastığa. Bir kere bile olsun koyun saymayı denemedim sevgili blog dostu.


     Belki de hiç böyle bir şey yok. Gerçekten nereden çıkmış bu koyun sayma işi? Bunu da bir ara Google’dan araştırmak lazım aslında.

 

     Gerçi, “He bundan mıymış bu” deyip öğrendikten sonra da aklımda kalmıyor. Kısa süreli belleğe atıyorum herhalde.


"Ne 14'ü, tam kapanma 28 gün olmalı."

     Vaka sayılarının patlaması nedeniyle tam kapanma tartışmaları sürüyor. Hangi kanalı açsak, nerede bir haber görsek, hep ayını sayıyla karşılaşıyoruz:14.


     Bu işin uzmanları 14 gün tam kapanmadan başka çare görmüyorlar. Prof. Dr. Mehmet Ceyhan’dan ise daha radikal bir açıklama geldi.


Prof. Dr. Mehmet Ceyhan
foto kaynak: haberturk.com


“NE 14’Ü, 28 GÜN OLMALI”


     Ceyhan, “14 gün yetmez, 28 gün olmalı” diyor. Tam kapanmanın da yetmeyeceğini, aynı zamanda seyahat kısıtlamalarının da olması gerektiğini söylüyor.


     Şu ana kadar sadece geçen hafta sonu tam kapanmaya gidildi. Ve vaka sayıları hala artmaya devam ediyor.


     Bugün açıklanan vaka sayısı 32 bin 137. Bakalım ilerleyen günler bize 14 ya da 28 günlük tam kapanmaları getirecek mi?