Blog yazım ellerimde...



     Blog yazmaya başlayalı 3 yıl kadar oldu. İlk defa blog yazımı kağıda döktüm arkadaşlar. Benim lise arkadaşım var. Yaşar. Bugün kendisinin ofisine gittim. Sohbet muhabbet falan. “Senin yazıcıdan blog yazımı çıkaralım” dedim. Sağolsun beni kırmadı. Ve bloğumdan ilk harfler, kelimeler ve cümleler kağıda döküldü. Devamlı bilgisayar ekranında gördüğüm yazılarımı elimdeki kağıtta görmek bir hoş etti beni. Fotoğrafta gördüğünüz yazımın çıktısı oluyor. Belki gün gelir bloğumu kitap haline getiririm.



Gülse Birsel, eleştirilmeyi hazmetmelisin...

Gülse Birsel


     Gülse Birsel, Jet Sosyete dizisinin kaldırılacağına dair söylentilerle ilgili açıklama yapmış. “Ne kalkması. Daha yeni başladık. Her şey çok güzel gidiyor” demiş. Sana göre be Gülse Abla. İzleyicilerden gelen bu kadar çok, “Beğenmedik” paylaşımlarını görmezden gelme. Reytinglerde total grubunda 10 sırada bitirmişin Pazar akşamını. “Önemli olan AB grubu cicim” diyebilirsin. Evet, haklısın. Orada 3’üncü olmuşsun. Ama bu memnuniyetsizlik devam ederse dizin erken final yapabilir. Yapılan bu eleştirilere bozuluyor Gülse Birsel. Daha fragmanlar yayınlamaya başlamışken eleştiriler almış yürümüştü. O zaman, “Daha durun arkadaşlar! Daha dizi başlamadan bu kadar yüklenmeyin” demişti. Dizi başlayınca da değişen bir şey olmadı ya gerçi. Bence kendin diziyi baştan sona bir izle. Gelen eleştiriler ışığında, dışardan bir gözle. O zaman bu eleştirileri çok daha iyi anlarsın diye düşünüyorum.


Foto kaynak: https://www.pexels.com/photo/design-desk-display-eyewear-313690/

Sağım solum önüm arkam ağrı...

ağrı


     Hafta başında belim ağrıyordu. İşyeri doktoruna gittim. İlaç verdi. Geçeceğine bu sefer de boynum ağrımaya başladı. Bu ne iştir la? Neyse buna da şükür. Beterin beteri var. Belim baya bir geçti. Ama hala boynumda az daha ağrı var. Eğer yine geçmezse bu sefer doktor yolu gözükecek gibi. Biliyorsunuz biz millet olarak yatağa düşecek hale gelmeden doktora gitmeyiz. Bende bu milletin bir ferdi olarak bunu uyguluyorum 😊


Foto kaynak: https://www.pexels.com/photo/drink-girl-glass-hands-576831/

Hamsi tekrar Karadenize gelmiş...

hamsi


     Hamsiler tekrar Karadenize gelmiş. Hem de bu sefer büyük ve enine de genişmiş. En son bir hamsi yemiştim. Serçe parmağım kadar boyu ve kalınlığı vardı. Tadı da olmadı doğal olarak. Bir arkadaşım var yemek ayırmaz. Ama balıktan hiç hoşlanmaz. “Sen çok şeyler kaçıyorsun” dedim 😊Şimdi ilk fırsatta bu yeni gelen hamsiciklerin tadına bakmalı 😉

Foto kaynak: https://www.pexels.com/photo/people-fish-market-marketplace-3713/

Haftaya rahat bir başlangıç...

yeni hafta


     Bugün pazartesi olmasına rağmen yoğun bir iş günü değildi. Haftaya rahat bir giriş yaptık diyebilirim. Aklıma yazacak bir konu gelmedi. Bugünlük bu kadar. Herkese sevgiler.


Foto kaynak: https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3411035895969180712#editor/target=post;postID=5398715917856982420

Sabahattin Ali, iyi ki doğdun...

Bugün Sabahattin Ali’nin 111’inci doğum günüymüş. Böyle büyük bir yazarın doğum gününde bir şeyler yazmadan olmazdı. Ben kendisinin bugüne kadar sadece 2 kitabını okudum. Kuyucaklı Yusuf ve Kürk Mantolu Madonna. Şimdi ise okumak istediğim bir diğer kitabı ise İçimizdeki Şeytan kitabı. Bir tane edebiyat sitesinde o kitaptan birkaç sayfasını okumuştum. Çok hoşuma gitmişti o birkaç sayfası.

Sabahattin Ali

     Sabahattin Ali bu toplumun içinden biri. Bunu kitaplarındaki diyaloglarından çok iyi anlayabiliyorsunuz. Tıpkı çok sevdiğim diğer bir yazar olan Orhan Kemal gibi. Eğer benim roman yazabilme özelliğim olsaydı tıpkı bu iki yazarımız gibi yazmak isterdim. Devamlı bu iki yazar üstüne çalışırdım. Sabahattin Ali iyi ki doğdun. İyi ki bu unutulmayacak eserleri hayatımıza kattın.

Foto kaynak: https://www.pexels.com/photo/yellow-and-red-heart-knot-on-black-labeled-book-220314/

Şarkıyı radyodan mı, Youtube'dan mı dinlemek?

Ben şarkı dinleyeceksem şu an yaptığım gibi açarım radyomu radyodan dinlerim. Genelde de ya Süper fm ya da Pal fm dinlerim. Benim tarzıma yakın radyolar bunlar. Son dönemde Pal fm’e ağırlık verdim. Çünkü Süper fm beni sıkmaya başlamıştı. Yahu biri bir şarkı yapmış. Her yerde o şarkı çalıyor. Tutmuş o şarkıyı çalmıyor da daha önceki şarkılarından birini çalıyor. Niye abi? Ne gereği var ki? Ben zaten günceli takip etmek için radyo dinliyorum. En son hangi şarkılar çıkmış? Youtube’dan devamlı aynı şarkıları dinlediğin zaman yeni şarkılardan haberin olmuyor tabi. 

     Hem aynı şarkıyı tekrar tekrar dinlemek de istemiyorum. Bir zaman sonra o şarkıdan iyice sıkılmaya başlıyorum. Halbuki o şarkıyı ilk dinlediğimde beni çok etkilemişti. Neredeyse o şarkıyı bir daha hiç duymak istemiyorum. Beni derinden etkilemiş bu şarkının sonradan gözümde böyle bir pozisyona gelmesini istemem. O yüzden radyoda ne zaman denk gelirsem o zaman dinliyorum. Şarkının tadını çıkarıyorum.

radyo dinlemek

     Mesela Buray’ın Sahiden şarkısı ilk dinlediğimde kalbimden vurmuştu beni. “Bu nasıl bir şarkı böyle?” demiştim. Adeta beni sarsmıştı. Şimdi bu şarkıyı Youtube’dan defalarca dinleseydim iyice bıkacaktım. Bir daha Sahiden şarkısını orada burada duyduğumda da hiç zevk almayacaktım. 

     Radyo dinlemek demişken. Ben Düzce’de yaşıyorum. Ama Düzce’min hiçbir yerel radyosunu dinlemiyorum. Daha önce hiç duymadığım şarkıcıların şarkılarını çalıyor. “Bu ne be?” deyip bir daha hiçbir yerel radyoyu dinlememeye karar verdim. Bu bahsettiğim sadece bir radyo da değil. Hepsi böyle. Geçen serviste gelirken yerel radyolardan birini açtılar. Yine böyle adını sanını duymadığım bir şarkı çalıyordu. “Acaba bunlar bu şarkıları çalmak için para falan mı alıyorlar?” diye düşündüm. Çünkü başka türlü bu şarkılara katlanılmaz. 

     Hiç mi bu radyonun sahipleri radyolarını dinlemiyorlar? Adam bir açar dinler. “Bizimkiler ne çalıyor acaba?” diye merak etmiyorlar mı? Radyo dinlemek hakkında bir yazı yazmanın zamanı gelmişti. Daha önce de bu konu ile ilgili yazdım diye hatırlıyorum. Ama bu kadar detaylı değildi. Sizler ne dersiniz radyo dinlemek hakkında?

Foto kaynak: https://www.pexels.com/photo/vintage-radios-4624/