2001: Bir Uzay Macerası filmini ilk defa izleyeceklere öneriler... Spoiler olmadan...

Yazının başlığında da belirttiğim gibi filmle ilgili spoiler yok. Sadece bilinen film tarzının dışında olduğu için karşılaşacağınız şeylerde benim gibi acemilik yapmayın diye bu yazıyı yazıyorum. Bu yazının tek amacı bu filmden daha da zevk almanız. O zaman başlayalım. 

2001: Bir Uzay Macerası filmini yakınlarda izledim. Aslında daha önce izlemek istiyordum. Çok önce. Ama okuduğum birkaç yorum bu filme karşı soğuttu beni. Çok durağan olduğuyla ilgili, çok sıkıcı olduğuyla ilgili yorumlara denk gelmiştim. 

Ama uzay severlerin muhakkak izlemesi gereken bir film olması nedeniyle izlemeye karar verdim. Çünkü izlenmesi gereken uzay filmleri listelerinde hep bu film vardı. 

Neyse esas konumuza gelelim: Film ilk defa izleyecekler, film başlattıklarında simsiyah bir ekranla karşı karşıya gelecekler. Bu ekranla beraber de biraz da rahatsız edici bir müzik olacak. Ekran ayarlarınızla oynamayın, sorun yok. 

Zira ben bir sorun var zannettim başka bir siteden de açtım filmi. Ama sorun falan yokmuş. Üç dakika bu siyah ekran ve müzikle baş başa kalacaksınız. Ben atlamadım. “Bunun da bir anlamı vardır” dedim. Haklı çıktım. 

Bunun da bir anlamı var. Filmin içinde veya sonunda bunu anlayacaksınız. Eğer anlamazsanız filmi izledikten sonra filmin yorumlarını okuyun. O zaman taşlar yerine oturacak merak etmeyin. 

Bu üç dakikadan sonra 15-20 dakikalık bir bölüm başlayacak. Filmin bu bölümü belgesel gibi. Ben atlamadım. İzlerken sıkıldım mı? Evet, sıkıldım. Ama film bittikten sonra anlayacaksınız bu sahneyi de. 

Eğer anlamazsınız filmin yorumlarını okumanızı öneririm. Çoğu yeri anlamamış olacaksınız. Ama film hakkında yapılan yorumları okuduğunuzda tüm taşlar teker teker yerine oturacak. 

Bunca zamandır izlemediğim için pişman oldum. Uzaya ilginiz varsa ve benim gibi bu filmi izlemeyi ertelemişseniz, hemen ilk fırsatta izlemelisiniz. 

Yazıda devamlı film yorumlarını okumanızı önerdim. Bunu nereden okuyacaksınız peki? Google’a, 2001: Bir Uzay Macerası filmi yorumları yazınca hemen ilk başta Beyaz Perde film sitesi çıkıyor. Oradaki yorumları okuyabilirsiniz. 

Filmi izlerken unutmayın. Bu film 1968 yılında çekilmiş. Ona göre değerlendirin. Filmdeki görseller açısından, filmde ortaya konan düşünce açısından. Her şeyde bunu göz önünde bulundurun yani. Bu kadar öneri yeter herhalde. O zaman hadi iyi seyirler.

Belli bir yazı tarzı tutturamadım...

*Belli bir yazı tarzını takip edeyim, hep öyle yazayım diyorum olmuyor. Bir akşam başka, diğer akşam başka yazıyorum.

*Arda Güler bu akşam ilk defa Real Madrid formasıyla sahada olacak. 11‘de başlayacakmış maça.

*Ak Parti’nin, İstanbul Belediye Başkan Adayı olarak Murat Kurum’un ismi geçiyormuş.

*Fazıl Hüsnü Dağlarca’dan birkaç şiir okudum. Hoşuma gitmedi. Sevebileceğim bir şiire denk gelmedim kaç gündür.

*Kendimde sevmediğim huylarımdan biri: Kararsız olmam. Bu çok yoruyor beni.

*Birkaç gündür eskisi gibi Twitter’a girmek istemiyorum. Bir şeyleri beni itiyor ama ne olduğunu çözemedim.

*Hobi ile görevi birbirine karıştırıyorum. Olay zevk almaktan çıkıp işkenceye dönüşüyor o zaman da.

*Ali Koç bir daha Fenerbahçe başkanlığı için aday olmayacağını söylemiş. Eğer bu sene şampiyon olursa, ölesiye kadar Fener’in başında kalır.

Ezo gelin çorba iyi gitti...

Arkadaşım Yaşar’la çorbacıya gittik. Düzce’de, Mülayim’in Yeri diye ünlü bir çorbacı vardır, oraya. Yaşar kendisine mercimek söyledi ben de ezo gelin. Gerçi sonradan mercimek aldığına biraz pişman olmuş gibi oldu. “Tadı biraz yoğun olmuş bunun” dedi ama yine de yedi. Ya da içti mi demek lazım? Neyse. Ben de ezo gelinimi içtim. Çorba deyince benim için ezo gelindir. Benim kırmızı çizgimdir. Biraz da acılıydı çorbam. Sabah sabah iyi gitti.

Beyhan Budak uyarıyor...

Beyhan Budak, çok kişisel gelişim videosu izlemenin ters etki yapabileceğini söylemiş. Boşuna dememişler azı karar, çoğu zarar diye.

KADER AĞLARINI ÖRERSE…

Doğu Demirkol, Levent Kırca hayranıymış. Kadere bakın ki, şimdilerde hayranı olduğu Levent Kırca’nın kızıyla çıkıyormuş.

ÜZÜCÜ BİR HABER…

Yedi Numara dizisinin yönetmeni Sadullah Celen hayatını kaybetmiş. Yedi Numara benim için efsane diziler arasındadır. Bu nedenle ölüm haberini okuyunca bir hoş oldum. Allah rahmet eylesin.

AİLECEK FİLM İZLEMEK İSTEYENLERE…

Doktor Dolittle filmini izledim. Hem de 1,5 saatcik. Şimdiki filmler gibi en az 2 saat değil. Güzel bir komediydi. Ailecek izlenecek bir film. Bazen de böyle kafa boşaltacak filmler izlemek lazım değil mi?

Doğu Demirkol'dan, Yaşam Koçu filmi...

Doğu Demirkol’un yeni filmi Yaşam Koçu, 12 Ocak’ta vizyona girecekmiş. Senaryosunu da kendi yazmış. Kendisine Yağmur Tanrısevsin eşlik ediyor.

YARATICILIK İÇİN SIKILMAK…

Sıkılmak üzerine bir video izledim. Meğerse sıkılmak çok iyimiş. Özellikle yaratıcılık için. Hiçbir şey yapmadan durun ve sıkılın.

KUPA MAÇI BİLİNMEZİ…

Riyad’daki Süper Kupa maçı ertelenmişti. Peki şimdi ne olacak? Oynanacak mı? Oynanmayacak mı? Bilen yok. Ama ne yapılması gerektiği konusunda bir sürü öneri var.

MURAT BOZ, MERYEM UZERLİ’Yİ RAHATSIZ ETTİ Mİ?

O Ses Türkiye Yılbaşı Özel programında iddialara göre Murat Boz, Meryem Uzerli’yi dokunarak devamlı rahatsız etmiş. Bir tane görüntü dönüyor ortalıkta ama ben orada rahatsız edecek bir dokunma görmedim. Ayrıca Meryem Uzerli’nin de herhangi bir ters tepkisi gözükmüyor.

 

Zeki Demirkubuz'un oynadığı Kemal Sunal filmi...

Zeki Demirkubuz, Kemal Sunal’ın Yoksul adlı filminde oynamış. Ben de X’de yani Twitter’da denk geldim. 15-20 saniyecik falan bir sahnesi var.

Nuri Bilge Ceylan ile olan tartışmasından sonra bu iki yönetmen ile ilgili her şey haber oluyor tabi. Ayrıca İşler Güçler dizisinin final bölümünde de oynamış.

Bu iki yönetmenin tartışması sırasında, Zeki Demirkubuz’un söylediği, “Cannes muhtarı mısın?” sözü hafızalara kazındı.

Bir tane Twitter kullanıcısının ise, “Cannes davası” diye olayı yorumlaması gerçekten akıl doluydu.

Tartışmada son duruma bakacak olursak: Nuri Bilge Ceylan en son bir açıklama yayınladı ve bundan sonra bir daha bu konu ile ilgili konuşmayacağını söyledi.

Şu an için görünen, bir daha barışmalarının çok zor olduğu yönünde.

İyi seneler... Hoş geldin 2024...

Bu yazıyı sizlere 2024’ün ilk dakikalarından yazıyorum.

33’üncü dakikasından. Yine büyük umutlarla girdik yeni bir yıla.

2024 herkes için gönlündekinin gerçekleştiği bir yıl olsun.

TV8’de, O Ses Türkiye Yılbaşı Özel programını izledik.

Bugüne kadar izlediğim en zayıf yılbaşı programıydı.

Acun’un jüri olup, programı Beyaz’ın sunması tam bir faciaydı.

Bir ara Güldür Güldür’ü izledik. Bir skeç. O da hiç komik değildi.

Onda da aradığımı bulamadım. Sorun benden mi kaynaklıydı yoksa programların eski tadı mı yoktu bilemedim.

Evet, artık 2024 yılına girdik. Yeni bir beyaz sayfa açma zamanı.

Alışıncaya kadar tarihlerde 2023 yazmaya devam ederim muhakkak bu arada.

İyi seneler herkese.