Yaşamdan Yazılar #6

BENİM YOLUM NE?

     Herkes bir şekilde yolunu buluyor. Peki benim yolum ne? Yıllardır bu soruyu kendime sorarım. Ama hala cevabını bulamadım.

RUTİNDEN SIKILANLAR İÇİN FİLM ÖNERİSİ…

     Her gün içinde bulunduğu rutinden sıkılan ve bu rutinin dışına çıkmaya karar veren bir adamımız var. Eğer yazdığım şey ilginizi çektiyse, Free Guy filmini izlemelisin.

OKUMA HIZIM, KAPLUMBAĞA HIZI…

     Okuma hızım çok yavaş. 70 sayfayı sabahtan akşam zor bitirdim. Bu hızlı okuma işini bir türlü çözemedim.

AKLIM HEP DİĞER SEÇENEKTE KALIYOR…

     Bir şeyi seçtiğimde, diğeri aklımda kalıyor. Mesela filmlerde. “Keşke diğer filmimi izleseydim. Acaba o daha mı güzeldi?” diye içim içimi yiyor.

“9-5 ÇALIŞMA BENLİK DEĞİL” DİYECEĞİM GÜNLERE ÖZLEM…

     Pucca diyor ki, “Artık bu saatten sonra sabah 9 akşam 5 çalışamam ben” Keşke ben de bana bu cümleyi kurduracak bir durumda olsaydım.

NEGATİF HİSSETMEYEN İNSAN OLUR MU?

     Kendimizi hiçbir zaman negatif hissetmememiz için öneriler sunuluyor. Ya bu imkansız ki. İnsan zaman zaman da negatif hissedecek be kardeşim.

REYTİNGLERDE GÖRMEK İSTEDİĞİMİZ HAREKETLER BUNLAR…

     Çok Güzel Hareketler Bunlar 2, Star’da yayına başlayalı beri ilk defa reytinglerde ilk 5’te kendine yer bulmuş. Buna sevindim. Ama şu var: Son programlardaki skeçler benim pek hoşuma gitmiyor.

ÇOCUKKEN GİTTİĞİM KEDİLİ EV…

     Çocukken, annemle beraber komşuya oturmaya gitmiştik. Komşunun evinde kedi vardı. Çocukluk aklımla evde kedi olması hakkında, ne iyi ne de kötü bir şey hissetmiştim. Ama şimdi netim: Evde kedi bakıyorum.

DELİ DOLU YAŞAMAK…

     Bazen televizyonlarda gördüğümüz gibi, deli dolu takılmak istiyorum hayatta. Normalde böyle bir kişiliğim olmasa da.

HERKESİN İÇİNDEN GEÇENİ ÇAT ÇAT SÖYLESEM…

     Bazen, insanların aklından geçip ama söylemeye çekindikleri şeyleri, bir bir söylemek istiyorum. Yazmak istiyorum. Ama anlık bir duygu seli bu. Yoksa böyle biri değilim.

ALDIĞINIZ KİTABI BEĞENMEDİNİZ? PEKİ ONU NE YAPIYORSUNUZ?

     Devamlı kitap alanlara sesleniyorum: Seveceğinizi düşündüğünüz bir kitap aldınız. Ama hiç de beğenmediniz? O kitabı ne yapıyorsunuz? Başkasına mı veriyorsunuz? Kütüphaneye mi veriyorsunuz? Belki zamanı değildir deyip ileride okunmak üzere kenara mı kaldırıyorsunuz?

ÖNEMLİ OLAN SEÇMEK DEĞİL KATLANMAK…

     Hayat seçimlerden ibarettir. Ama asıl önemli olan seçim yapmak değil bence. Asıl önemli olan: Verdiğin kararın sonuçlarına katlanabilmektir.

KİTAP OKUMAYAN AMA EDEBİYAT OKUYAN ÖĞRENCİ…

     Edebiyat okuyan bir yakınımız var. Çok kitap okuduğunu düşünerek, “En son ne okudun?” dedim. Düşündü, “Aslında ben fazla kitap okumuyorum” dedi.

RUTİNİ KIRMAK İÇİN ENTERESAN BİR FİKİR..

     Bazen, hayatımdaki rutini kırmak için, yeni tecrübeler edinmek için farklı şeyler yapmak istiyorum. Mesela, bir günlüğüne garson olmayı. O ortamı solumayı. İşin iç yüzünü görmeyi. Garson sadece bir örnek. Aklınıza gelen her meslek olabilir bu.

ESKİLERLE YAŞAYAN BEN…

     “Eskilerle yaşanmıyor Cem. Anı yaşamalısın” diyorum. Çok eskiye takılıyorum bazen. Çok eskilerde yaşıyorum.

DİYALOGLAR ÇOK İYİ…

     Kurt Kanunu kitabını okumaya başladım. İlk 50 sayfası beklediğim tarzda gelişmedi. Ama karakterler arasındaki diyaloglara hayran kaldım. O dönemi o kadar güzel yansıtmış ki.

VERİMSİZ ZAMANLAR BENİMKİSİ…

     Günlük olarak zamanımı iyi kullanamadığımı düşünüyorum. Daha detaylara dikkat etmem gerekiyor. Zamanı daha iyi kullanmam lazım.

    

Yaşamdan Yazılar #5

RAMAZAN BAYRAMIMIZ MÜBAREK OLSUN…

     Bugün Ramazan Bayramı. Çocukken söylediğimiz şekliyle şeker bayramı. Herkesin bayramı mübarek olsun. Ben çocukken hiç öyle kapı kapı dolaşıp şeker toplamamışımdır. İçe kapanık bir çocuktum ben. Hala da içe kapanıklığım devam ediyor.

FİNALİ ÇOK KLASİKTİ…

     Küçük Ağa kitabını sonunda bitirebildim. Bir ay oldu herhalde kitaba başladığım. Kitabın ilk başları güzeldi. Ama sonlara doğru sıkıcı oldu. Finali ise, final olsun diye yazılmış. Çok klasikti.

DİYANET İŞLERİ BAŞKANI, İNGİLİZCE HUTBE OKURSA…

     Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, İngilizce hutbe okumuş. Şu anda sosyal medyada en çok konuşulan konulardan biri bu. Onun okuduğu şekilde çıkar aynısı ben de okurum. Buradan çıkarın İngilizceyi nasıl konuştuğunu.

 

    

Yaşamdan Yazılar #4...

AREFE GÜNÜNDEN YAZILAN BİR YAZI…

     Ramazan ayının son günü bugün ve aynı zamanda arefe günü. Aslında arefe günü Kurban Bayramından bir önceki güne denirmiş. Ama zamanla, Ramazan Bayramından bir önceki güne de arefe denir hale gelmiş.

HEM AREFE, HEM DE İŞÇİ BAYRAMI…

     Bugün aynı zamanda 1 Mayıs işçi bayramı. Ben de bir işçiyim. Emeğimle geçimimi sağlıyorum. Fakat emeğimin tam olarak karşılığını aldığımı düşünmüyorum. Tüm işçilerin bayramı kutlu olsun.

YEMEK YA DA ÇAY İÇİN BİRİNİ UYANDIRMA…

     Eğer biri uyuyorsa onu uyandırmamalı. Mesela biz de yemek ya da çay için kimsenin uyandırılmasını istemem. Yemeği her zaman yer ya da çayı her zaman içer. Ama o güzel uykuyu her zaman uyuyamaz.

    

Kitap okumaya konsantre olamamamın nedeni bu olmasın...

     Pucca, sosyal medyayı çok kullanmasından dolayı artık kitap okumaya odaklanamadığını söyledi. Acaba ben de de kitap okumayı bir rutin haline getiremememdeki sorun bu olmasın.

BÖREK DEDİĞİN KIYMALI OLUR…    

     Böreklerin reklamı yapılıyor. Kaşarı uzuyor da uzuyor böyle. Ben sevmiyorum. Benim için börek demek, kıymalı börektir.

ÜZÜNTÜDEN ÖLEBİLİRLER…

     Filler, kalpleri kırıldığında üzüntüden ölebilirlermiş. Aynı filler gibi insanlar arasında da üzüntüden ölecek insanlar vardır bence. O kadar hassas ruhlu.

NORMALDE FISTIK, TATLILARDA CEVİZ…

     Normalde Antep fıstığını çok severim. Ama tatlılarda sevemiyorum. Normalde cevizi pek sevmem. Ama onu da tatlılarda seviyorum.

DEVASA BİR GÜNLÜK…

     Yeni bir sosyal medya düşünüyorum. Böyle fikir jimnastiği yapmayı severim arada. Mesela bir günlük olsa. Ve oraya her kullanıcı, bir gününü 50 kelime ile anlatsa. Ve her gün için sadece bir kere yazı yazma hakkı olsa. Nasıl olur?

Trabzonspor, 38 yılın ardından şampiyon oldu...

     Trabzonspor, 38 yıl sonra şampiyon oldu. Ligin neredeyse başından beri liderdi zaten. Tüm Trabzonspor taraftarını tebrik ediyorum. 

NYGMA’NIN, NFT’Yİ ANLATTIĞI VİDEOSUNU İZLEDİM…  

     Nygma, NFT’yi anlatmış. Video öncesine göre NFT hakkında daha fazla bilgi sahibiyim artık. Ama yine de kafamda oturmayan şeyler var.

GÜNLER SONRA KİTAP OKUMA…

     Herhalde bir 10 gün olmuştur kitap okumayalı. Küçük Ağa kitabına kaldığım yerden devam ettim. Bayramda bitirmeyi planlıyorum.

MASKE TARTIŞMASI MI?

     Yine otobüste maske tartışması yaşanmış. Hala bunların haber değeri var mı ya. Artık kimsenin takmadığını düşünüyordum bu maske olayını.

BAŞKA KONU YOK MUYDU RUHİ?

     Ruhi Çenet son videosunda 44 çocuk doğuran kadını anlatmış. Başka bir konu mu bulamadın be Ruhi.

Kesilmiş sahneler videolarına inanmıyorum...

     YouTube’da gezerken, bir videonun altında, bilmem şu filmden kesilmiş sahneler yazıyor. “Yemeyin arkadaş bizi” deyip, o tip videolara prim vermiyorum.

YILLARCA DEVAM EDER Mİ?

     Cuma geceleri, kanal D’de yayınlanan şov programı, Afara sizce kalıcı olacak mı?

8 MAYIS’A KADAR YARGI YOK…

     Yargı dizisinin yeni bölümü 8 Mayıs’ta yayınlanacakmış. Diziyi izleyenlere bir nefes aldırmış oldular böylece.

BU AKŞAM ŞAMPİYONLUĞUNU İLAN EDEBİLİR…

     Trabzonspor, bugün Antalyaspor karşısında bir puan alırsa şampiyonluğunu ilan edecek.

BAYRAMDA BÖYLE GEÇECEKMİŞ.

     30 Nisan 2022 Cumartesi günü yazıyorum bu yazıyı. Hava kapalı ve biraz da soğuk. Kardeşim bakmış internetten. Bayram hep böyle geçecekmiş.

BAYRAM TATİLİ 9 GÜN OLMAMIŞ…

     Bayram tatili 9 gün olacak diye beklenti vardı ama yapmamışlar. Hele ben, “Kesin olur” diyordum.

    

    

Blogda yorum yapmada sorun var...

      *Blogda yapılan yorumlar spama düşüyor. Hiç fark etmemiştim spama düştüğünü. Deep uyardı. Artık spam kutusunu da kontrol ediyorum.

     *Bir de cep telefonundan bloglara yorum yapmaya çalıştığımda adsız olarak yorum yapabiliyorum. Kendi ismimle, Yaşamdan Yazılar olarak yorum yapamıyorum. En sevmediğim şeyler bunlar. Yakın zamanda düzelir umarım.

     *Bugün, Ramazan ayının son cuması.

     *İzlediğim bir filmi, ikinci defa izlemem. Bana zaman kaybı gibi geliyor. Başka başka filmler izlemeliyim. Farklı filmler görmeliyim.

     *Nihat Hocaya, bir kız çocuğu, elinde kedisiyle beraber, “Kedimle yatıyorum. Günah mıdır?” diye sordu. Tabi ki günah değil dedi hoca. Nihat Hocanın kedi sevgisi, izleyiciye cesaret verdi ki, herkes kedisi, köpeği, kuzusu ve kuşu ile katılıyor zoom üzerinden programa.