Kışlıkları çıkartacak mısın?


     Sabah uyandığımızda diğer sabahlara göre hava serindi. Zaten geceden belliydi. Biz sabaha kadar cam açık yatıyorduk. Ama bu sefer cam açıkken üşüdük ve camı kapadık. Sabah kardeşim üzerine ince bir hırka aldı.

kışlıkları çıkartacak mısın?
foto kaynak: unsplash.com

-Ooo hırka alıyorsun üstüne.

-Üşüdüm ben ya. Soğuklar başlamış.

-Ağustos’un 15’i yaz, 15’i kış derler.

-Baksana ağustosun 15’i bile olmadı.

-Kışlıkları çıkartacaksın yani?

-O kadar da değil tabi.

Özgüven sahibi olmada yaptığım hata...

     Özgüven sahibi olmaya çalışırken yaptığım hatalardan biri: Birine hayır diyememekti. 

     Daha da açmak gerekirse konuyu: Diyelim bir karar alıyorum. “Artık hayır diyeceğim bu dakikadan sonra” diyorum. 

     O kararı aldıktan sonra bir olay oluyor. Hayır diyemiyorum. O zaman bütün moralim altüst oluyor. “Yine kaybettim” diyorum. 

     Ondan sonra, “Benden bir şey olmaz” deyip bırakıyordum. Dün Beyhan Budak’ın özgüven ile ilgili videosunu izlerken tam da bu konuyu anlattı. 

Özgüven
foto kaynak:unsplash.com

     “İki ileri, bir geri olmadan ilerleyemezsin” dedi. Bunu duyunca o kadar rahatladım ki. “Ben bunu niye o zamanlar düşünemedim?” dedim. 

     Ne olursa olsun insanın bir bilenden destek alması gerekiyor ya. Artık özgüven konusunda geleceğe daha umutla bakıyorum. 

     Daha bunun gibi çok şeyler söyledi özgüven konusunda. Ama benim dikkatimi en çok çeken buydu. 

     Çünkü bu konudan muzdariptim. Ama adam anlatıyor. Adam anlatırken kaç kere gülümsedim ve, “Beni anlatıyor” dedim. 

     Özgüven konusunda benim gibi sıkıntılarınız varsa muhakkak Beyhan Budak’ı izleyin derim.

Didomido'nun Nimet şarkısı...


     Son iki haftadır Tik Tok videolarında popüler olan bir şarkı var. Adı: Nimet. Şarkıyı söyleyen ise Didomido

     Google üzerinden araştırdım ne anlama geldiğini bulamadım. Bu hanım kızımız çıkardığı bu şarkı ile çok popülermiş bu aralar. 

     Bende takip ettiğim bir İnstagram hesabından öğrendim bunu. Şarkıyı dinledim ve hoşuma gitti. 

Didomido nimet dinle
foto kaynak: posta.com.tr


     Bir arkadaşıma dinlettim ve değerlendirmesini istedim. “Çocuk şarkısı gibi” dedi. 

     Şimdi bu şarkıyı sizin değerlendirmenize sunuyorum. Bakalım siz beğenecek misiniz? 

     Bu arada şarkının klibi yok. Klip niyetine sadece Didomido ve Eglo G’nin çizilmiş resimlerinden oluşan bir arka plan var. 

     Bu şarkıyı sadece kendisi seslendirmiyor. Eglo G ile yapmış. Ama onun ismi geçiyor söyleyen olarak. 

     Lafı fazla uzattım. Hadi şarkıyı buradan dinleyin ve yorumlarınızı yazın.

Boyun ağrısı ile yazılan bir blog yazısı...


     Evet, bu yazının özelliği boyun ağrısı ile yazılan bir yazı olması. Kedim Osman evdeki ete dadanmıştı. 

     Eti mideye indirmesin diye onu engellemeye çalışırken bir anda boynuma bir ağrı saplandı. Bu arada et dediğim çiğ et. 

     Kedilerin çiğ et yemesi kendi sağlıkları açısından iyi değilmiş. Yoksa Osman’dan eti kıskandığım için değil. 

boyun ağrısı
foto kaynak: unsplash.com

     Sabahleyin kahvaltıdan sonra kas gevşetici Cabral ve ağrı kesici Arveles içtim. Geçmeyince biraz önce yine onlardan birer tane daha içtim. 

     Yazı biter bitmez kafamı yastığa koyup bir daha kaldırmamayı düşünüyorum. Robot gibi oldum. 

     Sağa sola dönerken tüm vücudumla dönmek zorunda kalıyorum. İnsanın ağrısı neredeyse canı da orada derler ya. Benim canım şu an boynumda.

Çeyrek altın bu gidişle bin lira olacak herhalde...


     Çeyrek altın durmuyor, durmuyor, durmuyor. En son çeyrek altın 745 liraydı. Bu gidişle 1000 lirayı da görecek herhalde. 

     Geçen gün bir haber gördüm. Çeyrek altın fiyatları neden yükseliyor diye. Koronavirüsün ikinci dalgasının geleceği beklentisi yatırımcıları güvenli liman olan altına yöneltmiş. 

çeyrek altın
foto kaynak: milliyet.com.tr

     Ara ara düşme olsa da bu artış trendinin devam edeceği bekleniyormuş. Yani altına hücum. Böyle bir film var mıydı ya? 

     Gram altında durmuyor. 443 lira oldu oda. Artık düğünlerde altın takmak hayal oldu. Takı olarak en büyük para olan 200 liranın takılabileceği konuşuluyor. 

     Geçen gün bizimkilerle altın fiyatlarının artışı üzerine konuşurken onlar dedi. “Para takılabilir. Oda en yüksek rakam olan 200 lira olur” diye. Siz ne diyorsunuz bu konuda?

Kurban değil de kavurma bayramı mı?


     Kurban bayramının vazgeçilmezi olarak kavurma diye haber yapıp durdular televizyonlarda. İşte o haberleri görünce aklımda hemen şu soru belirdi: “Acaba bu kurban değil de kavurma bayramı mı? dedim. 

     Ben kavurmayı pek sevmem. O yüzden bu yapılan haberlere iştahla bakmıyorum. O haberlerin birinde ne kadar zor da olsa, kurban etinin 24 saat dinlendirildikten sonra yenmesi gerektiği söyleniyordu. 

     Bizim millet o kadar bekleyemez. Daha hayvan kesilirken kavurma yapılmaya başlanır. Sabah kahvaltısı falan denmez kavurmayı gömer bizim millet. 

     Koronalı ikinci bayramımız bu. Umarım bir dahaki Ramazan bayramına kadar bu virüs tarih olur. Cümleten Kurban bayramımız mübarek olsun. Var mı sizin de kavurma ile ilgili söyleyecekleriniz?

Kişisel blog yazıları #1...


     Az önce Tv8’de MasterChef yarışmasını izledik. Özellikle Mehmet şef devamlı yarışmacıların yanına geliyor ve “Bilmem kaç dakikanız kaldı”, “Böyle devam ederseniz yetiştiremeyeceksiniz” gibi sözler söylüyor. Böyle acele ettirilen işlerde benim elim ayağım birbirine dolanır. Birde adam moralman çökertiyor yarışmacıları. Annem bile, “Bu adam çok acımasız” dedi.

     Beyhan Budak, YouTube videolarında güzel insan diye hitap ediyor ya izleyenlerine. İnsanın içi ferahlıyor, morali düzeliyor. Meğer insanlar olarak kendimize böyle güzel hitap edilmesine o kadar muhtaç kalmışız ki. Güzel insan derken onu sevecenlikle, “Ben senin yaşadığın sorunların farkındayım, rahat ol” tarzında söylüyor sanki. Zaten, “Kendine İyi Davran Güzel İnsan” diye de bir kitabı varmış.