Günde bir hikaye...

*Hiç kitap okumamaktansa günde bir hikaye okumaya çalışıyorum.

*Bugün akşam bi uyumuşum. İlaç gibi geldi. Kalktığımda saat sekiz olmuştu. Daha da kalkmak istemedim aslında. Acıkmışım. Yemek yerken Güldür Güldür’ü izledim. Yalayut İsmail skecini.

*Nazar boncuğu iyi değil diye duydum ama ne kadar doğru bilemiyorum.

*Çayın sıcak kalması için çaydanlığın altının kısık ateşte devamlı yanması. “Çay acır yapmayın” dedim bizimkilere.

*İzlemem veya okumam için biri bana bir şey attığında hemen izlemeye veya okumaya çalışıyorum. Yoksa arada kaynayıp gidiyor.

*Güncel olaylar üzerine yazmak istemiyorum bu aralar nedense.

*İş yerindekilerle kahve içmeye gidecektik bugün. Ama kimsenin canı istemedi. İptal oldu.

*Evde kedi besliyorsanız kapıları her zaman yavaş örtmeniz gerekir. Çünkü aniden kediniz peşinizden geliyor olabilir.

Kurşun kalem ile yazı yazmaz olmuşum...

*Uzun zamandır hiç kurşun kalem ile yazı yazmamışım. Bugün uçlu kalem ile yazı yazarken fark ettim.

*Ali Koç, Derin Futbol’a sadece Rasim Ozan Kütahyalı’ya içinden geçenleri söylemek için katılmış olabilir mi?

*CHP’nin Maltepe mitinginde hiç Atatürk fotoğrafı olmadığı söyleniyor. Ben de hiç denk gelmedim açıkçası.

*Dolar 16, euro 17 lira oldu.

*Uzaya bir tane Türk gönderecekmişiz. Sosyal medyada Mustafa Topaloğlu gitsin deniyor.

*Renkler üzerine, savaş isimleri üzerine deneme yazmak hiç aklıma gelmezdi. “Bunlar üzerine nasıl deneme yazılır ki?” derdim biri bana söylese. Ama pekala da yazılabiliyormuş. Nazan Bekiroğlu yazmış işte.

*Sabahattin Ali’nin cankurtaran hikayesi yüreğimi dağladı resmen.

*Kendimi sonu güzel olacak alışkanlıkların kollarına bırakmak istiyorum.

Gora'dan beri Erşan Kuneri'yi bekleyen arkadaşım...

*İş yerinden arkadaşım Anıl’la konuştum. Erşan Kuneri’yi çok beğenmiş. “Gora’dan beri bu diziyi bekliyordum ben” dedi.

*Bir gram uyku uyumamışım gibi kalktım bu sabah. Devamlı rüyalarla geçen bir geceydi. Huzursuz bir uykuydu.

*Aslında bugün film izleyecek zamanım vardı. Niye film izlemedim ki ben?

*Abdurrahim Karakoç şiirlerinin bana hitap eden bir yanı var gibi.

*Sabahattin Ali’nin, Sırça Köşk kitabındaki hikayeler gibi hikayeler yazmak isterdim.

*Telefonun koruyucu ekranı artık beni değiştir der gibi bakıyor bana. Özellikle çatlakları.

*Sonunda lig bitti. Başlasın transfer sezonu.

*Kişisel gelişimciler, “Bana her şey uyar”, “Ben size uyarım” gibi ifadeler kullanmaktan kaçınmamızı söylüyor. Çünkü bunlar öz güvensiz biri olarak algılanmamıza yol açarmış.

İlk not ettiğim film...

     Artık izlediğim filmleri de not etmeye başladım. Daha önce okuduğum kitapları not ediyordum. “Aynısını niye izlediğim filmlerde de uygulamıyorum ki?” dedim ve izlediğim filmler için de ayrı bir not defteri ayarladım. İlk not ettiğim film ise, Forrester’ı Bulmak oldu.

NAZAN BEKİROĞLU GİBİ DENEME YAZMAK İSTERDİM…

     Nazan Bekiroğlu’nun, edebiyat üzerine denemelerini okumaya başladım. Çok farklı bir tarzı var. Çok hoşuma gitti. Nar Ağacı kitabını beğendiğim için denemelerinden oluşan bu kitabı almakta herhangi bir sakınca görmedim. Hemen onun gibi denemeler yazmak istedim.

HALA DÜŞÜNÜYORUM VEREMEDİĞİM CEVAPLARI…

     Hala bazı yerlerde veremediğim cevaplar canımı sıkıyor. Kendimle bunca konuşmama rağmen hala aynı durumları yaşamam kendimden ümidimi kesmeme neden oluyor.

 

Sabahları kalkar kalkmaz telefonuma bakma sebebim...

*Sabahları kalkar kalkmaz telefonunuza bakma sebebiniz, bloğunuz mu yoksa sosyal medya mı? Ben bloğum için bakıyorum.

*Bu aralar hikaye okumayı seviyorum. Roman okuma motivasyonum yok.

*Birine, gerçekten yüreğinizden gelerek bir iyilik yaparsanız karşılığını bir şekilde görüyorsunuz.

*Yapmaktan keyif aldığım bir işim olmasını ve onun sayesinde Türkiye’yi dolaşmayı isterdim.

*Erşan Kuneri çok küfürlü olmuş. Ve hiç komik değil.

*Gibi mi yoksa Erşan Kuneri mi daha iyi tartışması yaşanıyor bu aralar.

*Kim Milyoner Olmak İster yayından mı kalktı? Artık denk gelmiyorum yeni bölümlerine.

*Baturay Özdemir’in, Yerli ve Kirli adındaki Stand-up gösterisini izlediniz mi?

*Erkeklerin çocuk doğurması için yapılan anlamsız çalışmaların amacı ne? Mide bulandırıcı geliyor bu çalışmalar bana.

Yazmak üzerine izlediğim film...

*Sonunda bir film izleyebildim. Filmimizin adı: Forrester’ı Bulmak. Yazmak üzerine bir film. Blog arkadaşlarım, ilham veren birkaç sahne ve birkaç söz var filmde yazmak üzerine.

*George Orwell’ın okumadığım kitabı Hayvan Çiftliği.

*Sakarya’da bir çaycıda içtiğim, bir bardak çaya 2 lira verdim.

*Güzel evliliklerin bozulmasını isteyen bir yanımız var gibi.

*Hayat deneyimlemekse eğer, ben hayatı deneyimlemiyorum.

*Öğleyin kova tavuk yedikten sonra akşam da evde yemek olarak kızarmış tavuğa denk gelmek. O zaman buna tavuklu gün demek lazım.

*Çekingen olmak, çekingen davranmak dendiğinde aklınıza ben gelebilirim.

*Bir günüm çaysız geçtiğinde, “Bugün çay da içmedim” diyorum. Çay arıyorum.

*Twitter’da sadece yapılan zamları haber yapan bir hesap kısa sürede 50 bine ulaşmış. İşte gündemi koklayıp, bir anda takipçiye boğulma örneği bu olsa gerek.

 

 

 

Sabahattin Ali'nin okuyup da çok beğendiğim hikayesi...

*Sabahattin Ali’nin, Katil Osman adındaki hikayesini okudum. Çok beğendim.

*Türkiye, İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya üye olmasına hala sıcak bakmıyor.

*Kedilerin kendi kuyruklarıyla oynamasını izlemek rahatlatıyor insanı.

*Bizimkiler bi yoğurtlu ıspanak yapmışlar. Çok güzel yapmışlar. Yoğurtlu ıspanağı bu kadar iştahla yediğimi hatırlamıyorum.

*Dolar, 16’yı zorluyor.

*Atatürk Havalimanı’nın yıkılması ile ilgili tartışmalar var siyasette.

*Cübbeli Ahmet Hoca’nın, Okan Bayülgen’e konuk olduğu programdan birkaç parça izledim YouTube’da.

*Bebar Bilim’in YouTube kanalında fiziğin hala cevaplayamadığı 7 büyük soruyu izledim.

*Bir işin her detayına hakim olan insanlara hayranım.

*Bazı videoların başında, “Hassas insanların izlemesi için uygun değildir” yazmasına hayranım. Çünkü ben hassas bir insanım. Böyle bir yazı gördüğümde o videoyu hemen geçiyorum.