Sefil apartman yığınları...

     Okuduğum Safran Sarı kitabında geçiyordu bu cümle. “Sefil apartman yığınları” diye. Gerçekten apartmanları sevmiyorum. Soğuk geliyorlar bana. Kimsenin kimseden haberi yok. Kimin ne halt yediği belli değil. Bir başka dikkatimi çeken cümle ise, “İnsanın üstüne atlayan devasa ilanlar” oldu. Gerçekten de merkeze indiğinde reklamdan geçilmiyor. Her yer reklam. Sağımız solumuz reklam.

Yorumlar

  1. Biz mustakil evde kaliyoruz da ne oluyor,evimizde olup biten hersey herkesin gorecegi sekilde yani demem o ki azıcık kapanma fena değil ama orantılı olsun reklamlar gerçekten bir saldırı gibi insanın zihni sürekli bir şeyleri yorumlamak ile meşgul ediliyor kendine kalamıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O da doğru. İnstagram'la her şeyimizi milletle paylaşıyoruz. Reklamlara bakıp geçiyor, zihnimi meşgul etmemeye çalışıyorum

      Sil
  2. Böyle bir dünyada yaşıyoruz artık. Ve daha da ötesinde iyiye gitmeyecek, uzaklaştık, her şeyden.

    YanıtlaSil
  3. zengin olsak çiftlikte yaşarız tabii :)

    YanıtlaSil
  4. Reklamlarda bir de şey var, ya İngilizce ya Arapça tabelalar. Türkçe pek rağbet görmüyor...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yabancı olan şeylere daha bir hayranlığımız var maalesef

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Piri Reis'in dünya haritasında Deccal'in yaşadığı ada gösteriliyor mu?

Facebook ve İnstagram'da aynı gönderiyi paylaşmak...

A101'den telefon alınır mı?