Kontrollü normalleşme ve renkli risk haritasına bağlı yeni hayatlarımız...

     Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu akşam kontrollü normalleşme sürecini açıkladı. Daha önce yeni normal diye bir kavram girmişti hayatımıza. Şimdi de kontrollü normalleşme kavramı ile de tanışmış olduk. Her il, risk oranına göre renklendirildi. Düzce olarak biz, turuncu renkteyiz ve yüksek riskli illerden biriyiz. Restoran ve kafeler sonunda açılıyor. Sabah 07:00 ile akşam 19:00 arasında, %50 ile kapasite ile çalışacaklar. Hafta sonu yasakları kalktı. Sadece Cumartesi için. Pazar günleri yasak yine devam edecek.


normalleşme
foto kaynak: unsplash.com


BİR HAFTA AÇIK, BİR HAFTA KAPALI…

     Her hafta, her ilin vaka sayılarına göre de risk düzeyi değişecek. Benim anlamadığım nokta şu: Diyelim ki restoran ve kafeler açıldı. Ve bir sonraki hafta o il, çok yüksek riskli sınıfına girdi. O zaman da bu kafeler tekrar kapatılacak mı? Devamlı aç-kapa, aç-kapa olacak. Bu da sıkıntılı. Belirsizliği sevmiyorum.

BONUS YAZI: Çift maske takmak, koronavirüse karşı daha mı koruyucu?

YAPAY ET YEMEYE HAZIR MISINIZ?

     Yakında yapay et yemeye başlayabiliriz. Hatta bizde bile bunun çalışmaları başlamış ve patent için bile başvurulmuş. İnekler çok metan gazı çıkarıyorlarmış. O nedenle inek çiftliklerinden vazgeçip, yapay etlere dönmemiz gerekiyormuş. Bunu kim söyledi dersiniz? Bill Gates. Pandemiden beri hangi taşı kaldırsak altından bu adam çıkıyor. Yahu sen bilgisayarcısın. Ne işin var bunlarla?

YAPAY ET REKLAMLARINI HER YERDE GÖREBİLİRİZ…

     Demek istediğim şuydu: Bizde bile yapay et için patent başvurusu yapıldıysa, yakında A101 ve BİM’de satışına başlanabilir. Yakında yapay et reklamları her yeri sarabilir. İşte o gün, bu yazıyı hatırlayın. Benin anlamadığım ineklerin metan gazı şimdi mi problem oldu? İnsanları bilmem kaç bine düşürmek isteyenlerin şimdiki planları da inekleri mi ortadan kaldırmak?

BONUS YAZI: Zorunlu aşı, anayasaya aykırı mı?

BİR İNSAN NİYE ÇIPLAK FOTOĞRAFLARINI ÇEKER Kİ?

     Daha şimdi bir habere daha denk geldim. “Çıplak fotoğraflarını yaymışlar” falan gibisinden. O haberi görür görmez şu soruyu sordum kendime: Bir insan çıplak fotoğraflarını niye çeker? Tamam, diyelim ki her ne sebepten olursa olsun çekiyordun. Ama bunca olaydan sonra hala çıplak fotoğraflarını niye çeker insan? Her an, hepimizin telefonlarında bir anlık güvenlik açığı olabilir. Farkında olmadan bir şeye evet diyebiliriz vs. Böyle bir durumda fotoğraflarımız da kim bilir kimlerin eline geçecek ve istemediğimiz mecralarda paylaşılacak. Bu çıplak fotoğraf çekme işini bir kez daha düşünmenin vaktidir.

Yorum Gönder

18 Yorumlar

  1. Kocaeli- Turuncu- Yüksek Risk:-)) Yapay et nedir hocam ya, inan şimdi duydum.-)) Çok etçil değilim ama abartmasınlar lütfen:-))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yakında Bim'de, A101'de görürsek şaşırma hocam :)

      Sil
  2. Yasaklar olsa da bir yolunu bulup insanlar dışarı çıkmaya devam ediyor. Zor bir süreç hepimiz için ancak dışarıya akın etme durumu normalden daha çok oluyor :) yasaklar durumu çekici hale getiriyor sanırım. Eğer öyle bir aç-kapa durumu olursa gerçekten sıkıntı. çalışanlar için herkes için.

    Son bölüm önemli. Bende zaman zaman denk geliyorum. Ünlüsü, ünlü olmayanı birçok kişinin hesabı çalınıyor ve her şeyi ortaya dökülüyor. Bunu bilmelerine rağmen birçok insan yapmaktan geri kalmıyorlar tabi. Kaleminize sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yasak her zaman çekiyor bizi :) O psikolojiyi bir türlü çözemedim ben. Yorumunuz için çok teşekkürler :)

      Sil
  3. Normalleşme sadece mavi olan illerde başlamalıydı kırmızı olan illerde ise bence tedbirler arttirilmaliydi çünkü bu önlemler ole kırmızı ise belli ki sorun çözülememiş 15 gün daha turuncu ve sarı olan iller beklemeliydi. 15 gün sonra mavi olan illerin duruma bakılıp yeni kararlar alınabilirdi. Zaten ucu ucuna turuncu da kalmış şehir her an kırmızıya dönebilir:(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biz turuncuyuz mesela. 15 gün sonra kırmızı olduk. Tüm dükkanlar tekrar kapanacak. Haydaa. Zor iş be.

      Sil
  4. Böyle gündemi yansıtan pek çok haberi barındıran yazılarınızı seviyorum. Misal yapay et olayını bilmiyordum. Kafeler konusunda da haklısınız. Aç kapa mı yapılacak yani? Bir normal normalleşemedik.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler. Yorumun çok mutlu etti beni :)

      Sil
  5. İnsan ve hayat dergisinden bir yazı paylaşmıştım vaktiyle et konusuyla ilgili.

    https://kitap-iktibas.blogspot.com/2020/09/insan-ve-hayat-eylul-2020.html

    Helal sertifika veren bir kurumun da yazısını okumuştum. Etin helal olması için kesim önemli. Burada kesim yok ama yine helal olup olmadığının araştırılması gerek. İllaki içine renklendirici, aroma veya bozulmasını önlemek için maddeler katılacaktır. Bu maddeler haram olursa et de haram olur haliyle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bak daha helal mi haram mı durumu var. O hiç aklıma gelmemişti. İyi hatırlattın. Diyanet onun için de fetva verir herhalde piyasaya çıkınca etler.

      Sil
  6. Evet riskli bir belirsizlik bekliyor sahiden bizi, hayra çıksın.
    Dışarıdan yemeyi azaltmamız lazım , ne yapmamız gerek diye düşünmeye başlamalıyız bence, fert fert.

    Selamlar

    YanıtlaSil
  7. vaka sayısı artar yine ama de miii :)

    YanıtlaSil
  8. Korona renkleri garipmiş,en çok da kıyı kesimleri sarı-kırmızı.. Yapay et gelirse tavuklar,inekler kesilmekten kurutur herhalde.. Ama olan insanlara olur..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tavuklar ve inekleri yine boş bırakmazlar kardeşim.

      Sil
Emoji
(y)
:)
:(
hihi
:-)
:D
=D
:-d
;(
;-(
@-)
:P
:o
:>)
(o)
:p
(p)
:-s
(m)
8-)
:-t
:-b
b-(
:-#
=p~
x-)
(k)