Star'ın logosunu değiştirince elinize ne geçti?

      Hiç bir şey olmadı. Olan logoya oldu. Yılların logosunu bir anda silip gittiler. Bunu yapan da Doğuş Grubu. Hani şu Ntv'nin sahibi olan Doğuş Grubu. Ntv'deki gibi bir anlayış beklerdim bu konuda. Türkiye'nin ilk özel televizyonu Star'ın logosunun aynı şekilde korunması lazımdı. Tıpkı kanal D gibi. O logo o kanalla özdeşleşmişti. Hiç logo değiştirecekleri aklımın ucuna bile gelmemişti. Ama ilk yaptıkları işlerden biri oldu. Yeniliği logo değiştirip yapacaklarını sandılar ama yanıldılar.
    SON DÖNEM İMAJI İYİ DEĞİLDİ
        Denilebilir ki son dönemde kanalın imajı yerlerdeydi. Devletin eline geçti. Kan kaybetti. Evet, haklı bir görüş. Ama logo değişimini haklı çıkartacak kadar da haklı değil. Önemli olan zihindeki değişimdir. Logo değiştirmekle hiç bir şey elde edilmez. Tıpkı şimdilerde olduğu gibi. O logo da bir tarih yatıyordu. İyisiyle, kötüsüyle. İşte bu tarih bir çırpıda çöpe atıldı. En çok da tarihe, anılara önem veren bir kurumun bunu yapması can sıkıyor.
          BAŞTAN SAVMA LOGO
        İnsan logoyu görünce, "Bunun için mi canım logoyu değiştirdiniz" diyor. Estetikten yoksun. Sıradan, alelade bir logo. Yapılmak icin yapılınca böyle özensiz şeyler çıkıyor ortaya işte. Siz de Star televizyonun yeni logosunu görünce, "Eskisi iyiydi be" diyor musunuz? İşte bu yazı öyle diyenlerin duygularını ifade etmek için kaleme alındı. Star'ı Star yapan logoyla yola devam edilmeliydi. Çünkü onda geçmiş vardi. Çünkü onda anılar vardı. Vefa bunun gerektirirdi.

Blog linki : yasamdanyazilar.blogspot.com


Kopyacı Show tv...

     Şu bizim kanallarımız ne kadar da taklitci, ne kadar da kopyacı. Ama öyle böyle kopya değil. Bire bir, tıpa tıp kopya.
     Show tv, kanal D'deki Kısmetse Olur programının aynısını almış koymuş. Sadece ismi farklı. Bir de programın sunucusu.
      Programın sunucusunu da görünce şaşırdım. Şebnem Kısaparmak. Onun böyle programlarla işi olmazdı.
      Çoğunlukla kanal 7, Samanyolu gibi kanallarda sabah ya da akşam program yapardı. Böyle bir yarışma da olmayı nasıl kabul etti anlamadım.
      Bu kanallar niye orjinal program yapmayı denemezler. İnsanın bi suratı kızarır. Diğer kanalın programının aynısını yaptık diye. Ama nerdee.


Atatürk posteri diye kriz mi olur?



     Konuşulan parti CHP ise olur. Kaç günden beri bununla yatılıp, bununla kalkıyor. Fındık kabuğunu doldurmayacak bir tartışma. İşte böyle tartışmaların peşinde sürüklendiği için iktidar olamıyorlar ya.
      Alınan sok karar, Aylin Nazlıaka disiplin kuruluna sevkedilmiş. İşin içinden daha da çıkılmaz bir hal alıyor. "Beni kim diye sıkıştırıp duruyorlar. İlkeli duruşum gereği söylemem" demiş.
      Pardon da neyin ilkesi. Anlamıyorum ki. İsmi açıklamayacaksan niye böyle bir şey söyledin ki. Baştan sona tutar bi yanı yok. Partiyi karıştırmaktan yollamışlar disipline. E haklılar. Ne diyeyim.
      Bir milletvekili de çıkmış. Anlatılan kişi benim. Ama Atatürk posteri indirme diye bi şey yok demiş. Ya bu ne demek. Sizin mantığınız alıyor mu? İlk olarak bu olayı duyduğunuzda aklınıza ne geliyor. Evet, saçmalık.

Blog linki : yasamdanyazilar.blogspot.com
    


Cnn Türk tartışma programlarında lider...

    Haber kanallarının tartışma programlarına baktığınızda Cnn Türk öne çıkıyor. Bi zamanlar durum böyle değildi. Ntv daha öndeydi. Gerçi o zamanlar Ntv her şeyiyle öndeydi. İlk haber kanalı olmasının sorumluluğunun bilincinde yeniliklere imza atıyordu. Ama sonra ne olduysa, o performansını kaybetti. Tartışma programlarında liderliği ele Habertürk aldı. Tartışma programları Habertürk'ten sorulur oldu. Didem Arslan Yılmaz ve Ece Üner gibi çok iyi, iki moderatöre de sahipti. Kısa sürede kanal çok yol aldı. Onları yönlendirdiği tartışmaları izlemek gerçekten keyif verici. Eğer onlar da değil de o koltukta sen, ben otursak konuklara tam da o soracağı soruyu sorardık. İşlerini çok iyi yapıyorlar gerçekten.
      Sonra Cnn Türk'te adından bahsettirecek tartışma programları yapmaya başladı. Özellikle de Ahmet Hakan'ın sunduğu Tarafsız Bölge'den çok manşet çıkmaya başladı. Ve de Şirin Payzın. O da çok iyi bir moderatör. Konunun içinde, biliyor. Bazen o kadar tartışılan konudan bi haber moderatörler oluyor ki. Ekran başında asabınızı bozuyorlar. Ama saydığım bu isimler müstesna. Ahmet Hakan'ı seven vardır, sevmeyen vardır. Ben programını seviyorum. Programında gerçekten programın ismi gibi,  tarafsız davrandığını düşünüyorum. O da konuklara çok basitçe sorular sorarak, konunun daha iyi anlaşılmasını sağlıyor. Bir de direkt konuğa, "Şimdi ne anlatmak istiyorsunuz bununla" sorularıyla, anlamsız konuşmaların önüne geçiyor. Gündem belirleyen tartışmaların hep Cnn Türk'ten çıkması nedeniyle, Cnn Türk haber kanalları arasında tartışma programlarında lider durumdadır.

Blog linki : yasamdanyazilar.blogspot.com


Sıla, yeni Sezen Aksu mu?

      Tabi ki Sıla farklı, Sezen Aksu farklı. Burada anlatılmak istenen,  tarzları. Yoksa dünyada herkesten bir kişi var. En hazzetmediğim şeylerden biridir hatta, şu şunun veliahtı diye söylenmeler. Ama bu farklı.
       İkisi de çok şarkı yazıyorlar. Çoğunlukla duygusal şarkılarla damgalarını vuruyorlar. Ama hareketli şarkılarda da, bir o kadar maharetliler. Herkes onların şarkılarına kendilerini kaptırıp dans ediyor.
        İkisi de pek televizyonda, orda burda görünmeyi sevmiyorlar. Şarkılarını yapıyorlar. Ne kadar çok ortak yönleri var değil mi? Ekol olarak, tarz olarak. Ben bu nedenle başlıktaki soruya evet diyorum.

Blog linki : yasamdanyazilar.blogspot.com


Kötü Kedi Şerafettin vizyonda...

      Beklenen gün geldi. Sonunda bugün Kötü Kedi Şerafettin vizyona giriyor. Vatana millete hayırlı olsun.
      Bu animasyon filminden çok bahsediliyor. Animasyonun kalitesi yerlere göklere sığdırılamıyor. Amerika ile yarışacak tipte olduğu söyleniyor.
      Şimdiden dört ülkeye satılmış bile. Tahminler tam 50 ülkeye satılması yönünde. Eğer beklenen gişe olursa ikincisinin senaryosu hazırmış bile.
      Bu proje tam 10 yıldır konuşuluyormuş. Çok emek verilmiş. Filmdeki kamyon sahnesi için tam iki ay çalışılmış. Filmde kazıncı yokuşu bile varmış. Cihangiri görecekmişiz filmde yani.
      Şerafettin tam 20 yıldır hayatımızda. Dergi sayfalarından beyaz perdeye geçti diye üzülmeyin. Yeni hikayeleriyle dergi sayfalarında yer almaya devam edecek. İyi seyirler.

Blog linki : yasamdanyazilar.blogspot.com


Başkanlık muamması bitmeli...

    Başkanlık sistemine geçecek miyiz, gecmeyecek miyiz? Artık bir an önce karar verilmeli. Ülkenin aklı buna takılı olduğu için ileriye rahat bakılamıyor. Herkes Başkanlık sistemine geçilip gecilmeyeceğini bilsin. Herkes gelecek için ona göre planını, programını yapsın.
         BAŞKANLIK VE EKONOMİ
     Bilinmezlik hiç bir zaman iyi değildir. Hem ekonomi için, hem de insan psikolojisi için. Başkanlığa geçilirse ekonomide ona göre adımlar atılır. Yok geçilmezse, ona göre atılacak adımlar farklı olur. Belirsizlik ekonominin en nefret ettiği şeydir. Yatırımcı önünü görmek ister.
            REFERANDUM VAKTİ
      Vatandaş olarak biz de önümüzü görmek istiyoruz. Artık bu Başkanlık meselesi daha fazla uzatılmamalı. Bir an önce referanduma götürülmeli. Ve en son karar merci halk kararını vermeli. Ben toplumda yeterince tartışıldığını düşünüyorum. Artık altyapı olarak hazır. Son hamlede referanduma gidilen dönemde olacaktır. Kimin eteğinde ne taş varsa herkes dökecektir. Bu tartışmalar vatandaşın son kararını vermede etkili olacaktır.
           BAŞKANLIK ÇEKİNCESİ
       Başkanlık sistemine dair çekincelerimiz var. Çekincesi olanlar arasında, Ak Parti'ye oy vermiş vatandaşlarimiz da var. Çekincenin en büyük nedeni: Başkanlık=federasyon algısı. Bunun sonucunda da bölünme endişesi. Bu nedenledir ki referandumda, "Yüzde yüz evet çıkar" diyemiyoruz. Ak Parti bunu göz önüne alarak, nasıl bir Başkanlık sistemi istediğini, ayrıntılı ve en sade şekilde halka anlatmalı.

Blog linki : yasamdanyazilar.blogspot.com