Elon Musk, Twitter'da ne yapmak istiyor?

Gün geçmesin ki Elon Musk’ın, Twitter ile ilgili alacağı yeni bir kararı duymuş olmayalım. Son gelen haberlere göre Twitter Blue abonesi olmayanlar, kendisini takip etmeyen kimseye mesaj atamayacakmış. 

Gün geçtikte çemberi daraltıyor Elon. Gün gelecek ve para vermeden Twitter’ı kullanamayacağız. Adamın hedefi bu, yaptıklarına bakacak olursak. 

“Az da olsa bana para vereceksiniz” diyor. “Yoksa size Twitter aleminde adım attırmam” diyor. Eğer gün gelip öyle bir şey olursa Twitter kullanmayı bırakırım. 

Alternatif platformlara yönelirim. Mesela daha geçtiğimiz günlerde hayatımıza giren Threads var. Bu uygulama da belki gün gelip paralı olacak. Ama o zamana kadar seneler geçer. Kim bilir Twitter benzeri kaç uygulama daha çıkar?

TRT 1'in reklamsız dizi yayınlaması...

TRT 1’de, Benim Güzel Ailem ve Kendi Düşen Ağlamaz dizilerini izliyoruz. Diziler bir başlıyor, reklamsız gidiyor. Artık sıkılıyor insan. Sonra bir reklama giriyor. En az 20 dakika reklam. Yani bir ayarı yok. 

Diğer kanallar yeni başlayan dizilerin ilk bölümlerini reklamsız yayınlıyorlar tamam. Ama TRT 1, bu reklamsız dizi yayınlama olayını dizinin diğer bölümlerinde de uygulamaya kalktı. Bu iki dizi ne kadar güzelse, yapılan bu uygulama da bir o kadar kötü ve rahatsız edici. 

Bir an evvel bu duruma bir el atılmalı. Tamam, reklamı kimse sevmez. Ama reklamsız da olmaz. İnsan belli bir noktaya kadar konsantre izleyebilir. Sonradan algısı düşer ve sıkılır. Yani sevdiğimiz bir dizi olsa bile yine de sıkılırız.

Celal Şengör'e ilahi söyletmişler...

Son günlerde Twitter’da yeni bir akım başladı. Yapay zeka ile olmadık kişilere olmadık şeyleri okutuyorlar. Mesela Şenol Güneş ile Ümt Özdağ’a, Anlayamazsın şarkısını okutmuşlar. Yapay zeka kişilerin seslerini kullanarak şarkı yapıyor. Sanki gerçekten onlar söylemişler gibi. 

Bu akşam da Celal Şengör’ü gördüm. İlahi okutmuşlar adama. Bismillah ilahisini. Yapay zeka baya da benzetiyor sesi. Kendisi bunu görse ne derdi acaba? Çok iyi mizah. Nereden geliyor akıllarına böyle şeyler. 

Birkaç arkadaşıma hemen attım bunu. “Bakın bakın Celal Şengör’e ilahi söyletmişler” diye. Böyle makara şeyleri severim. İnce düşünülüp yapılan mizahı daha da çok severim. 

Yapay zekayı eşeledikçe daha neler çıkacak bakalım. Heyecanla bekliyorum. Mizah açısından bekliyorum yani. Mizahta nasıl kullanacaklar yapay zekayı diye.

Oğuzhan Uğur, GAİN'de neler yapacak?

Oğuzhan Uğur, dijital içerik platformu olan GAİN’in yönetim kurulu üyesi oldu. Peki Oğuzhan Uğur, GAİN’de hangi içerikleri üretecek, neler yapacak? Bu sorunun cevabını Twitter hesabından verdi.

“An itibarıyla GAİN platformunun yönetim kurulu üyesiyim. Bu unvan beni daha olgun ve yaşlı hissettiriyor ama çok sevdim. BabalaTV son sürat içeriklerine devam ederken, GAİN ile de yeni sezonda sizlere muazzam diziler, pek iddialı filmler ve uzun soluklu içerikler sunmak için kolları sıvadık.

Amacımız bu yerli platformun dünyada konuşulan ve takip edilen bir mecra haline gelmesi” dedi.

GAİN ile ilgili de kısa bir bilgi vermek gerekirse. Güzel Ahlak İyi Niyet kelimelerinin baş harflerinden adını alan GAİN, 2019 yılında açıldı. Terapist, Ayak İşleri, Metot ve Dayı gibi projelerle adını duyurdu.

Ahmet Ümit'in kısa polisiye hikayeleri...

Ahmet Ümit’in, Şeytan Ayrıntıda Gizlidir kitabını okuyorum. Kısa kısa hikayelerden oluşan bir kitap. 5-6 sayfada olayı anlıyoruz ve hemen katile ulaşıyoruz. 10-12 sayfalık hikayeler de var tabi. 

“10 sayfalık polisiye hikaye mi olur ya?” demiştin ilk. Ama sonra hikayeleri okudukça olduğunu gördüm. Şimdi de diyorum ki, “Sadece bir polisiye olay için 150-200 sayfa okunur mu?” diyorum. Anlayacağınız bu kısa hikayeler kolaycılığa alıştırıyorlar beni. 

10 sayfada hemen katili buluyorsunuz. Bu arada Ahmet Ümit okumayı özlemişim. Bir ara sıkılmıştım. Bu kitaptan sonra da okumadığım kitaplarından birini alacağım okumak için. 

Hikayeleri okurken insana basit geliyor. “Ben de yazabilir miyim acaba?” diyorsunuz ama boşuna. O 10 sayfalık hikayenin altında yılların yazarlık birikimi var ne de olsa.

Elon Musk ağzını bozdu...

Elon Musk ile Mark Zuckerberg arasındaki çekişme devam ediyor. Bu çekişme mahalle kavgasına döndü. En azından Musk son attığı tweet ile mahalle kavgasını başlatmıştı oldu.

“Zuckerberg bir gavat” diye tweet atmış Elon. Hani mahallenin kabadayı delikanlıları olur ya. Ona benziyor Musk. Zuckerberg ise mahallenin okuyan çocuğu. Kavga/dövüş bilmeyen, işi gücü dersleri olan ve parlak bir öğrencilik kariyeri olan o çocuk.

Zuckerberg’in son uygulaması olan Theaders, Musk için bardağı taşıran son damla oldu. Zira uygulama Twitter’ın aynısı. Twitter’ın ilk hali denebilir. Çok sade Twitter denebilir. Daha dm bile yok yani. O kadar sade yani.

Uygulama çok tuttu. Kısa sürede 100 milyon kullanıcıya dayandı. Böyle olunca da Musk küplere bindi tabi. Daha önce de Musk, kafes dövüşüne çağırmıştı Zuckerberg’i. Adam hıncını ille döverek alacak yani.

Özkan Uğur hayatını kaybetti...

MFÖ grubunun Özkan’ı Özkan Uğur hayatını kaybetti. Bir süredir kanser tedavisi görüyordu kendisi. 

Aslında bu kanserle olan üçüncü mücadelesiymiş. Daha önce iki kere bu savaşı kazanmış. Onlardan hiç haberim olmamıştı. 

Lenfoma kanseri böbreklere vurmuş son olarak. Böylece hayata gözlerini yumdu. 

Özkan Uğur deyince benim aklıma Gora filmindeki Garavel Usta karakteri gelir. Sonra Cennet Mahallesi dizisindeki karakteri gelir. O Ses Türkiye’de jüri üyeliği yaparken İbrahim Büyükak’ın onu taklit etmesi gelir. 

MFÖ grubunun içinden kendime en yakın onu görürdüm. Grup dışında kendisi de şarkılar çıkarmıştır. Bunu da sevmişimdir. Kendi başına bir şeyler yapmasını. 

Haa bir de Arog’daki, “Güzel sözmüş bu, not et bunu” repliği de unutulmazdır benim için.