Oğuz Atay'a hayran olan ünlü yazar...

 

Oğuz Atay
foto kaynak: milliyet.com.tr

     Oğuz Atay’a hayran olan ve şu anda hepimizin tanıdığı ünlü yazar Orhan Pamuk’tur. Buna şaşırdım bak. Çünkü Orhan Pamuk’un pek burnundan kıl aldırmaz hali var gibi.

Evren çok büyük diye, illa canlılık olmak zorunda mı?

Uzayda hayat var mı?
foto kaynak: unsplash.com

     Nygma’nın son videosunu izledim YouTube’da. “Evren bu kadar büyük diye, illaki başka canlılar da olması gerekiyor mu?” diye soruyordu. Bugüne kadar duymadığım bir bakış açısı.

Devamlı ağzıma takılan şarkılar #1

 


Kişisel blog yazıları 10...

UZUN BİR BLOG YAZISINA HAZIR MISINIZ?

     Şu anda okuyacağınız blog yazım, her zaman ki gibi kısa bir yazı olmayacak. Baya uzun bir yazı olacak. Yazıyı bitireceğim diye kendinizi zorlamayın. Baktınız sarmadı, okumayı bırakırsınız. Tek bir konu üzerine değil. Dikkatimi çeken konulardan azar azar ve paragraflar halinde düşüncelerim. Keyifli okumalar.


MOTORSİKLETLE ARAM OLMADI HİÇ…    

Hekimoğlu, bu akşam ki bölümünde kendisine motor aldı. Kocaman bir şey. 290 basıyormuş. Hayatım boyunca motorlara karşı bir ilgim olmamıştır. Hele kocaman motorlara hiç. Benim tarzım değil. Ama insana ayrı bir karizma kattığı da bir gerçek. Bastonunu nereye koyduğunu soran Zeynep’e ise, hemen gidonun yanında, baston için yaptırdığı galiba bezden, bir bastonluğu gösterdi. Tüm ekip, kahkahayı bastı tabi bunu görünce.


kişisel blog
foto kaynak: unsplash.com


AMAZON’DAN KİTAP ALAN YOUTUBER…

     Amazon’dan kitap alış verişi yapmış bir Youtuber’ı izledim bugün. Kendisi istememesi rağmen kitapları üç ayrı kutuya koymuşlar. Ve bir gün içinde ve aynı zamanda hasarsız bir şekilde kitaplarını teslim almış. İçinizde Amazon’u deneyen var mı? Varsa kendi deneyimini bizimle paylaşabilir mi?


YOUTUBER İLE ELEKTRİĞİM TUTMADI…

     Yine aynı Youtuber arkadaş üzerinden konuya devam edelim. Kendisinden pek hoşlanmadım. Kendisini büyük mü görüyordu? Yoksa bu konuda ben mi yanlış anladım, bilemiyorum. Ama bir şekilde, negatif bir enerji aldığımda bir gerçek kendisinden. O yüzden kanalını takibe almadım. İnsanın elektriği tutmayınca tutmuyor işte.


ÖLMÜŞ ADAMA TRAFİK CEZASI GELİR Mİ?

     Ölen adama trafik cezası gelmiş. Bu nasıl bir iş? Adam öldüğünde devletin kayıtlarına geçmiyor mu bu? Oğlu bu cezayı ödemese, belki de icralık olacak. Gün geçmiyor ki, “Burası Türkiye” dedirtecek bir olay ile karşılaşmayalım.


BİLİM KONUSUDA ÇOK MU KÖTÜYÜZ?

     Biz ülke olarak bilim alanında çok mu kötü bir yerdeyiz? Hiç mi bizim bilim konusunda başarılı bir üniversitemiz yok? Hiç mi bizim başarılı bilim insanlarımız yok? Tarihe damga vuracak insanları niye peşi sıra çıkaramıyoruz? Dünyada Türk denince, bilime ve sanata çok değer veren bir millet olarak anılmak isterim.


TUZ DA KOKTU MUHABBETİ ÇOK GERİLERDE KALDI…

     Tuz da koktu diye bir heştek belirlemiş bu akşam için Fox haber. Size bir şey söyleyeyim mi: Tuz da koktu muhabbetlerini de geçeli çok oldu be. Artık insanlığın kötü tarafında alt katmanlarına bodoslama indik. Hangi tür iğrençlik varsa yapıldı ve duyduk. Daha neler neler göreceğiz? Her şeyi hazırlıklı olun. Bu sosyal medya sayesinde daha nelerden haberimiz olacak, kim bilir.


GECENİN TAMAMINI BİR DİZİYE AYIRAMAM…

     Hekimoğlu dizisi ile ilgili bir şey daha yazayım: Şu anda yeni bölümü hala devam ediyor. Ama ben ne yaptım? Diziyi bıraktım, bilgisayarın karşısına geçtim ve bu yazıyı yazıyorum.

 

     Diziyi baştan sona izlemeye kalkarsam, koca akşamımı ona ayırmak zorunda kalıyorum. Benim sevdiğim şeylerden biri olan yazmaya zamanım kalmıyor o zaman.

 

     Ne yazmaya, ne de odada tek başına kalıp kafamı dinlemeye. Dizi 20:00’de bir başlıyor gece 24:00’e kadar. Cumartesi ya da Pazar bu bölümün tekrarını veriyorlar zaten. Hafta sonu o saatlerde de bir şey olmuyor. İşte o zaman rahat rahat izleyebiliyorum diziyi.


ŞAHSİYET DİZİSİDEN BİR BAŞARI DAHA…

     Şahsiyet dizisi Almanya’ya sattığımız ilk dizimiz olmuş. Harika bir başlangıç yapmışız bence. Haluk Bilginer’e ödül kazandıran dizi, bir Alman kanalında yayınlanmış. Ama ne kadar izlenmiş, reytinglerde ne yapmış, ilgi görmüş mü, onunla ilgili bir şey yoktu haberde. Biz dizi işini biliyoruz. Ülke olarak daha çok ekmek yiyeceğiz bu dizi işinden.


DELİ GİBİ OKUMAK İŞTAHI UYANDIRAN YAZAR…

     Murat Menteş’in röportajlarını izliyorum. Okumak üzerine o kadar güzel ve o kadar insanı iştaha getirici şeyler söylüyor ki. Kitaplara boğulmak istiyorum. Sanki bir işmiş gibi sabah 09:00’da okumaya başlayıp, akşam 19:00’a kadar durmadan okumak istiyorum. Okumaya o kadar önem veriyor ki. Sanki daha önce hiçbir yazardan okuma ile ilgili böyle insana okuma iştahı veren şeyler duymamış gibiyim.


SADECE ONLAR KONUŞSUN…

     Bazı insanlar vardır. Sadece onlar konuşmalı istersin. Sadece onları dinlemek istersin. Zaten bulundukları ortamda da hep onlar konuşmak isterler. Mesela Murat Menteş. O adamı konuk olacaksan, sadece o olmalı.


     Başka konukla konuşurken o öylece oturacak bir adam değil gibi. Mesela Haşmet Babaoğlu. Kendine has bir konuşma tarzı vardır. Sadece o konuşsun istersin. Bu adamlarla birebir program yapmalısın. Onlar tek başlarına, istedikleri gibi konuşmalılar.


NE ARA 5. BÖLÜM OLDU?

     Bu akşam, Masumlar Apartmanı dizisinin 5. Bölümüymüş. Ne ara beşinci bölüm oldu? Daha yeni başlamamış mıydı bu dizi? Ne çabuk da geçiyor zaman değil mi? Dizide bozulma var mı? Hala ilk günkü gibi güzel gidiyor mu? Diziyi izleyenler yorumlara yazabilir mi?


SORUNLARIN KÖKENİNE İNMİYORUZ…

     Bir tane manken kız, Türkçe konuşurken araya İngilizce kelimeler karıştırdığı için gündem oldu. Biz millet olarak hep buz dağının görünen kısmı ile ilgili yorum yaparız, konuşuruz. Ama asıl mesele, buz dağının görünmeyen kısmı.

 

     Senin ülkendeki gençlerin ne kadarı Türkçe’yi doğru kullanıyor da sen bu kıza yükleniyorsun? Gençlerine ne kadar verimli bir dil eğitimi verebiliyorsun? Konuşmamız gereken bu aslında.


DÜNYAMIZI ÇOK ZOR GÜNLER BEKLİYOR…

     Böyle giderse 2050 yılında fındık, üzüm ve kayısı ortadan kalkacakmış. Yani artık üretilemeyecek. Çünkü küresel ısınma nedeniyle üretim yapılamayacak. Dünya o kadar kötü noktalara gidecek ki gelecekte? O zamanlarda yaşayacak olanlar bu durumu nasıl taşıyacaklar bilemiyorum.


EXXEN BİR AÇILSA ARTIK…

     Acun’un yeni kuracağı Exxen platformu bir açılsa da görsek. Hangi programlar olacak? hangi diziler başlayacak? Ve en önemlisi Acun, bu işte de başarılı olabilecek mi? Yer yerinden oynayacak mı?


SİNAN CANAN’DAN BEKLEDİĞİM PERFORMANS GELMEDİ…

     Sinan Canan, YouTube kanalında Celal Şengör’ü konuk etmiş. Yayının başına otururken, “Sinan Canan, şimdi çok güzel sorular sorar ve bu yayın tadından yenmez” dedim. Ama genel itibariyle dediğim gibi olmadı.

 

     Sinan hoca kendisinden beklediğim soru sorma performansını gösteremedi. Ve ayrıca araya, “Bende de öyle olmuştu” deyip kendi deneyimlerini anlatmaya çalışması da hoşuma gitmedi. Sinan hocam seni zaten her zaman izliyoruz.

 

     Senin deneyimlerini her zaman dinliyoruz. Ama bu yayında merak ettiğimiz Celal Şengör. Yayına hiç hazırlanmamış. Elinde belli bir soru listesi yoktu. Bu da yayının kalitesini düşürdü bence.


     Son yarım saat kala izlemedim. Yine Sinan hoca nedeniyle. Çünkü o bile kendini doğru ifade edemedi yayında. Ona sinirlendim kapattım yayını.

    

    

    

Vaka ve hasta sayısı üzerine...

     Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 15 Ekim’den itibaren koronavirüs vaka ve hasta sayılarını beraber paylaşacaklarını açıkladı. Bakalım bazılarının iddia ettiği gibi rakamlar 20 binler seviyesinde mi?


vaka ve hasta sayısını öğrenebileceğiz
foto kaynak: unsplash.com

     Vakalarla ilgili şöyle bir durum var: Mesela İtalya’da günlük vaka sayısı 20 bin falan açıklanıyordu ya. Ben o 20 binin hepsinin hastaneye yatan kişi sayısı olduğunu zannediyordum.


     Yoksa öyle değil mi? Yoksa o rakamlara, virüs testi pozitif olup, hiçbir belirti göstermeyenleri de dahil ediyorlar mıydı? Bu işin aslı astarı nedir? Objektif birisi açıklasa da öğrensek.

Önce, Çok Güzel Hareketler Bunlar 2'yi, sonra da Rusya- Türkiye maçını izledik...

 

televizyonda ne izledik
foto kaynak: unsplash.com

     Kanal D’de Çok Güzel Hareketler 2’yi izledik. Birkaç skeçi kötüydü. Birkaçı iyiydi. Pandemi başladığından beri ilk defa seyirci geldi programa.


     Oda 10-15 kişi anca. Maçın bitmesine 15-20 dakika kala, TRT 1’e geçtik. A milli takımımız deplasmanda Rusya ile karşılaştı. Uluslar kupasında.

 

     Benim izlediğim dakikalarda iyi oynadık ve pozisyonlara da girdik. Ama bir türlü golü bulamadık. Ve 1-1 berabere kaldık. Bizden golü Kenan Karaman attı.

Kendi işinin patronu olmak ama nasıl?

 

kendi işinin patronu olmak
foto kaynak: unsplash.com

     Kendi işimin patronu olup, pazar günleri de çalışacaksam ne anlamı kaldı patron olmamın. Ben, kendi işim bile olsa deli gibi çalışmaktan bahsetmiyorum.


     Kendi işinde olsa, kendini harap etmeden, kendini geçindirecek bir işten bahsediyorum. Kendi işin bile olsa, kendini yıpratmaya, harap etmeye değmez arkadaşlar. Buradaki amaç: Kimseye muhtaç olmadan geçinmek sadece.