Meğer senaryo Yavuz Turgul'unmuş...

Normalde Perşembe akşamları Atv’de, Başka Bir Gün dizisini izliyorduk. Ama çoktan hikayeden koptuk ve dizi bizi sıkmaya başladı. O yüzden Star’da, Hababam Sınıfı Güle Güle filmini izledik. Senaryosunu Yavuz Turgul yazmış. İlk defa bu akşam dikkat ettim senaryoyu kimin yazdığına.

YA BIRAKIN ARTIK ŞU HABERLERİ…

Now TV’nin haberlerinde eskiden üçüncü sayfa haberleri olmazdı. Şimdi son 10 dakikaya her türlü üçüncü sayfa haberi koyuyorlar. Nasıl başka kanala geçeceğimi bilemedim resmen. Ya bari sen yapma Now TV, bari sen yapma Selçuk Tepeli.

DRAM MI? HAYIR….

Cengiz Aytmatov’un, Toprak Ana kitabını neden bu zamana kadar okumadım? Geçen bu soruyu sordum kendime. Konusuna bakınca durum anlaşıldı. Erkekleri askere alınan bir Kırgız köyünde geride kalanların çektiği sıkıntılar anlatılıyormuş. Yok, ben artık dram falan kaldıramam.

Biraz Eşref, biraz Rüya...

*Kanal D’de, Eşref Rüya var. Belki biraz izlerim. Uykum gelmezse de biraz da kitap okurum. Sonra da yatış.

*Murat Soner, Eşref Rüya dizisini incelemiş YouTube kanalında. Saçmalardan seçmeler başlığına bakılırsa bu diziyi de beğenmemiş anlaşılan. Bir diziyi de beğen be adam.

*Recep İvedik 7’yi izledim biraz. Berbattı. Komiklik sıfır. Ama anlattığı şey değerliydi tabi.

*Tutunamayanlar’ı tekrar okumak istiyorum ama yine yarıda bırakırım diye korkuyorum.

*Doğu Demirkol çok şımarık geliyor bana ya.

*Şahan Gökbakar da, Cem Yılmaz’a laf çarpmaya bahane arıyor. Pusuda bekliyor sanki. Ama bir şey söyleyim mi: Eğer gerçekten böyle bir düşünce içindeyse çok yanlış bir yolda ve kendisine hiç yakışmıyor.

 

 

Ayşe Tolga'nın çok beğendiğim o sözü...

Ayşe Tolga, Taner Çağlı’nın, YouTube kanalına konuk olmuş. Onu izledim. O kadar sardı ki. Sonuna kadar izledim programı. Frekans, titreşim, sağlıklı yaşam, evlilikler gibi bir çok şeyden konuştular. Ayşe Tolga’dan bir söz duydum ve çok beğendim, “Sözün, gerçeğindir” dedi. Yani söylediğin her şey, hayatında gerçek oluyor. Amerikan filmlerinde polisler suçlulara derler ya, “Söylediğin her şey mahkemede delil olarak kullanılacak” diye. Bu da ona benzer bir söz oldu sanki.  Ağzımızdan çıkan cümlelerin hayatımıza etkisine bakar mısınız? Bir de, abra kadabranın ne anlama geldiğini biliyor muydunuz? Hani sihirbazların söylediği. Bugüne kadar ne anlama geldiğini nedense hiç merak etmemişim. Sözümle yaratırım anlamına geliyormuş. Bunu da Ayşe Tolga’dan öğrendim.

Nerede bu Dilozof?

Dilozof olarak bilinen Pelin Dilara Koçak, bayadır YouTube videosu çekmiyor. Kanalına baktım da en son 2 ay önce bir video atmış. Nerelerde bu kız acaba?

CEMRE DEMİREL’İN EVİ…

Efe Aydal, Cemre Demirel’in evine ziyarete gitmiş. Cemre’nin canlı yayınlarını yaptığı o meşhur odaya da girdi. Cemre’nin kedisini yakından gördük. Efe sevmeye çalıştı ama sevdirmedi kendisini. Cemre’ye de üzülüyorum ya. Hem hastalığına, hem de çok sigara içmesine.

BEKLEDİĞİM GİBİ BİR VİDEO DEĞİLDİ…

Beyhan Budak’ın, iyi niyetli değil saf olduğunu gösteren 7 şey adlı YouTube videosunu büyük bir beklentiyle izledim. Ama istediğimi bulamadım. Harika bir video bekliyordum. Çok anahtar şeyler söyleyecek diye bekledim. Ama hep bilinen şeyleri dinledim. Tekrara düşmesi de normal tabi. Konu mu kaldı artık anlatacak.

Pınar Özkent, Behçet Yalın ve Ghibli filtre modası...

Pınar Özkent, son dönemde takip ettiğim YouTuberlardan biri. Bu aralar çok aktif. Sık sık video atıyor YouTube’a. Kişisel gelişim üzerine video izlemek isteyenlere öneririm. Bir de her zaman aktif olan ve üreten insanları ayrı seviyorum.

BEHÇET HOCAM’IN KANALINDA DEĞİŞİKLİK…

Bir başka YouTuber, Behçet Yalın Özkara. O da son dönemde gündemdeki konuları, konuya hakim olan insanlara sormaya başladı. Bu tarz videolar çekmeye başladı. Kanalın daha önce böyle bir tarzı yok. Kanal, başka bir yöne evrilmeye başlamış gibi.

GHİBLİ…

Bu ara, Ghibli tarzı görseller yapma ya da fotoğrafınızı Ghibli filtreli yapma modası var. Her yerde Ghibli tarzı görseller, fotoğraflar ve videolardan geçilmiyor resmen. Kurtlar Vadisi ve Aşk-ı Memnu’ya denk geldim mesela.

Berhan Şimşek krizi...

CHP’de, olağanüstü kongrede tek aday olan Genel Başkan Özgür Özel yeniden seçildi. Aday olmak isteyen Berhan Şimşek de, “Beni aday yapmadılar” falan diyordu. Aday olmak istemesine rağmen aday yapmadılarsa CHP adına rezalet, eğer böyle bir şey yoksa Berhan Şimşek uyduruyorsa bu da kendisi için rezalet.

TRABZONSPOR, SÜRPRİZ YAPAMADI…

Bu akşam Trabzonspor’dan bir sürpriz bekliyorduk ama olmadı. Fenerbahçe içeride Trabzonspor’u 4-1 yendi ve şampiyonluk yarışı devam etti. Son haftaya kadar sürecek bu yarış belli oldu.

ÜMİT ÖZDAĞ’DAN SONRA…

Ümit Özdağ hapise girdikten sonra sığınmacı meselesi konuşulmaz oldu. Bir yerde duydum bunu. Hakikaten öyle. Kimse bahsetmiyor artık. Bırak, haber bile olmuyor. O da ne zaman yargılanmaya başlayacak belli değil.

Sanki kış gecesi gibi ve Ezel Akay...

Dışarıda yağmur yağıyor. Biraz da rüzgar var. Sanki uzun kış gecelerinden birindeyiz. Evlerin ışıkları yanmış. Geceleri huzur veren görüntülerden biridir evlerin yanan ışıkları. Momentos’un, blog yazısında paylaştığı Siyah Lale-Black Tulip parçasını dinliyorum bir yandan. Saatlerce böyle kalabilirim. Galiba kendimi dinlemeye ihtiyacım var. Ya da sadece dinlenmeye. Her şeyden uzak. Belki de saatlerce uyumaya.  Yönetmen Ezel Akay, Taner Çağlı’nın YouTube kanalına konuk olmuş. Baştan sona izledim. Yönetmenlik, filmler, sanat, evlilik ve hayat üzerine konuştular. Ezel Akay, gerçekten hayatı yaşamış ve görmüş bir insan. Bu her halinden belli oluyor. Bazı şeyleri aşmış. Böyle insanlara her zaman imrenmişimdir. Maddi şeyleri aşmış artık. Sadece yönetmenlik yapmak peşinde. Ortaya güzel ve kalıcı bir şeyler bırakma peşinde.

Eylemci Pikachu, bu sefer de Amerika'da görüldü...

Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması nedeniyle yapılan protestolarda ortaya çıkan Pikachu, dünya gündeminde yer almıştı. Hatta Pikachu için Cnn Türk’teki tartışma programında bir algı çalışması olduğu, Z kuşağını protestolara çekmek için bilinçli yapıldığı, ayrıca psikolojik bir harp aracı olarak da kullanıldığı söylenmişti. Bu sefer de Pikachu, Amerika’da çıktı. Amerika’da, bir anda başlayan Trump protestolarında görülmüş. Dünya protesto tarihine bir karakter kazandırdık resmen. Pikachu, artık sadece bir çizgi film karakteri olarak görülmeyecek. Artık o, protestoların vazgeçilmezlerinden biri oldu. Bu arada ne oldu da birden Trump protestoları başladı. 50 eyalette aynı anda bir de. Protestocular, Trump’ın istifa etmesini istiyorlarmış. Trump ise protestolar sırasında golf oynuyormuş. Adamın dünya umrunda değil.

Herkes, Bluesky'a geçiyor...

X yani eski adıyla Twitter, bazı hesaplara engellemeler getiriyormuş. Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması, boykot ve benzeri paylaşımlar nedeniyle. Bunun üzerine millet, X’in bir benzeri olan Bluesky uygulamasına geçiyor akın akın. Benim daha önce bir hesabım vardı orada. Ama hiç Türk yoktu. Ama şimdi her yer Türk kaynıyor. Tabi bu geçiş ne kadar devam eder ve Bluesky uzun ömürlü olur mu bunu hep beraber göreceğiz. Threads için de böyle olmuştu. Millet akın akın geçti. Ama sonra ne oldu? Şimdi esamesi bile okunmuyor. X’i bırakır mıyım? Hayır, tabi ki. En azından şimdilik. Haber alma konusunda son dönemde İnstagram’da çok iyi iş görüyor. En azından şimdilik İnstagram’da engelleme yok.

Her şeyi kişisel algılamak...

Biraz başım ağrıyor ve hava kararmaya başladı. Yavaş yavaş gecenin hükümranlığı başlayacak. Tüm sokak lambaları ve evlerin ışıkları yanacak birer birer. Baş ağrısı için belki de erkenden yatmalıyım. Kişisel gelişimciler son zamanlarda her şeyi kişisel algılama olayına taktılar gibi gözüküyor. “Her şeyi kişisel algılamayın” diyorlar. Ben her şeyi kişisel almıyorum. Yoksa alıyor muyum? Dur! Bunun üzerine bir kafa yorayım ben. Bir kafede oturmuş, tek başına kahve içiyorsun. Bir yandan da kitabını okuyorsun. Hem insanların içinde olmuş oluyorsun hem de yalnız başına takılıyorsun. İki duyguyu bir arada yaşıyorsun. Ama şu var ki: İnsan zaman zaman gerçekten yalnız kalmalı. Herkesten uzak. İnsan şarj oluyor resmen.

Çocukluğumun şarkısını meğer Volkan Konak söylüyormuş...

*Çocukken çok söylediğim Hey Gidi Karadeniz şarkısını Volkan Konak söylüyormuş. Kendisi öldükten sonra öğrendim bunu. Sanatçılar hayatımızın bir bölümüne bir şekilde yer ediyor işte. Bu şarkı benim çocukluğum mesela.

*Sosyal medyada biri, boykot ile ilgili esprili bir paylaşım yapmış. Paylaşımında, Bu boykot 1-2 ay sürse, benim kredi kartı borcum neyim kalmaz demiş. Böyle esprileri seviyorum.

*Bazen bir konu hakkında her şeyi bildiğimi zannederken, an geliyor o konu hakkında en basit bir şeyi bile bilmediğimi fark ediyorum.

*Trump, tam bir Türk siyasetçisi tipi. Şimdi iki dönem başkanlık kuralını kaldırmaya çalışacak. Üçüncü kez aday olmak için. Tanıdık geldi mi? Amerika’da bir Türkiye oldu artık.


Elon Musk salçaları...

*Elon Musk’ın çıkardığı salçaları aldınız mı? Trump, o kadar linkini de atmıştı halbuki. Güldür Güldür Show’daki Trump’tan bahsediyorum tabi ki. En son skeçte Trump, basın toplantısında Elon Musk salçalarının reklamını yapıyordu. Ama Türkiye’de olsa kesin bu salça işine girerdi bak.

*Saruhan Hünel, Arka Sokaklar’a konuk oyuncu olarak dahil olacakmış. Hey gidi Saruhan Hünel. Ben kendisini Aynalı Tahir dizisinden hatırlarım. Zamanının efsane dizilerinden biriydi.

*Trump, 2 Nisan’da büyük bir şeyler açıklacağını söylemişti. Gümrük vergisiymiş açıklayacağı şey. Ulan biz de boşuna heyecan yaptık. Uzaylıları falan açıklayacak diye.

*Kendini sevmek için ne yapılması gerektiğini anlatan bir YouTube videosuna denk geldim. Gerçekten bu kadar çok kendini sevmeyen insan var mı ya? Yoksa bir YouTube videosunun konusu olmazdı bu.

Boykot var...

Bugün 2 Nisan. Boykot var arkadaşlar. Bugün hiç bir alışveriş yapılmayacak. Savcılık kendiliğinden soruşturma başlatmış boykot çağrıları ile ilgili. Dün akşam bakanlar kanal kanal dolaşıp boykotun yanlış bir şey olduğunu ve yerli ve milli ürünlere boykot yapılmasını çokca eleştirmişler. Sabah Nevşin Mengü, her sabah dolu olan bir kafeden paylaşım yapmış. Bomboştu kafe. Benim merak ettiğim: Bundan sonra CHP’nin atacağı adım ne olacak? Eğer doğru dürüst başka bir aksiyon alınmazsa bu boykot da saman alevi gibi sönüp gider. CHP’de bir de olağanüstü kongre var daha. Kemal Kılıçdaroğlu yeniden aday olabilirmiş. Eğer aday olursa sandığa gömülmesi lazım. Yok gömülmez kazanırsa CHP’ye güle güle.

Ülkenin içinde bulunduğu durum mu Volkan Konak'a kalp krizi geçirtti?

Ramazan Bayramı’nın üçüncü günü. Eğer imkan olursa liseden bir arkadaşla buluşup çay çorba içip muhabbet edeceğiz. Sonra yarın yine normal rutinimize dönme, yani çalışmaya başlama. Sıkıntılı günler ama umut etmeye devam. Umut etmeden yaşanmaz değil mi? Halkın bir kesimi adalete susamış bir şekilde. İnsan böyle bir durumda hiçbir şeyden de tat almıyor. Mehmet Demirkol bu durumu çok güzel anlatmış. “Canım hiç bir şey yapmak istemiyor. Öyle oturmak, bir noktaya bakıp sadece düşünmek istiyorum” diyor. Zülfü Livaneli de Volkan Konak’ın kalp krizi geçirip vefat etmesinin nedeni olarak çok hassas kalpli biri olduğu için, ülkenin içinde bulunduğu duruma artık dayanamaması olarak söylüyor. En ufak bir şeyde hemen gözleri dolarmış. Öyle hassas bir insanmış kendisi.