Blog gurusu olmak isterdim...

 

blog yazmak
foto kaynak: unsplash.com

     YouTube’da izlediğim bir videoda, konuşan kişinin isim ve soy ismini yazmışlar. Yanına da pazarlama gurusu demişler. “Vay be. Adam guru olmuş” dedim. Ulan bir biz guru olamadık be. 

     Blog gurusu olmak isterdim mesela. Açtığı blogla isim yapmış ve başarılı biri olarak anlatmak isterdim. Blog nasıl açılır, nelere dikkat edilmelidir falan gibi standart sorulara, sıra dışı cevaplar vermek.

Sinek kaydı Erdal Beşikçioğlu'nu beğendiniz mi?

 

Sinek kaydı Erdal Beşikçioğlu
foto kaynak: haberler.com

     

     Erdal Beşikçioğlu, yeni dizisi Çocukluk’ta karşımıza sakalsız ve bıyıksız çıkıyor. Kendisini devamlı sakallı ve bıyıklı görmeye alışkın olduğumuz için bu yeni halini baya garipsedim.

      Oynadığı vali dizisinde bıyıklıydı. Behzat Ç. desen, hep sakallıydı zaten. Arada birde kanal D’de bir dizide oynadı. Orada da sakallıydı. Yıllar sonra bu sakalsız ve bıyıksız hali, “Olmamış” dedirtti.

Gerçek hayat hikayesinden uyarlama diziler modası başladı...

 

Gerçek hayat hikayesinden uyarlayıp dizi yapma
foto kaynak: milliyet.com.tr

     Dizilerde gerçek hayat hikayesinden uyarlama modası başladı. Tv8’de Doğduğun Ev Kaderindir, TRT 1’de Masumlar Apartmanı, hep böyle.


     Bu dizi dünyasında bir şey tutmaya görsün, hemen diğer kanallarda aynısı yapıyorlar. Böyle dedikleri için mi diziler tutuyor yoksa diziler gerçekten güzel oldukları için mi? Güzel olmadıktan sonra ne yazarsan yaz, tutmaz hiçbir zaman.

İnstagram'ın yeri ayrı, bloğun yeri ayrı...

 

İnstagram
foto kaynak: unsplash.com

     Blogda yazdığım her şeyi İnstagram’da da paylaşabilirim aslında. Ama ben kendimi, yani fotoğrafımı çok paylaşmayı seven biri değilim.

 

     Fotoğraf olmadan da paylaşabilirim. Ama bu sefer de İnstagram’da paylaşılan şeyler, suya yazılan bir yazı gibi oluyor. Kalıcılığı yok.

 

     O yüzden kendimi yazarak ifade etmek daha güzel. İnstagram kullanmıyor muyum peki? Kullanmam mı. Bazen aşırı derecede hem de. Ama bloğun yeri ayrı, İnstagram’ın yeri ayrı.

Jazz müzik dinleyerek yazılan bir yazı...

 

jazz müzik
foto kaynak: unsplash.com

     Güzel bir cumartesi gününden merhaba. Dışarıda güzel bir hava var. Ve bu yazıyı yazarken bilgisayardan bana, bir jazz müzik eşlik ediyor.

 

     Aslında bir jazz müzik tutkunu değilimdir. Ama elimden geldiğince, daha önce dinlemediğim her müzik türünü dinlemek istiyorum.

 

     Beğenmeyeceksem bile kendim dinleyip, “Dinledim ve beğenmedim” demek istiyorum. Ön yargılı olma. Her şeyi bir kere de olsa, izle ve dinle.

Hangi taşı kaldırsam altından Kore dizileri çıkıyor...

Kore dizileri her yerde
foto kaynak: haberler.com

     Sadakatsiz dizisi ile ilgili bir şey yazdım. Yorumlarda Deep yazdı. Bu da bir Kore dizisiymiş. Bu nedir ya? Her yerde Kore dizileri. Hangi taşı kaldırsam Kore dizileri. Sanki dünyadaki tüm diziler ilk olarak orada çekilmiş. Sanki dizilerin anavatanı orası gibiymiş gibi. Bu dizi konusunda Amerika’yı, Hindistan’ı solda sıfır bırakmış gibi.


Şikayet ettiğimiz dizileri reyting birincisi yapmak...

     Toplum olarak ahlaki çöküntüden dert yanarız. Ama buna rağmen gidip ahlaki çöküntüyü anlatan dizileri reytinglerde bir numara yaparız. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu. Sizce bunun altında ne yatıyor olabilir?


ahlaki çöküş dizileri
foto kaynak: unsplash.com


FRAGMAN OLAYI SONUNDA BİTTİ…   

     Sadakatsiz dizisi sonunda başladı. Başlangıç fragmanını görmekten bıkmıştım artık. Birde fragman, ahlaki çöküntünün zirve yaptığı bir fragmandı. İçimi karartıyordu. Fragman çıktığında başka bir kanalı açıyordum.


KEDİLER BİZİ, İRİ KEDİ OLARAK GÖRÜYORLARMIŞ…

     Bir tane YouTube videosunda izledim. Kediler bizi ayrı bir ırk olarak değil, iri kediler olarak görüyorlarmış. Bana biraz saçma geldi. Ama adam da söyledi zaten. Bunlar bilimsel araştırmalar. Kedilere işin gerçeğini sorup öğrenemeyeceğime göre. Şimdilik böyle kabulleneceğiz.