Bana deselerdi ki, "Bi gun aof'den mezun olacaksin", inanmazdim. "Hayir, ben yapamam" derdim. Ama simdi bak, mezun oldugum 2 yildan fazla oldu. Bu islerde olay, biraz kendine guvene bakiyor. E biraz da, calisma sekline. Belki de en onemli seyi atlamayayim. Bir de istedigin bolumu okumak. Bizim zamanimiza gore aof, bir cok bolum imkani sunuyor. Size tavsiyem, bu f irsatı degerlendirin. Ahh keske, bizim zamanimizda da boyle bolum bollugu olsaydi. Gerci ben istedigim bolumu okudum. Ama, daha baska okumak istedigim bolumlerde vardi.
YARDiMCi KiTAPTAN
CALiS
Bi cuval dolusu para veriyon ama, aof kitaplari cacik. Roman gibi. Oku oku bitmiyor. Ben bi uniteyi, bastan sona, bir saatte okudugumu bilirim. Ki, ben devamli tekrar yaparak calisan biriyim. Simdi bu kitapla, nasil tekrar yapabilirim? Sorarim size. Neyse ki, yardimci kitaplar var. 30 sayfalik bi uniteyi, 4 sayfaya sigdiriyorlar. Ben de rahat rahat calisiyorum. Burada onemli olan, duzenli calismak. Erkenden calismaya baslayin derim. Gunde bi unite, bi unite.
TESTLERi MUHAKKAK
COZ
Yardimci kitaplarda, unitenin sonunda testler var. Uniteyi bitirdikten hemen sonra, sicagi sicagina coz. Bakalim ne kadarini anlamissin. Orada takildigin yer, hemen cikar karsina zaten. Don, hemen orayi tekrar et. Farkindaysan, olaya ilk anda mudahale etmis oluyorsun. Boylelikle, kendine guvenin gelir. Bos calismadigini, kendine kendine soylersin. Kendini motive etmis olursun.
SON 10 GUN KALA
TEKRAR ET
Bak bu da onemli. ilk calistigin uc-dort uniteyle, zaman gectikte kopukluk olacak. O bilgileri tazelemen gerekiyor. Aof de olsa, calismadan mezun olamazsin. Emek vereceksin. Uniteyi tekrardan sonra, testleri yine coz. Kafana iyice yerlessin. Sen boyle yaptikca, o dersin mantigini kavrayacaksin. Mantigini kavrarsan, bilmedigin soru ciksa da, yaparsin. Tum bunlari yaptiysan, gonul rahatligiyla sinavlarina gir. Her yil sinif ini gec. Ve en sonunda mezun ol. iste bu kadar. Simdiden kolay gelsin. Mezuniyetinizi simdiden kutluyorum. Hadi saglicakla kalin.
Blog linki : yasamdanyazilar.blogspot.com
Aof mezunu olmanin yollari...
Kanli ay, twitter'i salladi...
Dun aksam twitter, kanli ay ile sallandi. Uzerine ne mavralar yapildi, ne espriler dondu. Ben, bu tutulma olaylarini halen anlayabilmis degilim. Hep karistiririm. Yok, ay dunyanin onune gecince su olurmus. Yok, dunya arkadan dolanip, ayin onune gecince su olurmus. Cografya dersinde gormusuzdur muhakkak. Ama simdi esamesi okunmuyor. Twitter, gercekten haber alma araci haline gelmis. Benim, hic kanli aydan falan haberim yoktu. Twitter sayesinde haberim oldu.
SEN COK YASA TWiTTER
Gercekten de, sen cok yasa twitter. Olup bitenden haberdar ediyor insani. Dun aksam baktim twitter'da kanli ay tweetleri birbiri ardina atiliyor, "Yine aya bi seyler mi oluyormus?" dedim. Ben disari cikip bakmadim zaten. Ciksam da gorebilir miydim, orasi da ayri bir muamma. Sag olsunlar, twitter'dakiler ani anina gelismeleri paylastilar. Yok, ay kirmizi olmaya basladi. Yok yok, kararmaya basladi falan.
KANLi AY UZERiNE KOMiK
TWEETLER
Bazilari, bu isi gercekten biliyorlar. Mizah dolu tweetler atiyorlar. Sag olsunlar, eglenceli vakit gecirtiyorlar bize. Bi ara, olaya bende kendimi kaptirdim. Bi iki tweet de, araya ben sikistirdim. Bende de hic merak yok be kardesim. insan, girer bi google'a, kanli ay nedir, ne degildir arastirmaz mi? Yok. O bende yok. Merak etmiyoruz birader. Bakip bakip, yazip yazip geciyoruz. Koskoca Einstein bile, nasil Einstein oldugunu soranlara merak demis. Dilerim, cocuklarima gensel olarak gecmez bu durum. Onlar da benim gibi meraksiz olmasinlar. O zaman ne diyoruz. Merak guzel sey, guzel sey merak. Hadi saglicakla kalin.
Blog linki : yasamdanyazilar.blogspot.com
Arkadasim Semih'le hasret gidermeceler...
Arkadasim Semih, askerden izne geldi. Bugun, ogleden sonra da aradi, "Bulusalim" dedi. Aksam, 17:00 otobusune bindim. Bi kalabalik, bi kalabalik. Hadi, bizde bayramlarda boyle. Ya istanbul'da yasayanlar ne yapiyor her gun, her gun. 17:30'da, Duzce Merkez'deydim. Duzce Krempark Avm'nin onunde bulustuk.
iLK iZLENiM:ZAYiFLAMiS
Koca Semih, zayiflamis. Bu adamin zayiflayacagi aklima gelmezdi. Hemen soyledim zaten, "Zayiflamisin" dedim. O'da bana aynisini soyledi. Aslinda, ben askerde daha da kilo almasini bekliyordum Semih'in. Durumu sonradan anladim. Anlatti, "Cok stres altindayim. Tam 8 kilo verdim" dedi. Bu adami stresten baska bir sey zayiflatamazdi zaten. Merak edenler icinde soyleyeyim. Semih, komutan habercisi.
ETHEMiN YERi TERCiHiMIZDi
"Karnim ac. Bi seyler yiyelim mi?" soruma, bekledigim cevabi aldim. "Yiyelim abi". Her zaman gittigimiz donerci vardi, "Oraya gidelim" dedim, "Gelmisken lahmacun yiyelim" dedi. Rotamiz belli olmustu. Ethemin Yeri'ne gittik. Ethemin Yeri, Duzce'nin en meshur pide, lahmacun salonudur. ikinci kata ciktik. Balkona gectik. Gelip geceni izlemek guzel oluyor. ikimizde, ikiser lahmacun soyledik. Bir de 1lt kola.
BEKLENMEYEN KONUK
Kendimi lahmacun yemege kaptirmisken, baktim biri kafami tutuyor. Bi de sesini degistirmis, bi seyler soyluyor. Baktim. Atos' tan Sahin. Onu da soframiza davet ettik. Konumuz, tabi ki askerlikti. Bedelli, kisa donem, acikogretim ucgeninde dondu sohbet. Ben askerligi yaptim. Sahin yapmadi. Sahin'in ne yapmayi dusundugu hakkinda konustuk. O da tam net degil.
ANKARA HAKKiNDAKi GORUSU
"Ankara'yi bu kadar guzel beklemiyordum" diyor. Bende Semih'in Ankara'yi bu kadar guzel bulacagini beklemiyordum. Semih'in daha 8 ayi var. Yol uzun. Ama her yolun da bi sonu var. Kismetse, mayista burda. Cuma gunu gidiyor. Eger f irsat bulursak, bi kere daha gorusmeyi planliyoruz. Bir dahaki yaziya kadar sağlıcakla kalin.
Blog linki : yasamdanyazilar.blogspot.com
Eskiyi ozluyorum...
Her gecen yil, bir onceki yilimi ozluyorum. Su anda bulundugum durumdan hosnut degilim. Ama eminim gelecek yil, bu gunleri de ozleyecegim. Lisedeyken ortaokulu, universitedeyken liseyi ozledigim gibi. Tum ruhumla, eskiyi ozluyorum. Sanki bir yanim eskide, gecmiste yasiyor. Ne zaman ortaokulumun, lisemin onunden gecsem, hemen o gunlere duyulan ozlemim depresiyor. "Keske, simdi yine ogrenci olsam da, su okulun kapisindan girsem iceri" diyorum.
NiYE ESKiYi OZLUYORUM?
Buna cok net bi cevabim yok. Nedenini bilmiyorum, ama ozluyorum. Bu durum, sanki tek bende oluyor. Baska hic kimse, bu durumu yasamiyor. Sadece bu duygu icin söylemiyorum bunu. Her duygu icin, boyle dusunuyorum. Sanki, diger insanlarin, sapasaglam bi ruh dunyalari varmis gibi. Yaziyi yazmadan once, google'da arastirma yaptim. Durum hic de oyle degil. Megerse benim gibi, ne kadar da eskileri ozleyenler varmis. Nedense, bi rahatladim sayfalari gorunce. "Evet, eskiyi ozleyen bi tek sen degilsin. Normalsin merak etme" rahatlamasiydi.
BiLECiK GUNLERiM
Bilecik gunlerimi ozlerim mesela. Kardesim, Bilecik Universitesi'ni kazanmisti. Ailecek oraya gitmistik. Annemler, buyuk odada otururken, ben, diger kucuk odaya gecerdim. Umit Yasar Oguzcan'in, siir kitabini okurdum. Kitap, eski bi basimdi ve sararmisti. Belki de o yuzden, o kitabi sevdim. O kitap sayesinde, Umit Yasar Oguzcan ile tanismistim. Ve o kitaptan sonra, Umit Yasar Oguzcan, en sevdigim sairlerden biri oldu. O donem, cok siir okudum. Hatta, begendiklerimi, bi defterde bile topladim. iste, o siir dolu gunlerimi ozluyorum mesela.
iNSAN ESKiYi OZLEMELi
Cagri merkezinde calistigim yillari ozluyorum mesela. Guzel bi 3 yil gecirmistim, cagri merkezinde. Ornekleri daha da cogaltabilirim. Eminim, sizin de vardir. Böyle ozlediginiz yillar. insan, bence eskiyi ozlemeli. Arada dalmali. Gitmeli. Bu cok guzel bir duygu. Belki huzunlendiriyor insani ama. Olsun. Bu duygu yasanilmali. Bir dahaki yaziya kadar sağlıcakla kalin.
Blog linki : yasamdanyazilar.blogspot.com
Bayram sevinci...
DUZCE MERKEZ
TiKLiM TiKLiM
20-25 dakikalik bi yolculuktan sonra Duzce'deyim. Cilimli ile Duzce arasi normalde 20 dakikadir. Ama otobusun kirmiziya takilma, yolcu bindirme gibi durumlara bagli olarak, bu sure de degisiyor tabi. Otobusten iner inmez hemen kalabalik carpiyor gozume. Ayni zamanda otobusten inen herkes gibi bende, rahat bi nefes aliyorum. Otobuste tika basa olunca, temiz havaya hasret kaliyor insan. Duzce Krempark Avm'nin yanindan, yurumeye basliyorum merkeze dogru.
MEDiTASYON GiBi
Karinca gibi yogun insan toplulugu. Kimi sevgilisiyle, kimi arkadasiyla, kimisi de kalabalik arkadas gruplariyla dolasiyor. Cogunluk gencler tabi. Herkesin elinde artik bi organi haline gelmis cep telefonlari. Millet olarak bagimlisi olduk telefonlarin. Gulme sesleri geliyor. Bazisi da bayram bayram sevgilisiyle tartismis. Ona telefonda laf anlatmaya calisiyor. Tun bunlar bana meditasyon gibi geliyor. Seviyorum insanlari izlemeyi. Benim de bayram sevinci halim budur.
Blog linki : yasamdanyazilar.blogspot.com
Oncesi ve sonrasiyla bayram namazi...
Ben Duzce'nin Cilimli ilcesinde yasiyorum. Bizim bayram namazi vaktimiz, 07:26'diydi. Namaza yetisebilmek icin, telefonun alarmini 06:30'a kurmustum. Ama gerek kalmadi. Saat 06:00'da kendiligimden uyandim. "Yarim saat var. Tekrar uyumanin bi manasi yok" dedim. Tekrar yatmadim. 06:30'a kadar telefondan kose yazisi okudum. Facebook'a, Twitter'a girdim. Saati 06:30 yaptim. Kalktim. Abdest aldim. Ustumu giyindim. Yediye on kala evden ciktim.
HER BAYRAM NAMAZA
MUSTAFA ABi iLE GiDERiZ
Yediye on kala cikmamin sebebi: Mustafa Abi, o saatte cik dedigi icindi. Mustafa Abi karsi komsum. Uzaktan da akraba ayni zamanda. Disari ciktim. Baktim yok. "Mustafa Abi!" diye seslendim bi kac kere. O da hazirmis zaten. Hemen cikti. Bu sefer erken cikmistik. Diger bayram namazlarina gore. Diger namazlarda, ya son anda yetisiyorduk, ya da biz geldikten bi kac dakika sonra namaza basliyorduk.
CAMiYE GiTTiGiMiZDE
KiMSE YOKTU
Bayram namazi icin o kadar erken gitmisiz ki. Camide tek tuk insan vardi. Saate baktim. 07:10 geciyordu. Ama disarisi kalabalikti. Namaza baslamaya az kala cami doldu. Biz Mustafa Abi ile genelde yukarda kiliyoruz namazi. Asagisi cok kalabalik oluyor. Biz de o yuzden yukariyi tercih ediyoruz. Sabah biraz hava serin gibiydi. O yuzden hirkayla gittim. Ama namaz kilarken bi yandim, bi yandim ki. Namaz biter bitmez hemen cikardim hirkayi.
FiRiNDAN EKMEK
ALMA GELENEGiMiZ
Her bayram namazindan sonra, hemen caminin karsisindaki f irindan ekmek almak icin siraya gireriz. ilk zamanlar ekmekler sicak oluyordu. Sicak sicak kahvalti da cok guzel gidiyordu. Sonradan bozdu. Artik ekmekler normal. Biz yine de alalim istedik. Adet yerini bulsun diye. Ordan Mustafa Abi pastaneye girdi. 5 liralik kiymali borek aldi. Bende aldim. "Sabah sabah cayla iyi gider" diye dusundum. Onun da pek sicak oldugu soylenemezdi. Eve gelirken sokaklarda kimse yoktu. Kimseyle bayramlasmak zorunda kalmadan evlere girdik. Bi bayram namazi daha boylece bitmis oldu.
Blog linki : yasamdanyazilar.blogspot.com
Faturaliya gectim, rahat ettim...
Ben daha once 30 liraya her ay 2gb internet paketi yapiyordum. Bi de 1 lira yukleme ucreti. Oldu ma sana 31 lira. Benim isim internetle. E blogcuyuz. Her an yazi yazma potansiyelimiz var. internetsiz nasil yaparim? Konusmaya ya da mesajlasmaya da fazla ihtiyacim yoktu. E su aralar sevgili de yok. E o zaman ne yapayim konusmayi, ne yapayim mesajlasmayi. Ama hic de lazim olmuyor degil hani. Ozellikle de mesajlasma. O yüzden faturaliya gecme zamani gelmisti.
FATURALiYA GECME
KONUSUNDA CEKiNGENDiM
Nedendir bilmem. Herhalde faturali hakkinda duyduklarimdan olsa gerek. Kontorlude fazla para odeme gibi bi durum yok. Ama faturalida oyle degil. Soylenen fiyat farkli, sana gelen fatura farkli. Bunlar benim hic de sevmedigim islerdir. Ben hesabimi bilmek isterim. Sürpriz fatura ile karsilasmak istemem. iste bu nedenledir ki faturaliya gecmedim. Ama zamanla akilli fatura falan cikti ya. Faturaliya gecmek yavas yavas aklima yatmaya basladi.
ARAMASALAR YiNE
GECECEGiM YOKTU
"Yavas yavas aklima yatmaya basladi" dedim ama. Faturaliya gecmek icin de herhangi bir girisimim olmadi. ise baslamistim. Sabah 08:00'de ise gidip gece 23:00'de gelirsen, vakit mi kalir insana. Ha birde calismazken, daha yuksek tutarda odeme yapmak da akil kari degildi. Bi gun calisirken Turkcell'den telefon geldi. "Bakiyoruz. Sadece internet icin cok miktarda para oduyorsunuz. Gelin sizi faturaliya gecirelim" dediler.
40 LiRAYA UCU BiR ARADA
PAKETi SUNDULAR
Teklifleri suydu: Ayda 40 liraya, konusma, mesajlasma ve internet paketi. "Oo guzelmis" dedim. "Ya 500 dakikayi asarsam?". "Akilli fatura var. 500 dakikayi gecince duracak" dediler. "Oo harikaymis o zaman". "Ne yapmam gerekiyor faturaliya gecmek icin?" dedim heyecanla. Onay vermek yeterliymis. Daha once kimlik fotokopisi ve bir de fatura istiyorlardi. Burokrasiyi kaldirmislar. Onayi verdim. 10 dakika sonra faturaliya gecmistim.
Blog linki : yasamdanyazilar.blogspot.com