Kişisel blog yazıları için neyse ki saat gece yarısı 12’yi vurmadan bilgisayar başına oturabildim. Saatlerimiz 23.18 gösteriyor. O zaman yazı gelsin.
Bugün
nedense kafamı bir türlü toparlayamadım, çağrılara doğru düzgün odaklanamadım. Öyle
böyle akşamı yaptım.
Atv’de,
ABİ dizisini izledik. Yine heyecanlı bir bölümdü. Doğan, sonunda abisi Sinan’ın
kızını buldu. Kim olduğunu söylemiyorum ki ipucu olmasın.
Bu
akşam haberlerde gördüm. Eğer beden işinde çalışıyorsanız akşamları bulmaca
çözmeli, kitap okumalıymışsınız. Gün boyu beden çalıştığı için akşam beyni
çalıştırmak gerekiyormuş. Bu sayede iyi bir şekilde dinlenebilirmişiz. Eğer
bizim gibi gün boyu bilgisayar başında oturup çalışıyorsak da akşamları yürüyüş
yapmalıymışız, egzersiz yapmalıymışız. Yani akşamları, işimizin tam tersi şeyi
yaparak dinlenebilirmişiz.
Baktım
bu akşam kardeşim, emeklilikten bahsediyor. Ne emekliliği dedim. “65-70 yaşına
kadar çalışıp emekli olabileceğini mi düşünüyorsun sen?” dedim. O da, “Daha dün
çocuktuk. Bak şimdi 40 yaşına geldik. Günler çok çabuk geçiyor” dedi. Mantıklı
konuştu şimdi bak. Ama yine de 65-70 yaş, çok geç. Bireysel emeklilik hiç
olmazsa 56 yaşında. Umutlar bireysel emeklilikte.
Kişisel
blog yazıları serisini bu akşam umutlu bir şekilde bitiriyoruz o zaman.
*Önceki
yazı: Kişisel Blog Yazıları #163
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder