Sayfalar

Sayfalar

Kişisel Blog Yazıları #164

Kişisel blog yazıları için neyse ki saat gece yarısı 12’yi vurmadan bilgisayar başına oturabildim. Saatlerimiz 23.18 gösteriyor. O zaman yazı gelsin.

Bugün nedense kafamı bir türlü toparlayamadım, çağrılara doğru düzgün odaklanamadım. Öyle böyle akşamı yaptım.

Atv’de, ABİ dizisini izledik. Yine heyecanlı bir bölümdü. Doğan, sonunda abisi Sinan’ın kızını buldu. Kim olduğunu söylemiyorum ki ipucu olmasın.

Bu akşam haberlerde gördüm. Eğer beden işinde çalışıyorsanız akşamları bulmaca çözmeli, kitap okumalıymışsınız. Gün boyu beden çalıştığı için akşam beyni çalıştırmak gerekiyormuş. Bu sayede iyi bir şekilde dinlenebilirmişiz. Eğer bizim gibi gün boyu bilgisayar başında oturup çalışıyorsak da akşamları yürüyüş yapmalıymışız, egzersiz yapmalıymışız. Yani akşamları, işimizin tam tersi şeyi yaparak dinlenebilirmişiz.

Baktım bu akşam kardeşim, emeklilikten bahsediyor. Ne emekliliği dedim. “65-70 yaşına kadar çalışıp emekli olabileceğini mi düşünüyorsun sen?” dedim. O da, “Daha dün çocuktuk. Bak şimdi 40 yaşına geldik. Günler çok çabuk geçiyor” dedi. Mantıklı konuştu şimdi bak. Ama yine de 65-70 yaş, çok geç. Bireysel emeklilik hiç olmazsa 56 yaşında. Umutlar bireysel emeklilikte.

Kişisel blog yazıları serisini bu akşam umutlu bir şekilde bitiriyoruz o zaman.

*Önceki yazı: Kişisel Blog Yazıları #163

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder