Kişisel Blog Yazıları #151

*Kişisel blog yazıları serisinin bu bölümü için aslında başka bir yazı yazmıştım. Ama beğenmedim yeni bir yazı yazdım. İşte o yazı da, bu yazı.

*Bugün yine finansal özgür olmak üzerine YouTube’dan videolar izledim. Finansal özgür olabilmem için daha kırk fırın ekmek yemem lazım.

*Alzaymır olan yaşlı bir teyze vardı. Vefat etmiş. Haberi duyunca kurtuldu dedik. Hem bakan kurtuldu, hem de kendisi. Bu dünyada her işini kendin görebilmen ve kimseye muhtaç olmamak büyük nimet.

*Kanal D’deki, Güller ve Günahlar dizisi sıkıyor artık beni. İlk başlardaki o heyecan kayboldu gitti.

*Bu akşam bizimkilerle konuşurken, “Artık çaydan da eskisi gibi tat alamıyorum” dedim. Bizimkiler de, “Bizim ağzımızın tadı yok” dediler. Bizim de ağzımızın tadı yok, yediğimiz içtiğimiz şeylerin de tadı yok.

*Bazen, hem tatil günümü en iyi şekilde değerlendirmek istiyorum. Hem de doğru dürüst bir şey yapamadan tatil günümü yiyip bitiriyorum. Bu nasıl bir ikilemdir?

*Kişisel blog yazıları serisinde, hayatımdan birkaç noktaya değindiğim yazım da böylece bitti. Eğer bu yazımı sevdiysen yorum yapabilir, yorum yapamam dersen sadece emoji de koyabilirsin.

*Önceki yazı: Kişisel Blog Yazıları #150

 

 

4 yorum:

  1. Zaman hızlı geçtiği için mi bu yanılgı oluşuyor bilmiyorum. Bazen bir tatil gününe çok şey sığdırmak istiyorsun ve hiçbir şey yapmadan günü kapatabiliyorsun:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tatil gününde bir şeyler yapmak ya da yapmamak. İşte bütün mesele bu :)

      Sil
  2. Çaydan ben de eskisi gibi tat alamıyorum niyeyse...

    YanıtlaSil