Ne yazmalı diye düşünüyordu. Gerçi bugüne özel düşünmüyordu bunu. Hemen hemen her gün, kafasında dönüp duruyordu bu soru. Bazı zamanlar, sanki dünyada yazılacak hiçbir konu kalmamış gibi geliyordu ona. O zaman da yazmanın bir anlamı yoktu. O zaman yazma serüvenini bir kenara bırakması gerekirdi. Madem ki dünyada her konu üzerine yazılar yazılmıştı. O zaman yazı yazmanın ne manası vardı? Çabuk sıkılan bir yapısı vardı. Her zaman da aynı konular üzerine kalem oynatmak istemiyordu. Tekrara giriyordu. O ise, her zaman farklı konular üzerine yazmak isterdi. Tekrar istemiyordu. Hayatı, her gün aynıydı zaten. Bari yazıları aynı olmasaydı. Hani örnek verirler ya. Evinize ya da işinize farklı yolda gidin, hayatınıza değişiklik katın diye. O da yazarken bunu yapmalıydı. Yazı dünyasına her zaman ki yoldan gitmemeli, farklı yollar denemeliydi.
*Önceki
yazı: Kişisel Blog Yazıları #91: Sormadan söylemek hamlıktır derler
*Sonraki yazı: Kişisel Blog Yazıları #93: Gündemin kenarından notlar
işte yaşadıklarından kurgular yapabilirsin :)
YanıtlaSilRutinler iyidir ama bazen değişiklik de gerekir tabi. Yine de hep aynı yazılar da bi güven hissi veriyor sanki.
YanıtlaSilGüzel yazmışsın abi acaba kimden bahsediyorsun? :)
YanıtlaSilEvet aslında dünyada yazılacak pek bir konu kalmadı. Bu nedenle de ne yazdığımızdan çok nasıl yazdığımız önemli. :)
YanıtlaSilDeeptone,
YanıtlaSilAslında olabilir bak :)
Yine bir gün biz böyle,
YanıtlaSilAynı yazılar güven hissi veriyor cümlen gerçekten de doğru bak.
kdrkf,
YanıtlaSilkendimden :)
İlkay,
YanıtlaSilNasıl yazdığımız önemli. Bunun üzerine bir düşüneyim ben :)