Kişisel Blog Yazıları #248: Yazarlık biraz da zinciri koparmamaktır

Kişisel blog yazıları serisinin yeni bir yazısını yazmak için yine bilgisayarımın başına geçtim.

Ama yazacak bir şeyim yok. Saat 22:35 geçiyor.

Hava sıcak ve pencere, sonuna kadar açık. Ama yine de bir şey ifade etmiyor.

Bizimkiler, Atv’de, Var Mısın Yok Musun’u izliyorlar.

Aslına bakarsanız anlatacak başka bir şey de yok.

Ama yine de bir şeyler yazmak istiyorum.

Yazarlık dediğimiz olay, aklına bir şey gelmeyince ya da ilham gelmeyince de yazmak demek değil midir?

İşte ben de onu yapıyorum. Zinciri koparmamaya çalışıyorum.

Zincir önemli, alışkanlık önemli.

Hayatta sevdiği şeyleri, alışkanlık haline getirmeli insan. Artık o şey, bir alışkanlıktan çıkıp, seni tanımlayan bir şey halini almalı.

*Önceki yazı: Kişisel Blog Yazıları #247: Mehmet Demirkol, Socrates’ten ayrıldı   

*Sonraki yazı: Kişisel Blog Yazıları #249: Gece, deniz ve bir kedi

6 yorum:

  1. Hayatta sevdiği şeyleri, alışkanlık haline getirmeli insan. Artık o şey, bir alışkanlıktan çıkıp, seni tanımlayan bir şey halini almalı.

    Bu cümleye katılıyorum ama sevdiğinden ziyade, faydalı diyebilirim.
    Mesela insanlar içkiyi sigarayı da seviyorlar.

    YanıtlaSil
  2. Hayatta sevdiği şeyleri, alışkanlık haline getirmeli insan. Artık o şey, bir alışkanlıktan çıkıp, seni tanımlayan bir şey halini almalı. sahiden de öyle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yani insanlar seni, yani Bir Leylak'ı gördüğünde akıllarına ne gelir :)

      Sil
  3. dert etme seninde aklına gelir :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Moral verici bu cümlen için çok teşekkürler Velvet :)

      Sil