Kişisel Blog Yazıları #108: Okunmasa da yazmaya devam etmek

Kişisel blog yazıları yazarken taşıdığım bir endişedir okunmamak. Sonuçta bu yazılar birileri okusun diye yazılıyor. Hatta çok okunsun diye yazılıyor.

Ama bazen bazı yazılar bırak çok okunmayı, çok az okunuyor. İşte insan o anlarda bir umutsuzluğa düşmüyor değil. Acaba ben boşuna mı yazıyorum, boşuna mı emek veriyorum sorusu insanı kafasını ve gönlünü kurcalayıp duruyor.

Bazen duvara karşı yazdığımı hissediyorum. Yazıyorum ama çok okunmuyor ya da çok az okunuyor. Böyle bir durumda yazmaya devam etmenin bir anlamı var mı? O zaman da şöyle bir soru karşısına çıkıyor insanın: Yazılarını Google için mi yazıyorsun yoksa kendin için mi?

Aslında her ikisi için. Yazmayı seviyorum ve bundan yazıyorum. Ama bir yandan da yazdığım yazılar geniş kitleler tarafından okunursa da hayır demem.

Bu işin dengesini bulmak lazım. Ya baştan kabulleneceksin: Günlük 15-20 kişi tarafından okunmayı ya da yazmayı bırakacaksın.

Yazmayı bırakmak çok büyük ve radikal bir karar olur. Blogda yazmayı bıraksan bile evde kendi kendine bir deftere yazmaya devam etmelisin. Ya da diğer yol: Ne olursa olsun, okunsa da okunmasa da ben yazmaya devam edeceğim diyeceksin. Ama böyle diyerek yazmaya devam etsen bile içinde küçük bir ümit olacak yine de. Bir gün belki çok okunurum diye. Zaten bu hayatta umut olmadan yaşanmaz.

O zaman sen ne karar verdin şimdi? Kişisel blog yazıları yazmaya devam mı, tamam mı?

*Önceki yazı: Kişisel Blog Yazıları #107: Hissizlik    

*Sonraki yazı: Kişisel Blog Yazıları #109: Yağmur, uyku ve bir pazar akşamı

20 yorum:

  1. bloga yazmak çok keyifli :) bir kişi bile okusa yeterli :)

    YanıtlaSil
  2. "Bazen duvara karşı yazdığımı hissediyorum."

    Aaaa aşkolsun, duvar mı??? :D

    YanıtlaSil
  3. Ben blogumu bir çeşit kişisel ansiklopedi, arşiv gibi kullanıyorum. Beğendiğim yazıları, kullandığım araçları, yöntemleri vesaire bir yere not etmel ve daha sonra aradığımda bulabilmek için kullanıyorum.

    Önceden Google için yazıyordum şimdi kendim için yazıyorum. İstatistikler sayfasına bakmadığım sürece sıkıntı yok.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İstatistikler sayfasına bakmadığım sürece sıkıntı yok. En güzeli bu aslında.

      Sil
  4. Okunması için Google'da belli bir sayfalarda sıralamada gözükmesi gerek 😊⚡🌟

    YanıtlaSil
  5. Ya Bir şey soracaktım bloglardaki konularınız Google'da index alıyor mu?

    YanıtlaSil
  6. Yazmak bizim gibiler için yaşamanın bir parçası, adeta bir terapi, bir iyileşme hali. O yüzden yazmaya devam diyorum. Hatta sen istikrarınla örnek bir blogger'sın. Ve bunu sürdürmelisin bence, seni yazılarını okurken bir arkadaşımla sohbet ediyor gibi hissediyorum ve bu bana iyi geliyor. Yani yazana da iyi geliyor blog yazmak, okuyana da bence 😊
    Bir de blog yazıları zamanda yolculuk gibi. Mesela 10 sene önce yazdığım bir yazıya yorum gelebiliyor, ve bu gerçekten de çok iyi hissettiriyor. Her şeye değer yani.
    Bir de şu var, bizler bir avuç blog yazarı burada bir nasıl desem kendi içimizde küçük bir köy gibiyiz, bu da şahane bir şey bence. Arada gidip birbirimizi yokluyoruz, yorumlar yazıyoruz, aradan uzun zaman geçse de birbirimizi anımsıyoruz.
    Sence yazmaya değmez mi bütün bunlar :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. seni yazılarını okurken bir arkadaşımla sohbet ediyor gibi hissediyorum. Senden bunu duymak benim için büyük mutluluk Evde Yazar :)

      Sil
    2. Aynı hisleri taşıyoruz demek ki. Bu blog içimi açıyor huzurlu bir yanı var yani bakmadan geçemiyorum

      Sil
  7. Çoğu zaman benim de bırakmama sebep olan bir şey bu okunmamak ama artık şöyle düşünüyorum, bunu kendim için yapıyorsam okunmasına yorum yapılmasına takılmak saçma. Ben yaptığım şeyi seviyorsam konu kapanmıştır . O yüzden devam diyorummm

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben yaptığım şeyi seviyorsam konu kapanmıştır. Bu moda ben de bir gelebilsem işte.

      Sil
  8. Ne kadar çok okunduğundan ziyade, insanların yazının altına bir kaç kelam etmeleri benim daha tercihimdir. Yıllar içinde bu yorumlardan çok şeyler öğrendim. Hiç düşünemediğim şeyleri düşünmeye başladım.
    Belki yorumu yazanın dahi düşünemediği şeyler de aklımıza düşmüştür bu vesileyle.

    YanıtlaSil
  9. Biz okuyoruz, okumayan bizden değildir.

    YanıtlaSil